Değişim öne çekildi, Oyak Bank 7 Temmuz'da 'ING Bank' olacak

Değişim öne çekildi, Oyak Bank 7 Temmuz'da 'ING Bank' olacak

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İSTANBUL - Oyak Bank'ı satın alarak Türkiye pazarına giren Hollanda kökenli uluslararası bankacılık zinciri ING Bank, 7 Temmuz 2008 tarihi itibaren resmi isim değişikliğini tamamlayacak ve 1996'da bankacılıkta başlayan Oyak Bank dönemi resmen son bulmuş olacak. ING Bank Türkiye Genel Müdürü Hakan Eminsoy, "Normalde Oyak Grubu ile varılan anlaşmaya göre Oyak Bank ismini 1 yıl süreyle kullanma hakkımız bulunuyor ve bu süre 2008 sonunda bitecekti. Ancak biz bu süreyi öne çektik ve 7 Temmuz'da hem tüm banka şubelerinde tabela değişimi yapılacak hem de resmi isim değişimi gerçekleştirilmiş olacak" açıklamasını yaptı. Oyak Bank'tan ING Bank'a değişim sürecini anlatan Genel Müdür Eminsoy, TSK personelinin maaş ihalesinde bankalar arasında oluşan rekabet ve bankanın geleceğe yönelik hedefleri konusunda önemli değerlendirmelerde bulunurken, "ING olarak önümüzde artık yeni ve daha büyük bir sayfa açılıyor ve Oyak Bank döneminde yarattığımız bilgi, deneyim ve müşteri ilişkisi kültürünü şimdi ING'nin uluslararası deneyimi ve yüksek sermaye gücünün verdiği yeni imkanlarla birleştireceğimiz bir döneme giriyoruz" dedi. Resmi isim değişikliği 7 Temmuz'da yapılacak ING'nin Oyak Bank'ı satın almasıyla varılan anlaşma uyarınca isim değişikliğinin birinci öncelikli konu olduğunu belirten Genel Müdür Eminsoy şunları söyledi: "Bu tür bir değişim oldukça önemli bir operasyon faaliyeti içeriyor. Milyonlarla ifade edilen müşteriler, kredi kartları, banka kartları ve diğer kırtasiyeler var. Bunun organize edilip hemen çalışmaya başlanması ve sürecin hemen hızlandırılması gerekiyordu. 7 Temmuz itibariyle bir tarih belirledik ve dönüşümü bu tarih itibariyle önemli ölçüde tamamlamayı planlıyoruz. Türkiye'de bir sürü banka satıldı ama, genel olarak isim değişikliği yapılmadığı ve yeni marka konumlandırması gibi gerekler olmadığı için o bankaların işleri daha kolaydı. Bizden beklenenden çok daha hızlı bir değişim süreci yaşıyoruz. Buna ING Grup yetkilileri de çok şaşırdı. Müşterilerimizden de her konuda çok pozitif tepki alıyoruz." Bankanın adı İngilizce değil, Türkçe okunacak 7 Temmuz'da tamamlanacak değişim süreci için 14 milyon Euro civarında bir bütçe ayrıldığını ve daha sonraki dönemde yeni bütçelerle ING markasını konumlandırmaya yönelik tanıtım ve reklam faaliyetlerinin yapılacağını belirten Eminsoy, "Değişim işinde kaç kişi çalışıyor diyecek olursanız, aslında herkes bu sürecin içinde. Bütün bankayı seferber ettiğimizi düşünüyoruz. Eğer bu işe bütün çalışanlar destek vermezse değişim zaten başarılı olamaz. Belki birçok müşteri, bankanın adının ingilizce telaffuzuyla 'AY-EN-Cİ' diye okunmasını bekliyordu, ancak biz yeni ismi Türkçe okunuşuyla 'İ-NE-GE' olarak kullanınca daha farklı bir etki oldu. ING tüm dünyada yerelleşme konusunda çok başarılı, Türkiye'de biz bu yerelleşmenin çok daha etkin olacağına inanıyoruz" dedi. Oyak Bank'ın başarı hikayesi gözardı edildi Oyak Bank dönemini ve satışla ilgili tartışmaları değerlendiren Eminsoy, Oyak Bank'ın hem sermayedar, hem çalışanlar, hem de ülke için bankacılıkta bir başarı hikayesi olduğunu ifade ederek, "Ülkede probleme girmiş bankalar bütünlüğü vardı ve hepsi fon kapsamına alınmıştı. Kimsenin talip olmadığı ve heba edilecek Sümerbank markası altındaki bu bankalar Oyak Bank tarafından satın alınarak bir kıymete dönüştürülmüş oldu. ING'nin devreye girmesiyle sadece Oyak Bank satılmadı, Oyak Bank'ın o dönemde yönetimine giren tüm o bankalar da bir şekilde değerlenmiş oldu. Kamuoyunda olayın bu boyutu hiç telaffuz edilmedi ve en üzüldüğüm taraf da bu oldu. ülkemizde katma değer yaratma anlamında bakarsanız en çok katma değerin yaratıldığı bankaların başında Oyak Bank gelir. 