Medya Sponsoru

Neden?

Türkiye’nin lider ekonomi gazetesi DÜNYA’nın Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) ile birlikte ev sahipliğini 2009 Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme Konferansı İstanbul’da, 9-10 Nisan 2009 tarihleri arasında düzenlenecek. Konferans, KOBİ’lerin küreselleşen dünyamızda karşı karşıya kaldığı kritik meseleler hakkında ticari bilgilerin ve kamu bilgilerinin paylaşımına olanak tanıyacaktır.

1 KOBİ’LERİN BÜYÜMESİNİ TEŞVİK ETMEK: KAMU POLİTİKASINA İLİŞKİN GEREKÇE

Güçlü ve canlı bir özel sektöre sahip olma, gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerde ekonomik dinamizmin tetiklenmesi, üretkenliğin artırılması ve yoksulluğun azaltılması açısından zaruri addedilmektedir. Özel sektörün geliştirilmesine yönelik stratejiler pek çok ve çeşitli olup, genel itibarıyla, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin (KOBİ’ler) teşvik edilmesi de dahil olmak üzere, bir takım tamamlayıcı alanları kapsamaktadır.

KOBİ’ler ekonominin güçlü motorudur. İstihdam yaratırlar; sosyal istikrarı muhafaza ederler ve hem girişimcilik ruhunu, hem de yeniliği desteklerler.

Avrupa Birliğinde, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) 250 kişinin altında insan çalıştıran, yıllık ciroları 50 milyon Avronun üzerinde olmayan ve/veya yıllık toplam bilançoları 43 milyon Avronun üzerinde olmayan firmalar olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım doğrultusunda, 23 milyon KOBİ tüm şirketlerin %99’unu temsil etmekte ve yaklaşık 75 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır.

Başta altyapı eksikliği, mali kaynaklara ve yeniliklere kısıtlı erişim, vasıflı işgücü eksiği, pazar araştırmaya ilişkin maliyetler, pazarlık gücü, mevzuat engelleri (fikri mülkiyet haklarına, işgücüne, vergilendirmeye, vs. ilişkin ulusal mevzuat ve AB mevzuatı da dahil) çeşitli Pazar bozukluğu Avrupa’daki KOBİ’lerin aleyhinde çalışmaktadır. Bu pazar bozuklukları sıklıkla, münferit KOBİ’lerin omuzlarına ağır gelen maliyetler doğurmaktadır.

Ticari ortamı özellikle küçük firmalar için daha iyi kılmak üzere politika eylemi gerekmektedir. Devletler, ekonomik politikalar vasıtasıyla KOBİ’lerin gelişimini güçlendirebilir. KOBİ’leri büyümenin ve bölgesel gelişmenin itici gücü olarak gören Avrupa Birliği, bu amaçla belirli programlar geliştirmiştir. Brezilya, Tunus ve Hindistan gibi başka ülkeler, verimli işkollarını KOBİ’ler vasıtasıyla geliştirme görevini üstlenmiştir.


2 TÜRKİYE’DEKİ KOBİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

Türkiye Cumhuriyeti devleti, 8. Kalkınma Planında, girişimciliğe ve daha vasıflı personele yönelik eğitim, daha ekonomik ve hızlı iş kurma süreçleri, daha elverişli yasaların ve mevzuatın ve vergilendirme kanunlarının çıkarılması, KOBİ’lerin teknolojik ve yeniliğe yönelik kapasitelerinin artırılması, muamelelere yönelik internet hizmetleri ve deneyim paylaşımı, KOBİ’lerin ulusal ve uluslararası platformlarda daha fazla temsil edilmesi ve yeni pazarların açılması da dahil olmak üzere, Türkiye KOBİ’lerinin büyümesinin desteklenmesine yönelik kapsamlı bir stratejinin ayrıntılarını oluşturmuştur.

KOBİ’nin Türkiye’deki tanımı Avrupa Birliğindeki tanımına yakındır. Güçlü bir girişimcilik kültürü mevcuttur; firmaların ve istihdamın büyük arayla en yüksek yüzdeliğini temsil eden (tüm işletmelerin %99’u ve istihdamın %75’inden fazlası) ve tüm üretimin yaklaşık %65’ini gerçekleştiren küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) Türkiye özel sektörünün belkemiğini oluşturmaktadır. Türkiye’deki ticaret ortamı Dünya Bankasının İş Yapabilme Rahatlığı Endeksinde 178 ülke içerisinde 57. sırada olup, Romanya (48) ve Bulgaristan (47) gibi kendine komşu AB üyesi ülkelere benzemektedir.

