İhracatta, zor pazarların kilidi ‘ülke kredileri' ile açılacak

Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan, ihracatta global rekabetin, Avrupa’dan Uzakdoğu’ya kadar uzanan bir yelpazede tüm ülkeleri eximbankları aracılığıyla ülke (alıcı) kredileri vermeye yönelttiğini anlattı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ece-ceyhun-002.jpg

Türk Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan, dünyada daha fazla ülkenin zor, riskli ama büyümek istediği pazarlarda ihracatçısını Eximbankları aracılığıyla sağladığı “ülke/ alıcı kredileri” ile desteklediğini, gerektiğinde ‘devlet garantisi” verdiğini belirtti. “Zor pazarların kilidini hedef pazarlara verilen desteklerle aşalım” önerisini getiren Kaplan, “Politik gelişmeler nedeniyle enformasyon alamaz hale geliyorsunuz. İhracatçı ise Eximbank bana sahip çıkmıyor onun için mal gönderemiyorum diyor. Halbuki, ticari risk gördüğümüzde ve ‘dikkat bu pazardan belki de alacağınızı tahsil edemeyebilirsiniz’ dediğimizde biz sizi koruyoruz. Ama şunu da görüyoruz; artık pek çok ülke bu zorlukları devlet destekleri ve garantilerle aşıyor” dedi.

Hayrettin Kaplan, dünyada daha fazla ülkenin zor, riskli ama büyümek istediği pazarlarda ihracatçısını Eximbankları aracılığıyla sağladığı “ülke/ alıcı kredileri” ile desteklediğini söyledi. Eximbankları bu yönde teşvik etmek için de gerektiğinde ‘devlet garantisi” verdiğini belirtti. 

Kaplan, “Zor pazarların kilidini hedef pazarlara verilen desteklerle aşalım” önerisini getirdi ve Sovyetler Birliği dağıldığında Türk üreticilere verilen desteklerin Rusya gibi bir pazarın kazanılmasını sağladığını vurguladı. Hayrettin Kaplan, “Politik gelişmeler nedeniyle enformasyon alamaz hale geliyorsunuz. İhracatçı ise Eximbank bana sahip çıkmıyor onun için mal gönderemiyorum diyor. Halbuki, ticari risk gördüğümüzde ve ‘dikkat bu pazardan belki de alacağınızı tahsil edemeyebilirsiniz’ dediğimizde biz sizi koruyoruz. Ama şunu da görüyoruz; artık pek çok ülke bu zorlukları devlet destekleri ve garantilerle aşıyor” dedi. Her ülke ihracatını daha fazla artırmak istiyor. Sonuçta kur savaşları boşuna çıkmadı. 

Her ülke daha çok pazarda bayrak dalgalandırmak istiyor. Herkes iç talebin getirdiği kısıtları yeni coğrafyalarda aşmak için çabalıyor. Hele Türkiye gibi toprağın altından petrol çıkmayan, iç tasarruf oranı gittikçe düşen ülkeler için ihracat ‘olmazsa olmaz’ haline geldi. Aslında ihracatçı tarafından baktığınızda krizle birlikte Avrupa’daki daralmanın etkisi yeni pazarlarla ikame edilmeye çalışıldı. Bir taraftan da daha yüksek katma değerli ürünle üretimi dolayısıyla ihracatı tartıştık. Bugüne geldiğimizde ise Irak, Suriye, Rusya, Ukrayna hatta Libya denildiğinde akla ilk gelen kelime ‘risk’ oluyor. O zaman da iş dönüp dolaşıp eximbanklara geliyor. 

Uzakdoğu’da destekler yüzde 100, Avrupa selektif 

TİM'in Memnuniyet Anketi'nde 9'uncu sıradan üçüncülüğe yükselen Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan ile bankayı ve hedefl erini konuşurken, 'risk, çevremizde sorun yaşayan ülkeler ve dünyada işler nasıl ilerliyor?' şeklinde bir soruyla farklı bir pencereye açıldı. Kaplan, “Dünyadaki trendleri çok yakından izliyoruz. Yarış artık farklı bir kulvara girdi” diye başlayarak sözlerine şöyle devam etti: “Her geçen gün ülkeler daha korumacı oluyor. İhracatçısının daha fazla pazarda etkin olmasını destekliyor. Mesela Japonya’da ihracat kredi kuruluşu hiç reasürör kullanmıyor. Hangi ülke olursa olsun tüm riski devlet garanti ediyor. Avrupa’da ise sadece gerekli görülen pazarlardaki riski devlet üstleniyor. Bu destekleri de eximbankları aracılığıyla kullandırıyorlar. Bir alacağı sigortalarken enformasyon temini gerekir. Ama bazı ülkelerde ne kayıt ne de enformasyon var. Eğer söz konusu pazar o ülke için önemliyse ama eximbankı risk kat sayısı çok yüksek olduğu için giremiyorsa devlet hemen devreye giriyor ve ‘Sen alacağı teminat altına al, sorun olursa ben karşılayacağım’ diyor. ” 

Türk bankalarıyla ‘ortak’ çalışacak 

Kaplan, devlet garantisinin yanında eximbankların bankalarla işbirliği yapıp, sigorta sağlayarak yurt dışı projelerin ve ticaretin finansmanında daha aktif roller üstlendiklerini de belirtirken “Dünyadaki mevcut ihracat kredi kuruluşlarının sağladığı tüm imkanları biz de ihracatçımıza sunmaya başlıyoruz. Rusya, Belarus ve Gürcistan’dan tutun da Orta-Batı Asya ülkelerine kadar pek çok ülke bankalarına limit tanıdık. Böylece kısa vadeli ticaretin finansmanına imkan sağladık. Gerektiğinde de projelere finansman imkanı sunduk. Bununla da yetinmedik akreditif ve poliçe iskonto programıyla herhangi bir banka veya devlet garantisi teminatı istemeden yurtdışındaki alıcılara orta-uzun vadeli kredi verdik. Mesela Fransa’ya ihracat yapıyorsunuz. Biz, Fransız alıcıya da 3 yıl vadeli poliçe düzenledik ve kredilendirdik” bilgisini verdi. 

Eximbank, yakın coğrafyalarda etkin yurtdışı ağı olan Türkiye’nin büyük bankalarıyla da işbirliğine gitmiş. Yurtdışında güç birliği yapan Türk bankaları, Eximbank’ın eli kolu haline gelecek. Kaplan, “Kaynak bizden, müşteriyi bulmak onlardan” diyerek işbirliğinin formülünü özetlerken “Ziraat, İş, Halk ve Arap Türk bankaları ile çalışıyoruz. Anlaşma imzaladık. Odağımızda Balkanlar var. Yıl içerisinde bu işbirliğinin meyvelerini alacağımızı düşünüyoruz” dedi.

35 milyar dolarlık kaynak akıtacak 

Türk Eximbank’ta değişim için düğmeye 2012'de basıldı. Dolayısıyla 2013 daha çok değişimin sahada uygulandığı yıl olmuş. Kaplan, “2014 rekorlar yılı oldu” diyor çünkü aktifini 3 yılda 3’e katlamış ve 14.5 milyar dolara ulaştırmış oluyor. 

Eximbank’ın 2014 sonunda toplam kredi portföyü 20 milyar dolara gelirken bunun yüzde 8’ini yatırım kredileri, yüzde 75’ini reeskont, yüzde 17’sini ise kısa vadeli krediler oluşturmuş. 2015’te ise kredilerde 22 milyar dolar, sigortada ise 13 milyar dolar kaynak kullandırmayı hedefliyor. Yani bu yıl içinde Eximbank 35 milyar dolarlık kaynak kullandırımı sağlamış olacak. Kaplan, bunun yıl sonu kredi bakiyesi değil akım olduğu bilgisini de verirken “Geçen yıl Türkiye ihracatının yüzde 19,7’sini finanse ettik. Bu 2010 yılında yüzde 7,8’di. Bu yıl ise Türkiye ihracatının yüzde 20-21’ini biz finanse edeceğiz ki dünya ortalamalarını da yakalamış olacağız” dedi. Eximbank’ta müşteri sayısı da 5 bine çıkmış. 1.000 yeni müşteride ise aslan payı İstanbul’un. Alacak sigortasında ise Eximbank şimdiden 1 milyar dolarlık hacme ulaşmış. 