5-6 sene öncesinde sıfır noktasında olan banka, bugün 2.7 milyar dolara ulaştı. Tüm bunlara bakınca ortada bir başarı var ve biz bu bankanın geçmişine de sahip çıkıyoruz" görüşünü dile getirdi. En büyükler satıldı, onları yerine koymak mümkün mü? Oyak Bank'ın satışı konusunda kamuoyunda ve medyada yapılan tartışmalara değinen Genel Müdür Eminsoy şöyle konuştu: "Bana göre belki en başta Oyak Bank'ın satılması gerekirdi. Oyak Bank sektörün en büyük 3-5 bankasından biri değildi. Büyük bir pazar payına da sahip değildi. Bu işlem hacimleriyle tekrardan bir Oyak Bank yaratmak mümkün. Türkiye'de bizden çok daha büyük bankalar da satıldı. Hem hangi bedelle satıldı, bunları da kimse pek tartışmadı. Bunlar da bu ülkenin bir varlığı idi. Hem de bu bankaların acaba yeri doldurulabilir mi, acaba bir daha yenisini yapmak isterseniz yapabilir misiniz, hiç bunlar da sorgulanmadı. En çok bunların sorgulanmasını beklerdim. Fakat biz ismimizden gelen konumumuzla, her daim vatana millete biraz haksızlık olmuş gibi bir imajla karşı karşıya geldik. Bu görüntü de satış sürecinin başarısını biraz gölgede bıraktı." ING ile sermaye güçlendi hızlı büyümeye başladık Bankanın artan sermaye gücü ve yeni dönemdeki hedefleri hakkında da bilgi veren Genel Müdür Eminsoy şöyle konuştu: "Bankacılıkta büyümenizi belirleyen şey sermaye yeterlilik rasyosu. ING'nin gelmesiyle bankanın büyümesinin önünde engel diye duran bankanın sermaye eksiği hemen giderildi. 250 milyon YTL'lik sermaye ocak ayında hemen geldi ve büyüme başladı. ING yapı olarak, ana işi bankacılık olduğundan bankacılıkta her zaman büyümeyi hedefliyor. Amaç bu olunca da bazı ürünlerde çok daha girişken davranıyor. Oyak'ın bankacılıktaki vizyonu biraz daha mütevazı olduğundan, biz bazı ürünlerde eskiden tutuk kalıyorduk. Şimdi bu mütevazı yaklaşım gündemde olmadığı için ürün fiyatlandırması ve çeşitlendirmesinde girişkenliğimiz de arttı." Hem bireysel hem kurumsalda ilerleyeceğiz Eminsoy, sermaye yapısındaki güçlenmenin bireysel ve kurumsal bankacılık alanlarına yansıyacağını söyleyerek, "Bireyselde uzun vadeli ürünler var, mortgage gibi. Biz o kaynağı yaratmakta zorluk çektiğimiz için, mortgage alanında hem fiyat olarak yüksek hem de kaynak olarak da yetersiz kalıyorduk. ING, fiyatlarda ve kaynaklarda iradesini ortaya koydu ve biz bu üründe büyümek istiyoruz dedi. KOBİ alanında ve dolayısıyla perakende bankacılıkta da ağır gidiyorduk. ING'nin gelişiyle ortaya konan hem fiyat politikası hem de risk algılaması anlamında KOBİ bankacılığında da hızlı büyümeye başladık" diye konuştu. Artık 150-200 milyon dolarlık büyük işlere girebiliyoruz Kurumsal tarafta en önemli iki problemden birinin fiyat, diğerinin de vadelerle ilgili olduğunu belirten Eminsoy, "ING sadece kaynak getirmekle yetinmemiş oldu, vade uzunluğunu da sağladı. Banka eskiden 2-3 yıllık finansman işine girebilirken, şimdi 7-10 yıllık finansman işine rahat gözle bakabiliyor. Müşteri bazında aldığımız işler de küçük oluyordu, 50-60 milyon dolar gibi. Şimdi müşterilerimizle 150-200 milyon dolar gibi ölçeklerde çalışabiliyoruz. Büyük işlere rahatlıkla girebiliyoruz, hatta büyük işlere özellikle davet ediliyoruz" dedi. Mevduatta ve kredilerde sektörden fazla büyüdük Hakan Eminsoy, 2008'in ilk çeyrek mali sonuçlarına ilişkin olarak, bankanın kârında ciddi artış olduğunu, net kârın yüzde 134'lük yükselişle 64 milyon YTL'ye ulaştığını bildirdi. Eminsoy, "Mevduatta sektörün üzerinde büyüdük. Sektör yüzde 9 büyürken bizim büyüme oranı yüzde 12 düzeyinde oldu. Kredilerde yine sektörün yüzde 13'lük büyümesine karşılık biz yüzde 18 büyüdük. Kurumsal kredilerimiz yüzde 43 arttı. Keza aktiflerde sektör yüzde 12 civarında biz yüzde 20'ye yakın büyüdük. Aktif büyüklüğümüz 14.1 milyar YTL'ye ulaştı" dedi. TSK ihalelerinde gelinen fiyat karın ve katma değerin üstünde amaç hakimiyetimizi kırmaktı Hakan Eminsoy, TSK mensuplarının maaş ödemeleri ihalesi konusunda ING'nin tavrına ilişkin olarak, bankaların katıldığı ihalede gelinen fiyatların maaş ödemelerinin yarattığı kârın ve katma değerin çok üstünde rakamlara ulaştığını savundu. Eminsoy, diğer bütün bankaların kafasındaki şey, 'Bu işte Oyak Bank'ın bir hakimiyeti var, biz onu kıralım' düşüncesiydi bence. Buradaki amaç kârlılık değil, Oyak Bank'ın bu alandaki hakimiyetini almaktı. Bize göre makul olan rakamların çok üzerine çıkıldı ve bankalar bu işte çok aşırı rekabetçi davrandılar. Benim bazı durumlarda yarısını bile veremeyeceğim şeylerde iki katına çıkıldı, hatta iki katından fazlasını, üç katı veren ortamlar oldu. Belki onlar bu işten daha fazla kâr görüyorlar. Daha başka imkanlar yaratacaklar. Ancak benim de burada birkaç senelik tecrübem var, o tecrübe sonucunda ortaya çıkmış kârlılık analizleri, raporları var. O raporlara bakıyoruz böyle bir kâr rakamı göremiyoruz. Son tahlilde maaş ödemeleriyle ihalede oluşan bedeller konusunda bir kârlılık görmediğimiz için, o fiyatları kote edecek bir teklif vermedik" diye konuştu. Maaşlar başka bankaya gitse de müşterilerle ilişkimiz sürer Oyak kökenli müşterilerle bundan sonraki ilişkilerin ne yönde devam edeceği konusunda da önemli açıklamalarda bulunan Eminsoy, "Bizim yaptığımız en önemli iş, TSK personeli ile ilişkileri daha ilk günden itibaren çok iyi kurmak oldu. Onlar bizimle o kadar rahat çalışıyordu ki; bir günde olmadı ama, yaygın bir şekilde hizmet vermenin getirdiği avantajla bizim insanımız onlara alıştı, onlar da bize alıştı. Hitap konusundan tutun da, onların beklentilerinin ne olduğunu anlamaya kadar her konuda çok rahat bir iletişim kurmuş durumdayız. Maaş ödemelerini alan yeni bankaların bu konuda işi kolay değildir. Şunu da söylemeliyim ki maaşlar başka bankaya gidebilir, ama tüm bankacılık işlemlerinin gitmesi kolay değildir. Çünkü maaş diye bahsettiğimiz şey şu: Bir para hesabınıza geçiyor, sonra isterseniz bir talimatla bizdeki hesaplarınıza rahatlıkla transfer edebilirsiniz" dedi. Birliklerdeki 23 şube kapandı ama bu yıl 80 şube açacağız Eminsoy, bankanın mevcut şube sayısının bugün itibariyle 354 olduğunu, 2008 yılı başından itibaren bugüne kadar 23 adet şubenin kapatıldığını ve kapanan şubelerin hepsinin askeri birliklerdeki uydu şube olduğunu anlattı. Eminsoy, 45 adet askeri uydu şubenin ise adres değişikliğinin yapıldığını söyledi. Yeni dönemle ilgili şubeleşme konusundaki yaklaşımlarını özetleyen Eminsoy şu bilgileri verdi: "ING bireysel ve perakende bankacılıkta büyüyeceğim diye Oyak Bank'ı satın aldı. Sermaye yapısı bu hedefe göre sağlandı ve organizasyon yapısı da bu hedefe göre uyarlandı. Biz gelecek beş senede 600 şubeye çıkacağız. Bu sene 80 yeni şube açmayı planlıyoruz. Bir ay içinde 50 şubeyi açmış olacağız. Yeni şubeler büyük şehirlerde ve sanayi bölgelerinin bulunduğu lokasyonlarda olacak. İstanbul'da eksik kaldığımız yerler vardı oralarda yeni şubeler düşünüyoruz. Anadolu'da bazı şehirlerde ikinci, üçüncü şubeleri açabiliriz. Bundan sonraki önceliğimiz KOBİ'lerin, bireysel müşteri kitlesinin yoğun olduğu kentler olacak. Ayrıca test çalışmalarımız sürüyor çarşı ve alışveriş merkezi gibi yerlerde 200'e yakın mini şubeler açacağız." Eminsoy, uydu şubelerin talep gelmediği için devredilemeden kapatıldığını da söyledi.