Yerli iş ortamındaki birçok iyileştirmeye ve bu iyileştirmelerin ekonomik büyümeye olan katkısına rağmen, elverişsiz esas yapı koşulları Türkiye KOBİ’lerinin iş fırsatlarını kısıtlama eğilimi göstermektedir. Yeni iş kurmaya ilişkin resmi oranlar, özellikle şehir dışı alanlarda ve civarında çok düşükse de, gayrı resmi sektörde geniş çapta faaliyetlerin mevcut olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Girişimciliğe ilişkin güvenilir verilerinin eksikliği de bu alanda karşılaştırma yapmayı zorlaştırmaktadır.

Türkiye’deki KOBİ sektörü bir yandan da büyük bir coğrafi dengesizlik özelliği taşımaktadır. KOBİ’lerin ülke çapındaki yayılımı gayet düzensizdir. Çoğunun (%65) merkezi Marmara bölgesinde (İstanbul dahil) ve İzmir’de yer alırken, Doğu bölgeleri tüm KOBİ’lerin %20’sinden azını barındırmaktadır. Ayrıca, küçük işletmelerin çoğunluğu daha az gelişmiş bölgelerde yoğunlaşırken, Marmara bölgesi orta ölçekli işletmelerin çoğunu kendine çekmektedir. Gıda işleme, tekstil ve perakendecilik işkolları gibi bazı sektörlerde, Türkiye KOBİ’lerinin verimliliği benzeri gelir düzeyindeki ülkelerden daha düşük görünmektedir. KOBİ’lerin ihracata ve yatırıma katkısı halen düşüktür.

KOBİ’lerin kredi erişimi 2000’li yılların başlarından bu yana hatırı sayılır oranda artmışsa da, kredi dağılımı halen ülkenin en zengin alanlarına yoğunlaşmış durumdadır. Bazı bireysel bankaların şube ağını genişletmesine ve birtakım bağışçı destek programlarının uygulamaya koyulmasına rağmen, genel itibarıyla krediler halen kısa vadeli, en iyi olasılıkla orta vadeli olmaktadır.

Yukarıdaki unsurlar sıklıkla KOBİ’lerin kalkınmasının önündeki esas engeller olarak anılmaktadır. Bununla birlikte, geçtiğimiz on yıl boyunca Türkiye KOBİ’leri eşi görülmemiş fırsatlarla karşı karşıyadır: Türkiye’deki finans sektörü KOBİ kredi portföyünü büyütmüş; uluslararası firmalar Türkiye’nin sanayi alanlarına adımlarını atmış; Avrupa pazarına giriş uluslararası standartların yayılmasını teşvik etmiş durumdadır. Türkiye’deki KOBİ’ler, mikro finans hizmetlerinden küme oluşumuna varan yenilikçi stratejilerle ve çözümlerle giderek daha ilgili olmaktadır.

Büyüme yetisine ve isteğine sahip, yenilikçi, uluslararası alanda rekabetçi KOBİ’lerden oluşan kritik bir kitlenin mevcudiyeti, Türkiye’nin gelecekteki büyümesinin ve refahının bir koşulu haline gelecektir. KOBİ sektörünün Türkiye’deki -ekonomik büyümeye yakıt sağlanmasından esneklik doğurmaya; Türkiye ile Avrupa Birliği arasında köprü kurma taahhüdünden istihdamın desteklenmesine kadar uzanan- önemi halen yeterince vurgulanmamış durumdadır. Gerçekten de, ekonomik kriz sırasında, büyük şirketler ölçek küçültme programları yürütürken, KOBİ’ler istihdam yaratabilen az sayıda firma arasında yer almaktadır.

Dolayısıyla, bu konferansın çeşitli oturumları sırasında, KOBİ’lere ilişkin, uluslararası, bölgesel ve yerel ortamlardan kaynaklanan fırsatların yanı sıra tehditler de vurgulanacaktır. KOBİ’lerin hızla değişen ortama adapte olabilmelerini sağlayacak yenilikçi mali ve mali olmayan çözümler üzerinde özellikle durulacaktır.


