6 °C

“Sektörü, rekabete teşvik eden programlarla destekleyeceğiz"

Türk Eximbank Genel Müdürü Enis Gültekin, “İsteğimiz her geçen yıl verdiğimiz kredi desteklerini arttırmak. Demir-çelik sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı firmaların yeni pazarlarda daha risksiz bir ortamda ihracat rekabeti yapabilmelerini teşvik eden programlarımızda destekleyeceğiz.” dedi.

“Sektörü, rekabete teşvik eden programlarla destekleyeceğiz

Demir-çelik sektörüne, Türk Eximbank tarafından verilen kredi ve alacak sigortası destekleri artarak sürdürüleceğini vurgulayan Enis Gültekin, ihracatçıların yaptırımlardan dolayı yeni pazarlar ve yeni alıcılar konusunda desteğe ihtiyaç duydukları noktada Türk Eximbank olarak desteğe hazır olduklarını belirtti. Gültekin, ihracatçıların pazarlarda karşılaşabilecekleri tahsilat risklerini yurtdışı alacak sigortası programıyla, yeni pazar sayılan ülkelere ihracat yaptıklarında ise kredi vadelerinin (240 günden 360 güne) artırılmasıyla destek sunmaya devam edeceklerini söyledi.

ABD’nin geçtiğimiz haftalarda yüzde 50 gümrük vergisini yüzde 25’e düşürmesinin de sektörün ABD’ye olan ihracatını artıracağını kaydeden Gültekin, şöyle devam etti: “ABD’nin alım standartlarının olması başka bir deyişle kaliteli çeliği alması çelik ihracatçılarımızın dünyanın diğer ülkelerine yapacağı ihracatlara referans olacak ve ihracatçılarımızın ihracatlarını artıracaktır.”

Desteğin 3 milyar dolar seviyesine çıkması hedefleniyor

Akdeniz Bölgesi’ne 2018 yılı sonunda sağlanan 2.8 milyar dolarlık kredi desteğini yüzde 8 artırarak, bu yıl 3 milyar dolar seviyesine yükseltmeyi hedeflediklerini vurgulayan Gültekin, İhracatçı sayılarını da bu yıl sonunda toplamda 12 bin 500’e, Akdeniz Bölgesi özelinde ise bin 300’e yükseltmek için çalışacaklarını aktardı. Geçen yıl 980 olan Akdeniz Bölgesi ihracatçı sayısının ise şimdiden, bu yıl mayıs sonu itibarıyla bin 181’e ulaştığını vurgulayan Gültekin, “Bunun 888’i kredi, 293’ü sigorta hizmetimizden faydalanıyor. Beraber çalıştığımız ihracatçılarımızın sayısını artırmak için tüm illerde tanıtım, sunum ve toplantılar organize ediliyor” ifadesini kullandı.

Türk Eximbank tarafından, geçen yıllarda Akdeniz Bölgesi’ne sağlanan nakdi kredi desteği hakkında da bilgi veren Enis Gültekin, sağlanan kredi desteklerinin 2016 yılında 1.3 milyar dolarken, 2017 yılında yüzde 45 artışla 1.9 milyar dolara, 2018 yılında ise bir önceki yıla göre yüzde 42 artışla 2.8 milyar dolara ulaştığını aktardı. Gültekin aynı zamanda Akdeniz Bölgesi’ne yılbaşından bugüne kullandırılan kredi tutarının ise 1.05 milyar dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı.

Daha fazla ihracatçıya daha fazla finansman imkanı sunabilmek adına hizmet ağını ihracatta önde gelen illere doğru genişlettiklerini söyleyen Enis Gültekin, “Bu kapsamda, ihracatçıların taleplerine yönelik olarak yeni ürün çalışmalarımızı da devreye aldık. Mevsimsel kredi destek programı, finansal kiralama şirketlerine yönelik kredi programı, kadın girişimci ihracat destek programı, finansal kuruluşlar alıcı kredisi sigorta programı, genç girişimci ihracat kredi programı gibi yeni ürünleri ihracatçıların hizmetine sunduk. Bu çerçevede uygulamaya alınması planlanan yeni ürüne yönelik diğer çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.