Reeskont tek tuşa düşecek 

Kaplan, Eximbank’ta yeni ürünler geliştirdiklerini anlatırken teknoloji yatırımlarını da artırdıkları bilgisini verdi.Kaplan, “Krediler modülünü tamamen yeniliyoruz yazılımlar sürüyor. Sigorta modülünü de yenileyeceğiz. Bir taraftan sigorta da internet bankacılığı hizmeti sunmaya başladık. Sürekli teknoloji altyapısını yenileyerek ihracatçılara daha etkin ve verimli çalışma fırsatı sunmaya çalışıyoruz” diye konuştu. Eximbank teknoloji yatırımları sayesinde hem başvuru-işlem süreçlerini kısaltacak hem de evrak trafiğini azaltacak. Kaplan, “Bu yılın sonunda kredi işlemlerimizi internet şubemiz kanalıyla yapıyor oluruz. Bugün kredi başvurusu yapıldığında müşterilerimiz bize posta ile evrak gönderiyor. Buna gerek kalmayacak. Hatta Kredi Kayıt Bürosu’nun çalışmalarını yürüttüğü swift ile e-teminat mektup almaya başladığımızda ki bu konuda da çalışıyoruz aval teslimatı ortadan kalkacak. O zaman her gün Eximbank şubelerinden reeskont kredisi kullanımı için Merkez Bankası’na giden evrak trafiği ortadan kalkacak. Yani bundan sonra daha hızlı ve daha etkin bir Eximbank hizmet verecek” ifadelerini kullandı. 

Borçlanma planı 2.2 milyar $ 

Hayrettin Kaplan, fonlama yapılarını da çeşitlendirdiklerini söyledi. Hem uluslar üstü denilen kuruluşlardan hem de sendikasyon ve tahvil ihraçları ile kaynak yapısını çeşitlendirdiklerini kaydeden Kaplan, borçlanmada miktarı ise biraz da yıl içinde gelecek proje taleplerinin belirleyeceğini anlattı. Kaplan, “Eğer ihtiyaç olursa bu yıl yurt dışı para ve sermaye piyasalarından 2,2 milyar dolardan fazla borçlanabiliriz ama bu çıkacak projelere bağlı. Borçlanmada farklı piyasalarda farklı arayışlarımız var. Ama fon ihtiyacı ortaya çıktıkça kullanmayı düşünüyoruz. En son Dünya Bankası’nın yatırım sigorta kuruluşu MIGA’nın garantisi ile 10 yıl vadeli fon sağladık. 200 milyon avroluk anlaşmayı bu ay imzalayacağız. Japonya’da bir imkanımız oluştu ve Japon bankaları davet etti. Onlarla çalışıyoruz. Şubat ayında aldığımız 575 milyon avroluk sendikasyon kredimize Asyalı bankalarında katıldığını gördük. Mart ortasına kadar yaklaşık 1 milyar dolarlık kaynak temin ederek ihracatçılarımızın hizmetine sunmuş olacağız. Eurobond’da ise 10 yıl vadeyi deneyeceğiz” dedi.

Tarihinin en yüksek kredisini kullandı

“Eximbank geçen yıl tarihinin en yüksek alıcı kredisini geçen yıl kullandırdı” diyen Kaplan uluslararası projelerini anlatırken de şu açıklamayı yaptı: “Etiyopya’da yapılan 1,1 milyar dolarlık demiryolu inşaatı için 300 milyon dolar kredi kullandırdık. Bizim finansman sağlamamız Avrupalı bankaları da cezbetti. 1,1 milyar dolarlık bu projenin yaklaşık 600 milyon dolarlık kısmında da Türkiye’den mal ihracatı yapılacak. 300 milyon dolar Türk Eximbank tarihinde bir projeye verilen en yüksek tutardır. Ayrıca Gana’da 165 milyon dolarlık içme suyu projesinin 135 milyon dolarını da biz karşılayacağız. Senegal, Belarus, Gana, Kongo ve Surinam gibi ülkelerde aktif bir oyuncu haline geldik. 2014 yılında 42 ülkede proje ve ticaretin finansmanı için 82 adet niyet mektubu düzenlemişiz. Bu projelerin toplam tutarı ise 10 milyar dolar.”

