“Çelikte ithalatı azaltıcı önlemler alınmalı”

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, sıkıntılar nedeniyle yaşanan daralmanın önüne geçmek için çelikte ithalatı azaltıcı önlemlerin alınması gerektiğini vurguluyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Türk çelik sektörünün son iki yıldır ciddi sıkıntı yaşadığını aktaran Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, söz konusu sıkıntıların başında ABD Başkanı Trump’ın, 2018 yılının Ağustos ayında Türkiye’ye yönelik koruma tedbiri vergilerini yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarmasının ve Türkiye’ye karşı finansal sıkıntılar yaratabilecek eylemlere girişmesinin etkili olduğunu ifade etti. Bunun etkisiyle Türk ekonomisinde ortaya çıkan belirsizlik ve söz konusu durumun dayanıklı tüketim malları, otomotiv, konut gibi sektörler başta olmak üzere, çok sayıda çelik tüketicisi sektörü olumsuz etkilediğine dikkat çeken Yayan, "Buna bağlı olarak 2018 yılının ikinci yarısında, yurt içi çelik tüketimi yüzde 38 geriledi. İlk yarıdaki olumlu tüketim performansı sayesinde, ikinci yarıdaki tüketim düşüşü, 2018 yılının tamamına yüzde 14.9’luk düşüş olarak yansıdı. Ancak çelik sektörümüz yurt içi tüketimdeki bu kayıpları, yılın ikinci yarısında yüzde 50, yılın tamamında ise yüzde 20.5 ihracat artışı sayesinde dengeleme imkânı bulabildi. Çelik üretimindeki gerileme yüzde 0.6 seviyesinde kaldı ve 37.3 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleşti” diye konuştu.

"Daha ciddi kayıplarla karşılaşma endişesindeyiz"

Çelik tüketimindeki gerilemenin bu yılın ilk yarısında da devam ettiğini açıklayan Veysel Yayan, ilk yarıda tüketimdeki düşüşün yüzde 32'ye ulaştığı bilgisini verdi. Ancak, yılın ikinci yarısından itibaren beyaz eşya, otomotiv ve inşaat sektöründe tüketim oranlarının yeniden yükselmesinin sektörü umutlandırdığını ifade eden Yayan, şöyle konuştu: "İç piyasadaki tüketim talebinin artması çelik sektörünün göstergelerinde de olumlu bir seyir gözlenmesine neden oldu ve sektördeki iyileşme göstergeleri her geçen gün artıyor. Ayrıca ithalat oranları da artış gösteriyor. Bunun için Türkiye çelik sektörünü koruyacak önlemlerin biran önce alınması gerekiyor. İthalatın yurtiçi tüketimdeki payının artmaya devam etmesi, son dönemde yapılan yatırımlar ile oluşturulan kapasitelerin boş kalması ve yeni yatırım çalışmalarının askıya alınması sonucunu doğurmuş bulunuyor. Halen yüzde 10.4 oranında azalmış bulunan ham çelik üretiminde kayıpların artarak devam etmesi ve yeni yatırımların gerçekleşmemesi durumunda, doğrudan ve dolaylı 300 bin civarında kişiye istihdam sağlayan, Türkiye ekonomisi ve sanayisi için stratejik öneme sahip olan çelik sektörünün, daha ciddi kayıplarla karşı karşıya kalmasından endişe duyuyoruz.”

Beyaz eşya, otomotiv ve inşaat sektöründeki göstergeler olumlu

2019 yılında yurtiçi tüketimdeki gerilemenin devam ettiğini açıklayan Veysel Yayan, bu gerilemenin seçimlerden sonra alınacak tedbirlerle telafi edilmesinin beklendiğini, ancak seçim sürecinin İstanbul seçimleri sebebiyle uzamasının gerileme sürecini uzattığını vurguladı. Yılın ikinci yarısından itibaren alınan tedbirler sayesinde belirsizliğin kademeli bir şekilde ortadan kalkma sürecine girdiği kaydeden Yayan, buna bağlı olarak beyaz eşya, otomotiv ve inşaat sektörü göstergelerinin olumlu bir seyir izlemeye başladığı vurguladı.