3 KONFERANSIN AMAÇLARI VE YAPISI

Konferans bu konulara yönelik bir tartışma platformu sağlayacak ve Türk ve uluslararası iş camiası, kamu makamları ve uzmanlarla gerçek bir deneyim paylaşımına olanak tanıyacaktır. Amaç, konferans katılımcıları için, KOBİ sektörünü sürdürülebilir kalkınma bakış açısından güçlendirmenin yollarına ilişkin araçların ve bilginin geliştirilmesidir.

Konferansta üzerinde tartışılacak başlıca konular aşağıdakileri kapsayacaktır:

- Üretimde ve ticarette geliştirilen uluslararası trendler,

- Rekabet gücü konuları (örn., kurumsal yönetişim, sertifikasyon, kapasite geliştirme teknolojisi ve ‘know-how’, vs.)

- Küme geliştirme ve değer zinciri arasındaki ticari bağlar

- KOBİ’ler için geçerli Kurumsal Sosyal Sorumluluk

- Finansman fırsatları ve yenilikleri

Konferans iş camiasına yönelik olup, en iyi uygulamalara, finansman fırsatlarına, KOBİ kalkınmasına yönelik yenilik ve trendlere hitap edecek şekilde tasarlanmıştır. Konferans aynı zamanda, dünya çapındaki deneyimlerle Avrupa ve Akdeniz ülkelerinin yanı sıra diğer yükselen ekonomilerden alınan dersler hakkındaki tartışmalarına yer verecektir.

· Her oturum aşağıdaki şekilde yapılandırılacaktır:

- Hem AFD’nin küresel müşteri tabanının, hem de KOBİ’lere yönelik mali ve mali olmayan başarılı hizmetleri temel ölçüt olarak almış olan önde gelen kuruluşların uluslararası örnek ticari vakalarının sunumları

- Çoğu oturumda, KOBİ’leri kalkındırma meseleleriyle baş etme konusundaki esaslı uzmanlıkları ve üstün şöhretlerinden ötürü seçilmiş, kamuoyunca iyi bilinen birtakım uzmanlar ve toplantıyı açacak bir konuşmacı rol alacaktır.

· Beklenen konuşmacılar arasında aşağıdakiler bulunmaktadır:

- AFD Grubunun temsilcileri (Jean-Michel Severino, AFD’nin CEO’su),

- Türk ve uluslararası bankaların CEO’ları,

- Türkiye’nin yenilikçi KOBİ’lerinin CEO’ları,

- Mesleki kuruşların başkanları,

- Avrupa Komisyonundan temsilciler,

- Uluslararası Finansal Kalkınma Kuruluşlarından önemli simalar ve AFD’nin “Ideas 4 Development” (Kalkınma Fikirleri) blogunun, Kemal Derviş ve Pascal Lamy gibi üyeleri (http://www.ideas4development.org/en/).

Konferansın ayrıntılı taslak programı ektedir. Konferans, sizler için mümkün olduğunca yararlı olması amacıyla son derece interaktif bir biçimde tasarlanmıştır. Her yuvarlak masa toplantısı, ek sorular sorabilmenize olanak tanımak üzere, açık bir tartışma oturumunu içerecektir. 9 Nisan gecesinde, OECD, WTO, İstanbul Ticaret Odası, Avrupa Komisyonu, TÜSIAD, IFC, çeşitli Türk bankaları vs. gibi kuruluşlardan, Türkiye ve uluslararası ekonomi dünyasının çeşitli simalarıyla tanışma fırsatını sizlere sunmak amacıyla bir gala yemeği düzenlenecektir.

Başka herhangi bir sorunuz olduğu taktirde bizimle iletişime geçmenizi rica ederiz: (Web sitesi : Conference SMEs in a Global World))


4 HEDEF KİTLE

 

- Türkiye KOBİ’leri

- Akdeniz’in ve diğer kalkınan ülkelerin KOBİ’leri

- Türkiye pazarıyla ilgilenen bankalar ve Kalkınma Bankaları

- Ticari birlikler, Sanayi Bölgeleri ve Ticaret Odalar

- İhracat kredisi sigortası ve Risk Sermayesi şirketleri

- Türkiye yetkili makamları (Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Devlet Planlama Teşkilatı, Merkez Bankası, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı gibi)


5 KAPSAM


9-10 Nisan 2009 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek olan iki günlük konferans, kamuoyunca tanınan 3-4 davetli konuşmacının bulunacağı beş genel oturumu kapsayacak ve bir oturum başkanı tarafından idare edilecektir. Konferansın sponsorlarından bir veya iki personelin yanı sıra AFD kadrosu konuşmacı ve/veya moderatör olarak hazır bulunacaktır.