MB'nin reeskont kaynağını faktöring sektörüne açıyor

Kaplan, Merkez Bankası’nın reeskont kaynağını faktoring firmaları aracılığıyla da kullandıracaklarını açıkladı. Bugün pahalı bir kaynak konumunda bulunan ihracat faktoringinde TİM, Finansal Kurumlar Birliği ve Eximbank olarak alt yapısını tamamladıkları çalışma hakkında da bilgi veren Kaplan, “Merkez Bankası’nın reeskont kaynağını ihracatçıya faktoring firmaları aracılığı ile de kullandırabileceğiz. Şu anda pilot çalışmaya başladık. Herhalde yaza tüm faktoring sektörüne açılmış olur. Sevk sonrasında faktoring firmalarının ihracatçılara sağladıkları iskonto programının finansmanını Merkez Bankası reeskont kaynağından yapacağız. Şu andakinin çok daha altında bir maliyetle ihracatçıya faktoring hizmeti sunulacak” ifadelerini kullandı.

Yurtdışında marka alacak ihracatçısın kredisi Eximbank'tan 

Eximbank önümüzdeki günlerde yurtdışında ‘marka’ alacak ihracatçının finansmanında da yer almaya hazırlanıyor. Krizin ardından Avrupa’da pek çok yüzyıllık marka ‘kapısına kepenk vurma’ noktasına gelirken Eximbank’ta ‘katma değerli ihracata’ destek için kolları sıvadı. Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan, “Türkiye’de katma değeri düşük ya da yeteri kadar olmayan bir ihracat yapımız var. Gerek hükümetimiz gerekse TİM katma değeri yüksek ürün ihracatının önemini her yerde vurguluyor. Avrupa’nın belki de uzun yıllarda oluşturduğu markaları zor duruma düşüyor ve satışa çıkıyor. ‘Biz ne yapabiliriz?’ diye baktık. Uluslarası bir kuruluştan 30 yıl vadeli kredimiz vardı. Kredilerde geri dönüş başladıktan sonra kaynak serbest kaldı. Böylece elimizde çok düşük faizli bir kaynağımız oluştu. Daha önce sunduğumuz ama işlemeyen bir ‘marka’ kredimiz vardı. Fiyatı yüksek olduğu için cazip bulunmadı. Şartları da ağırdı. Şimdi yaklaşımımızı değiştirdik. Düşük faizli kredi ile ihracatçının güçlü markaları satın almasına katkıda bulunmak istiyoruz. Çok katı şartlar koymuyoruz. Ülke ya da sektör kısıtımız yok. 10 yıl vadeli kredi vereceğiz. Her alımı ayrı ayrı değerlendireceğiz ve ikna olmamız lazım” bilgisini paylaştı. Eximbank’ta biriken kaynak henüz 150 milyon dolar civarında. Kaplan bu rakamın her geçen gün artacağına da işaret etti.

Eximbank dünya örneklerini kendine adapte ediyor

Kaplan, “Dünyada eximbankların neler yaptığını sürekli araştırıyoruz” diyor ekliyor: “Kanada’dan, Hindistan’a kadar ihracat kredi kuruluşlarını ziyaret ediyoruz. İşbirlikleri geliştiriyoruz. En son hangi ürünü çıkarttıklarını öğreniyoruz. Poliçe iskonto programını bir toplantıda İsveç’lilerden öğrendik. Biz neden yapmayalım dedik ve yürürlüğe koyduk.”

"Bu yıl Avrupa’dan biraz umudum var. Çok ciddi bir ekonomik toparlanma beklemesek de 2014’ten daha iyi olabilir. Avrupa belli ölçüde toparlanırsa biz yine makul bir ihracat artışı yakalayabiliriz. Rusya ve Ukrayna limitlerimiz açık ama ihtiyatlı davranıyoruz. Daha fazla inceleme gereğini hissediyoruz. Bu ülkelere yönelik kredi kanallarımız ve sigorta limitlerimiz açık."