Fed yeni bir sinyal vermedi

Banu ERİŞ / Finansinvest

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Son dönemde ABD’de açıklanan makro veriler ve Fed Başkanı Yellen’ın açıklamaları faiz artırımı konusunda aceleci olunmayacağına dair beklentilerin yoğunlaşmasını sağladı. Buna bağlı olarak yaklaşık bir yıldır yükseliş trendi içinde olan dolar endeksinde (DXY) yukarı yönlü ivmenin Mart ayından bu yana hız kestiğini ve endeksin 95-100 aralığında dalgalandığını görüyoruz. ABD’de bu hafta açıklanan ilk çeyrek büyüme verisi %0,2 ile beklentilerin oldukça altında kalırken, Çarşamba akşamı sonuçlanan Fed toplantısında faiz artırımının zamanlamasına dair güçlü bir sinyal verilmedi, ancak büyümedeki yavaşlamanın geçici nedenlerden kaynaklandığı belirtildi. 

Piyasada ağırlıklı olarak ilk artırımın Eylül veya Ekim ayında yapılması bekleniyor. Önümüzdeki dönemde ABD’de açıklanan makro veriler ve Fed üyelerinin açıklamalarına bağlı olarak ilk faiz artırımının zamanlaması ve hızına dair beklentiler küresel piyasalara yön vermeye devam edecektir. İç dinamiklere baktığımızda ise büyümeye dair göstergeler seçim öncesindeki belirsizliğin etkisiyle zayıf bir çizgide ilerlerken, enflasyon gıda fiyatlarına bağlı olarak yılbaşındaki beklentilerin üzerinde seyrediyor. Öte yandan doların küresel piyasalarda güç kaybetmesiyle USD/TL’de bir miktar gerileme görülmesine karşın, paritedeki yükselişin etkisiyle TL sepet bazında zayıf görünümünü sürdürüyor. TCMB’nin faiz artırımı yönünde bir adım atmayacağına dair beklentiler ise TL’nin dış şoklara karşı kırılganlığının sürmesine neden olmakta. İlave olarak kur ve faiz ile BIST arasındaki ters korelasyonun son dönemde bozulduğunu söyleyebiliriz. Nisan ayında USD/TL 2,74 ile zirve seviyelerini test ederken, aynı dönemde BIST 100 Endeksi %6 civarında yükseliş gösterdi. Gösterge tahvilin bileşik faizi ise Eylül 2014 ayından bu yana en yüksek seviyelerinde işlem görmekte. Dolayısıyla kısa vadeli perspektifte finansal piyasalarda temkinli bir portföy dağılımının tercih edilmesi daha uygun olacaktır.