Oturumlar aşağıdaki konu başlıklarını kapsayacaktır:


Oturum 1: KOBİ’lerle Büyük İşletmeler arasındaki bağlantılar: küresel rekabetçi ortamda ayakta kalmak

KOBİ’ler, kendi ulusal bölgelerinde birçok yeni zorlukla karşılaşmaktadır. Giderek daha rekabetçi bir hal alan bir dünyada nasıl kalkınabilirler? Uluslararası üretimin yayılması ve iç içe geçmiş çok taraflı ve bölgesel ticari anlaşmaların artan sayısı küresel ekonomik coğrafyayı değiştirmektedir.

Pazar “kuralları” hızlı bir biçimde gelişmekte ve şirketler rekabet güçlerini koruyabilmek üzere adapte olmak zorunda kalmaktadır. Bunun sonucu olarak, birçok firma stratejisini değiştirip uluslar aşırı gelerek, yükselmekte ve kalkınmakta olan ülkelerdeki mevcudiyetlerini artırmış bulunmaktadır. Bu, KOBİ’ler için yeni fırsatlara kaynak teşkil etmektedir.

Kendi yerel ortamlarında kök salmış olan KOBİ’lerin, özellikle yerel bilgi ve kontaklar itibarıyla, daha büyük şirketler için değerli ortaklar oldukları görülmüştür. Ulus aşırı şirketler, yerel KOBİ’lerle bağlantı halinde, ellerinde ‘sosyal işletme ehliyet’i bulundururken, operasyonlarını daha etkin bir biçimde sürdürmeyi, maliyetleri en uygun hale getirmeyi, kalite ve esneklik elde etmeyi başarıyorlar. Buna karşılık, bu gibi bağlantılar KOBİ’lerin yerel olarak kalkınmasına, daha geniş çerçevedeki toplumda olumlu sosyal ve ekonomik etkilerin ortaya çıkmasına yardımcı oluyor.

Bu oturum, artan rekabet ve süregelen küresel ticari liberalleşme süreci bağlamında KOBİ’ler arasındaki yerelden uluslararasına uzanan ticari ve mali bağlantılara odaklanacaktır. Oturum, KOBİ’lerin küresel ekonomide karşılaştıkları zorluklara ve küresel ekonomiden sağlayacakları avantajlara ışık tutarak konferansın kapsamını tanıtacaktır.


Oturum 2: Kalkınmanın İtici Gücü olarak KOBİ’ler: KOBİ’lerin teşvik edilmesine yönelik en iyi uygulamalar

Bu oturumda, Avrupa Birliğindeki ve bazı gelişen ülkelerdeki somut uluslararası örneklerden yararlanmak suretiyle, birkaç ekonomik alanda, KOBİ’lerin yerel kalkınmadaki rolünün yanı sıra, KOBİ’lerin büyümesinin desteklenmesine ilişkin bazı kamu politikaları ve deneyimler araştırılacaktır. KOBİ’lerin gelirini artırmak için yetkinleştirici bir iş ortamı nasıl oluşturulmalıdır? KOBİ’lerin küresel pazarlara katılmasının önünde duran engeller nasıl azaltılabilir? KOBİ’lerin ‘know-how’ı ve teknolojisini artırmak ve kalite standartlarını geliştirmek nasıl mümkün olur? Yerel anlamda sosyal ve ekonomik kalkınmada yarattıkları etkiler nasıl artırılabilir? Küresel değer zinciri yaklaşımları, kümeler, mali olmayan hizmetlerin düzene sokulması, vb. gibi birkaç stratejinin umut verici olduğu görülmüştür.

Bu oturumda, seçilen -Avrupa küme girişimi ve Brezilya örneği gibi- örnek vaka incelemeleri aracılığıyla, KOBİ’lerin kalkınmasını teşvike yönelik dünya çapındaki en iyi uygulamaların sunulması planlanmaktadır.

Oturum 3: Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve KOBİ’ler: fırsat mı; yoksa lüks mü?

Kurumsal Sosyal Sorumluluk (CSR) evrim geçirmekte olan bir kavramdır. Avrupa Birliği CSR’yi “şirketlerin ticari faaliyetlerindeki ve paydaşları ile etkileşimlerindeki sosyal ve çevreye ilişkin meseleleri gönüllülük esasında entegre etmelerine yönelik bir kavram” olarak tanımlamaktadır. Temel prensiplerin ve araçların çoğu büyük şirketler tarafından, kendi bağlamlarında ve kendileri için geliştirilmiş bulunmaktadır. Gerçekten de, KOBİ’ler daha büyük işletmelerden farklı özelliklere (örn., mülkiyet, kendi çevreleri/toplumlarıyla ilişkileri, kaynaklar, iş yapma biçimleri, vb. olarak), dolayısıyla, CSR prensiplerinin uygulanması bakımından kendine özgü yollara sahiptir. Algılamalar sıklıkla, CSR’nin KOBİ’ler için geçerli olmadığı veya bu işletmeler için taşınması mümkün olmayan bir yük olduğu yönünde olmuştur. Bununla birlikte, bazı KOBİ’ler, büyük işletmeler nezdinde tedarikçi vasfını kazanabilmek üzere CSR prensiplerini benimsemeye başlamış bulunmaktadır (“tedarik zinciri etkisi”). Daha genel olarak, KOBİ’lerin CSR’den fayda sağlaması mümkündür.

Bu oturum, CSR beyin takımı, KOBİ’ler ve DFI’ler (Kalkınma Finans Kurumları) arasındaki fikir alışverişinin yanı sıra, KOBİ’lere uygulanana başarılı CSR süreçlerinden örnekler aracılığıyla konuya ilişkin anlayış kazandıracaktır.

Oturum 4: KOBİ’lerin kalkındırılması ve finansmanında yenilikçi çözümler

Sermayeye ve mali hizmetlere erişim, KOBİ’lerin karşı karşıya geldiği başlıca engellerden birini oluşturmaktadır.

Ticari bankalar, esasen büyük şirketlere hizmet verme eğiliminde olup, yüksek sabit maliyet, münferit KOBİ’lere ve pazara ilişkin bilgi eksikliği, yetersiz teminatlar, kredi riskinin klasik mali analiz yöntemleriyle değerlendirilmesine ilişkin zorluklar dolayısıyla KOBİ’lere finansman sağlama konusunda çekincelere sahiptir.

Bu pazar kesimi, bankalar için belli bir prosedürler kümesini gerektirmektedir. Uzun vadeli finansmana erişim, başta KOBİ sektörünün daha aşağıdaki ucu olmak üzere, özellikle zor olmaktadır. Ancak, bankalar bu pazarda giderek daha fazla araştırmakta olup, Türkiye’deki KOBİ kredilendirmesi büyümektedir.

Bu oturumda, Türkiye’deki KOBİ kredisinin bugünkü eksikliklerinin yanı sıra, bu eksikliklere hitap etmek üzere kullanılabilecek mali ve mali olmayan araçlar ve teminatlar üzerinde tartışılacaktır. Oturumda ayrıca, Sermaye Yatırımı -borsada kote olmayan küçük ve orta ölçekli işletmelerin sermayelerinde çoğunluk ve azınlık iştirakler- konusuna odaklanılacaktır.

Oturum 5: Kapanış Oturumu: Bölgesel ekonomik entegrasyon

Rekabete ilişkin unsurlar ve Türkiye KOBİ’lerinin Avrupa ve Akdeniz pazarlarındaki yakın tarihli pazar payı artışları araştırılacaktır. Bu bakımdan, KOBİ’lerin kalite standartları, teknik düzenlemeler, fiyat ve kalite avantajlarının üzerinde tartışılacaktır. Onay belgesi alma, kalite, çevre, etiketlendirme, güvenliğe ilişkin ve sosyal standartlar üzerine örnekler sunulacaktır.

Rekabet gücüne sahip avantajların geliştirmenin, daha yüksek katma değerli pazarlara girmenin veya büyüyen bölgesel tüketici pazarının ihtiyaçlarını karşılamanın yolları sunulacaktır. Akdeniz bölgesinin her iki yakasında daha fazla KOBİ’yi gümrük birliğinin çatısı altına katmaya yönelik Avrupa özel sektör ve kamu sektörü girişimlerinin üzerinde tartışılacaktır.

Bu oturum, özellikle Avrupa ve Akdeniz pazarlarında olmak üzere, özel sektördeki ve kamudaki bölgesel ekonomik entegrasyon girişimlerine odaklanacaktır. Sanayileşmiş ve bölgesel olarak entegre olmuş önde gelen bir Tükiye KOBİ’sinin deneyimleri üzerinde tartışılacaktır.