İhracattaki kayıp, iç pazarda artan talep ile telafi edilecek

Türkiye çelik sektörünün 2018 yılının ilk yarısındaki ihracat artışı performansının daha makul bir seviyede gerçekleştiğini hatırlatan Veysel Yayan, baz etkisi sebebiyle 2018'e kıyasla bu yılın ilk yarısında ihracatın reel olmayan bir artış eğiliminde olduğunu aktardı. Türk çelik sektörünün küresel çapta alınan koruma tedbirleri sonrası ihraç pazarlarının daralması sebebiyle ihracat avantajını kaybetmeye başladığını söyleyen Yayan, "Değer olarak gerilemekte olan ihracat, Ağustos ayından itibaren miktar olarak da düşmeye başladı. Türk çelik sektörü, ihracattaki düşüşü yurtiçi talepteki iyileşme ile telafi etmeye çalıştı. Fakat yurtiçi talepteki iyileşme, ithalattaki artış nedeniyle üretimdeki gerilemeyi durdurmaya yetmedi. Dolayısıyla bugün geldiğimiz noktada dünya piyasalarında kendi gayretlerimizle yeni pazarlar bulmak dışında, Amerika’da ya da Avrupa’da uygulanan korunma tedbirlerini kaldırmak gibi bir imkânımız olmadığından, diğer ülkelerde olduğu gibi iç piyasamızın korunmasına ihtiyaç duyuyoruz.”

“İthalat artışına tedbir alınmalı”

Türkiye çelik sektörünü korumak için yurt içi talepte görülen iyileşmenin ithalat artışıyla karşılanmasına izin verilmemesi gerektiğine dikkat çeken Veysel Yayan, hükümetin iç piyasayı gümrük vergileri ve etkin ticaret politikası araçlarıyla korumasını beklediklerini aktardı. Tüm dünyada, ülkelerin çelik sektörlerini korumak adına, yoğun tedbirler aldığını söyleyen Yayan, "Sadece 2019 yılında dünya çelik sektöründe bu kapsamda 99 adet koruma tedbiri, damping telafi edici işlem vergisi uygulamaları ile soruşturmaların yürürlüğe konulduğu dikkate alındığında, tamamen korumasız olan sektörümüzde mütekabiliyet kapsamında karşı tedbir alınması dahil, herhangi bir önlem alınmamış olmasından büyük rahatsızlık duyuyoruz. Yaşanan ciddi ölçüdeki tüketim daralmasına rağmen, ithalatın yurt içi tüketimdeki payının artmaya devam etmesi, son dönemde yapılan yatırımlar ile oluşturulan kapasitelerin boş kalması ve yeni yatırım çalışmalarının askıya alınması sonucunu doğurdu. Halen yüzde 10.4 oranında azalmış bulunan ham çelik üretiminde kayıpların artarak devam etmesi ve yeni yatırımların gerçekleşmemesi durumunda, doğrudan ve dolaylı 300 bin civarında kişiye istihdam sağlayan, Türkiye ekonomisi ve sanayisi için stratejik öneme sahip olan çelik sektörünün daha ciddi kayıplarla karşı karşıya kalmasından endişe duyuyoruz” şeklinde konuştu.

“Tüketimdeki iyileşmenin sürdürülmesini bekliyoruz”

Son aylarda gözlenen artışlara rağmen, 2019 yılında tüketimdeki düşüşün yaklaşık yüzde 17 olarak gerçekleşmesini, 2020 yılında ise tüketimdeki iyileşmenin devam etmesini beklediklerini söyleyen Veysel Yayan, “Tedbir alma konusunda daha fazla mütereddit kalınmaması, tüketimdeki bu iyileşmenin ithalata değil, yurt içi üretime yönelmesinin sağlanması, sadece çelik sektörümüz bakımından değil, cari işlem dengesinde açık vermeye yeniden dönülmemesi bakımından da büyük önem taşıyor" diye konuştu.