“İstikrarlı kredi artışını sürdürmeyi hedefliyoruz”

Kredi kullandırımlarının bu yıl başından bugüne bir önceki yılın ilk beş ayına göre yüzde 5 artarak 9.9 milyar dolar olduğunu aktaran Enis Gültekin, ayrıca Türk ihracatçısının 6.7 milyar doları vadeli sevkiyatı sigortalanarak gayri nakdi finansman desteği verildiğini söyledi. Bu yıl sonunda bir önceki yıla göre yüzde 8 artışla 29.3 milyar dolar nakdi kredi desteği sağlanması hedeflediklerini vurgulayan Gültekin, “Bankamız, 2016 yıl sonunda 22 milyar dolar olan nakdi kredi desteğini yıllar itibarıyla, 2017 yılında yüzde 10 artışla 24.1 milyar dolara, 2018 yıl sonunda yüzde 13 artışla 27.3 milyar dolara ulaştırmıştır. Bu yıl da bu istikrarlı artışımızı sürdürmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Öte yandan, ülke ihracatının artırılması, ihraç ürünlerinin ve pazarlarının çeşitlendirilmesi, ihracatçıların rekabet gücü kazanması ve riskten arındırılmış bir ortamda iş yapma imkanı sağlanması amacıyla hizmet verdiklerini aktaran Enis Gültekin, İhracatçı, imalatçı-ihracatçı, ihracatçı ve döviz kazandırıcı hizmet veren firmalardan oluşan büyük bir ihracatçı portföyüne sahip olduklarını söyledi. Bu portföyün ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap verebilmek adına kısa, orta ve uzun vadeli kredi programları, alıcı kredileri sunduklarını dile getiren Gültekin, Türkiye’nin en büyük alacak sigortası şirketi olarak, ihracatçılara yurt dışı ve içi alacak sigortası hizmeti vererek, ihracatçıların vadeli satışlardan ve politik risklerden doğabilecek tahsilat risklerini ortadan kaldırdıklarını söyledi. Bu yıl başından bugüne ihracatçı sayılarının kredide 9 bin 498, sigortada 3 bin 741 olduğunu aktaran Gültekin, hem kredi hem sigorta programlarından yararlanan ihracatçı firmalarının mükerrerlik durumunu ortadan kaldırıldığında toplamda 11 bin 402 ihracatçı firma ile çalıştıklarını ifade etti.

Bunun yanı sıra ihracatçı portföyü içerisinde hemen hemen her sektörden ihracatçı firmaların bulunduğunu aktaran Enis Gültekin, “Sunduğumuz toplam destek içinde en çok paya sahip olanları belirlemek gerekirse; 2018 yılı sonu itibarıyla listenin üst sıralarında yüzde 19.8’lik oranla demir-çelik (metal) sektörünün geldiği görülüyor. Bunu sırasıyla, yüzde 12’lik oranla lojistik ve taşımacılık, yüzde 8.8’lik oranla tekstil ve hammaddeleri, yüzde 7’lik oranla hazır giyim, yüzde 6.3’lik oranla kimya ve plastik ve yüzde 6.1’lik oranla gıda sektörleri izliyor” dedi.

Kısa vadeli işletme sermayesi kredileri talep görüyor

En fazla talep gören finansman programının TCMB kaynaklı reeskont kredisi olduğunu vurgulayan Enis Gültekin, 240 gün vade ile sunulan bu program ile yüksek teknolojili ürün ihracatı yapan ihracatçı firmalara 360 gün vadeli olarak kullandırıldığını söyledi. Ayrıca, bu tip ürünlerin imalat ve ihracatını yapan ihracatçılara özel nitelikli (Dünya Bankası, CEB, MİGA gibi kurumlardan elde edilen özel kaynaklar) yatırım kredileri kullandırdıklarını aktaran Gültekin şunları kaydetti: “Bu tip programlarda vade daha uzun (3-10 yıl) olmakla birlikte faiz oranları ise yıllık Libor/Euribor + 1.25 – 2.00 aralığında değişiyor.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap