Afganistan; dipsiz kuyu...

Zeynep GÜRCANLI Yedi Düvel zeynep.gurcanli@dunya.com

ABD’den Türkiye’deki AK Parti hükümetine övgü üzerine övgü geliyor; ABD Başkanı Joe Biden ise, Ankara’ya yeni Büyükelçi atayarak AK Parti’ye “dikkatimi çekmeyi başardınız” mesajı gönderiyor.

ABD’den Türkiye’deki AK Parti hükümetine övgü üzerine övgü geliyor; Amerikan Dışişleri Bakanlığı “Türkiye’nin yapıcı rolünden” övgüyle bahsediyor, Amerikan Savunma Bakanlığı “Türkiye’nin Afganistan’da üstleneceği rolden ötürü minnettarız” diyor.

ABD Başkanı Joe Biden ise, Ankara’ya yeni Büyükelçi atayarak AK Parti’ye “dikkatimi çekmeyi başardınız” mesajı gönderiyor.

–Bu arada, Biden’ın atadığı Büyükelçi’den de biraz bahsetmek gerek; Mormon inancına mensup, gençliğinde yıllarca Afrika’da Mormon misyoner olarak çalışan Jeff Flake eski bir senatör. Ancak işin ilginci, Biden’ın partisinden değil, Cumhuriyetçi Parti’den Arizona Senatörü olarak görev yapmış bir isim. Cumhuriyetçi olmasına rağmen Trump’a ve izlediği politikalara karşı sert eleştirileri ile tanınıyor. Biden, Ankara’ya Flake’i atayarak, “bir taşla iki kuş vuracak” ; Hem ABD dış politikası “partiler üstü” gördüğünü somut şekilde ortaya koyacak, hem de Ankara’nın Washington’a kariyer diplomat olmayan bir Büyükelçi atamasına mütekabiliyet çerçevesinde yaklaşmış olacak. Flake’in ABD’nin Türkiye Büyükelçisi olması için Senato’nun da onayını alması gerekiyor. Ancak Demokrat bir Başkan’ın aday gösterdiği Cumhuriyetçi bir isim olması nedeniyle, bu onay için büyük zorluk çekmeyeceğini öngörmek mümkün.

Tam tabloyu, Mehmetçiğin nasıl bir “dipsiz kuyuya” gönderildiğini görmek için, Ankara ile temas konusunda göreve geldiğinden beri “cimri” davranan Biden yönetiminden, birden bire Ankara’ya gönderilen bu övgü mesajlarıyla birlikte, Afganistan’daki diğer gelişmelere de bakmak gerekiyor;

TALİBAN’DAN ANKARA’YA SERT UYARI

AK Parti hükümetinin, NATO ve ABD çekildikten sonra Türk askerinin Afganistan’da kalmasına yönelik hamlesi, Taliban’a takılmış görünüyor.

Hâlihazırda Afganistan’ın neredeyse yarısını kontrol eden, ABD ve NATO’nun çekilme sürecine paralel olarak alanını sürekli genişleten Taliban, bir açıklama yaparak Türkiye’yi çok sert ifadelerle uyardı.

Türk askerinin NATO ve ABD’nin çekilmesinin Ardından Kabil havaalanının güvenliğini üstlenmesi, Taliban’ın bildirisinde “işgalin genişletilmesi” olarak nitelendirildi. Mehmetçiğin Kabil havaalanının güvenliğini üstlenmesinin, Türk ve Afgan halkları arasındaki dostluğa zarar vereceği ifade edildi.

Taliban açıklamasındaki en vurucu unsur ise, nüfusunun çoğunluğu Müslüman bir ülkeden gelecek Türk askerinin bile, Taliban’ın din adamlarından aldığı fetva uyarınca Afganistan’da “işgalci” olarak görüleceğinin vurgulanması oldu. Taliban açık açık “savaşırız” dedi.

Taliban’ın sert uyarısı şunu gösteriyor; AK Parti hükümeti, Kabil’e asker göndermekte ısrar ederse, Afgan halkının en azından yarısını karşısına almış olacak. Libya’da yapılan, dost bir halkın yarısını “hasım” ilan ederek, diğer tarafa destek verme yanlışı tekrarlanmış olacak. Hem Mehmetçik çok büyük bir risk altına sokulacak, hem de Afganistan’la Türkiye arasındaki tarihi dostluk büyük zarar görecek.

Taliban, Türk askerini ülkede istemediğini sadece açıklamayla değil, tavırlarıyla da gösteriyor üstelik; Moskova’yı, Tahran’ı ziyaret eden, Katar’ın öncülüğünde Afgan hükümetiyle Doha’da pazarlık masasına oturmayı kabul eden Taliban, bugüne kadar AK Parti hükümetinin tüm zirve toplantısı davetlerini, “kolaylaştırıcı” rol oynama girişimlerini ise reddetmiş bulunuyor.

RUSLAR, MEZAR-I ŞERİF’TEKİ KONSOLOSLUĞU “GÜVENLİK” SEBEBİYLE KAPATTI

NATO ve ABD çekilirken, Rusya bile gördüklerinden endişe duymuş olacak ki, kritik bir adım attı; Mezar-ı Şerif’teki Rusya konsolosluğu “güvenlik riski” nedeniyle geçici olarak kapatıldı. Burada görev yapan Rus diplomatlar Özbekistan’a çekildi.

Üstelik bu karar, Rusya’nın Moskova’da Taliban’la bizzat masaya oturmuş, görüşüyor olmasına rağmen alındı.

KANADA GENELKURMAY BAŞKANI’NIN MESAJI

Mehmetçiğin, NATO ve ABD askerleri çekildikten sonra, Afganistan’da nasıl bir ortamda görev yapacağını anlamak için Kanada Genelkurmay Başkanı’nın bu hafta yayınladığı mesaja da bakmak gerekiyor.

Kanada askerleri NATO görevi kapsamında Afganistan’ın Panjwai bölgesinde görev yapmıştı. NATO’nun çekilme kararıyla birlikte, Kanada da bölgedeki askerlerini geri çekti. Ve Kanadalılar gider gitmez, bölge Taliban’ın eline düştü.

Kanada Genelkurmay Başkanı General Wayne Eyre, kamuoyuna açık mesajında uzun yıllar görev yaptıkları bölgenin Taliban’ın eline düşmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi ve ardından Afganistan için “ülkenin mevcut gidişatı hepimizi üzüntüye ve endişeye boğuyor” ifadesini kullandı.

Türk askeri şimdi, Kanada Genelkurmay Başkanı’nın yazdığı son derece duygusal mesajla “gidişatını üzüntü ve endişe” içinde izlediği Afganistan’a gönderiliyor.

Tüm dünya, öyle ya da böyle Afganistan’dan çekilirken, ABD’nin dikkatini çekmek, övgüsünü almak için Mehmetçik’i riske atmak ne kadar doğru? Tüm Türkiye’nin bunu tartışması gerek...

Tüm yazılarını göster