BES fonlarının tasarruf araçları içindeki payı hızlı artıyor

Tasarruf sahiplerinin BES fonlarına ilgisi artıyor. 2016'nın üçüncü çeyreğinde tasarruf yapanların yüzde 26’sı paralarını bu fonlara yönlendirdi. Bu oran 2014'ün aynı döneminde yüzde 16, 2015'te yüzde 20 idi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Serhat ALİGİL

Bireysel emeklilik sistemi (BES), Türkiye’de de her geçen gün gelişiyor. Yasası 2001 yılında kabul edilen BES, yasal olarak 27 Ekim 2003’te başladı, fiilen de 2004 yılı başında devreye girdi. Tasarrufları artırmayı, mali piyasaları derinleştirmeyi, emeklilik dönemi için yetersiz kalan zorunlu sosyal güvenlik sistemini desteklemeyi hedefleyen BES, özellikle 2013 yılında devreye giren yüzde 25’lik devlet katkısıyla büyük bir ivme kazandı. 1 Ocak 2017 tarihinde uygulanmaya başlanacak “otomatik katılım” sonrası ise BES’teki bu ivmenin daha da yükselmesi bekleniyor. Tahminlere göre 10 yıl içinde otomatik katılımla BES’te 100 milyar liralık ilave fon birikimi oluşacak.

2011’de yüzde 5’ti

Bu gelişmenin etkilerini tasarruf araçlarıyla ilgili tercihlerde de görmek mümkün. ING Bank tarafından 2011 yılı sonundan buyana periyodik olarak yaptırılan “Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması”nın son verileri de bu durumu çarpıcı şekilde ortaya koydu. Yeni açıklanan “2016 yılı 3. Çeyrek Raporu”na göre bu çeyrekte (temmuz, ağustos, eylül), tasarruf yapanlar tarafından en çok tercih edilen tasarruf araçları arasında “bireysel emeklilik fonları” yüzde 26 ile ikinci sırada yer aldı. İlk sırada ise yüzde 27 ile “TL vadeli mevduat hesapları” bulunuyor. Bireysel emeklilik fonlarını tercih edenlerin oranı geçen yılın aynı çeyreğinde yüzde 20 düzeyindeydi. Ancak sonuçlara araştırmanın ilk yapıldığı 2011 yılı Ekim ayından buyana bakarsak, bireysel emeklilik fonları lehine dikkat çekici bir gelişmenin olduğunu görebiliyoruz. Çünkü 2011 yılı dördüncü çeyreğinde bireysel emeklilik fonlarını bir tasarruf aracı olarak tercih edenlerin oranı sadece yüzde 5’ti. Bu oran 2012 yılının aynı döneminde yüzde 14’e yükselirken, 2013 yılının aynı döneminde yüzde 17. Aynı yıl BES’e devlet katkısının başlaması süreci olumlu etkilediği görülüyor. Bu oran 2014 ve 2015 yılının aynı dönemlerinde ise yüzde 16 oldu. Ayrıca bu oran 2016 yılının ilk çeyreğinde yüzde 18, ikinci çeyreğinde ise yüzde 23 olarak hesaplandı.

Hollanda’da yüzde 159

Ancak AvivaSA tarafından yaptırılan “Emeklilik Dönemi Tasarruf Açığı Araştırması”nın 2016 yılı raporunda yer alan veriler, Türkiye’nin BES konusunda gidecek çok yolunun olduğunu gösteriyor. Rapora göre Türkiye’de devletten bağımsız özel tasarruf düzeyleri, diğer ülkelere kıyasla çok düşük. Bireylerin, emeklilik açığına yönelik özel tasarruflarını artırması gerekiyor. Rapora göre 2014 yılında, bireysel emeklilik fonlarının gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı Hollanda’da yüzde 159,3 iken, Türkiye’de yüzde 5,5 kaldı. Ancak Türkiye’de bu oran 2008 yılında yüzde 1,5 düzeyindeydi. 2014 verilerine göre bireysel emeklilik fonlarının GSYH’ya oranı İngiltere’de yüzde 96, İrlanda’da yüzde 58,1. Yunanistan’da ise yüzde 0,6. Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) 2 Aralık tarihli verilerine göre BES’teki katılımcı sayısı 6 milyon 570 bin 540 kişiye çıktı. Katılımcıların fon tutarı 51 milyar 997 milyon liraya ulaşırken, ayrıca devlet katkısı da 7 milyar 180 milyon lira oldu. Halen katılımcıların yüzde 34’ü 35- 44 yaş, yüzde 29,9’u da 25-34 yaş grubunda bulunuyor. Bilindiği gibi otomatik katılım, 45 yaş altı herkesin kademeli olarak BES’e girmesini öngörüyor. 1 Ocak itibariyle bin kişi ve üzeri çalışanı bulunan özel işletmeler bu kapsama girecek.

Otomatik Katılım Güven Endeksi yüzde 51’e çıktı

NN Hayat ve Emeklilik’in Nielsen’e yaptırdığı “Otomatik Katılım Araştırması”nın 2016 yılı Ekim ayı sonuçları açıklandı. İlki geçen temmuz ayında yaptırılan araştırma, 8 ilde 15 ve üzeri çalışanı olan şirketlerin çalışan ve yöneticilerini kapsıyor ve bu kesimlerin otomatik katılıma bakışını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre geçen temmuz ayında yüzde 31 olan “Otomatik Katılım Güven Endeksi”, ekim ayında 20 puanlık bir artışla yüzde 51 olarak hesaplandı. Yine aynı dönemde, otomatik katılım sistemine dahil olmak isteyenlerin oranı yüzde 38’den yüzde 42’ye yükseldi. Raporda, bu sonuçların, gerekli bilgilendirmelerin yapılması ve sistemin şeffaf bir şekilde anlatılması halinde her iki grupta yer alan çalışanların görüşlerinin de olumlu yönde değiştirdiğinin bir göstergesi olarak ifade ediliyor.

Bu konularda ilginizi çekebilir