Netaş, yerliliği kalbine koydu 4 milyar dolar tasarruf sağladı

Netaş CEO'su C. Müjdat Altay, 29 Ekim Cumhuriyet Özel Sayımıza Netaş'ın öyküsünü yazarak katkıda bulundu .

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Teknoloji dünyasının 53 yıllık şirketi Netaş, kurulduğu günden bu yana yerli üretimden yana oldu. CEO C. Müjdat Altay'ın tabiri ile yerliliği kalbine koydu ve 53 yılda ülkesine 4 milyar dolar tasarruf sağladı. 29 Ekim Cumhuriyet Özel Sayımıza anlamlı bir yazı ile katkıda bulunan Müjdat Altay'ın kaleme aldığı Netaş öyküsü, bir yanıyla da aydınlanma yolundaki bir Cumhuriyet'in serüvenine çok benziyor. Müjdat Altay'ın yazısının tam metnini paylaşmak istedik...

"Netaş 53 yıl önce PTT-Nortel ortaklığıyla ülkemizin haberleşme ve iletişim altyapısını yerli imkanlarla sağlamak üzere kuruldu. O günden bu yana teknolojiyi odağımıza, yerliliği kalbimize koyduk ve ülkemize 4 milyar dolar tasarruf sağladık. 1973 yılında Türkiye’nin ilk özel telekom ArGe’sini kurarak teknolojide yerlilik hamlesini hızlandırdık. Ar-Ge merkezi ile birlikte yerlileştirmeye ve yerli yazılımlar geliştirmeye ağırlık verdik. Özellikle 1980’lerden sonra Netaş Ar-Ge’si büyük bir atılım gösterdi; o zamana kadar sadece Nortel’in crossbar teknolojisi üzerine tasarım yapan Netaş Ar-Ge’si sıfırdan kendi ürününü geliştirmek üzere çalışmalara başladı. Bu süreçte, yerel piyasaya PBX santrali ile girmeye karar verdik. Hedefi miz düşük maliyetli ama en iyi PBX’i tasarlamak ve iç piyasadaki müşterimizin tüm gereksinimlerini karşılamaktı. Ürünümüz pazardan çok iyi tepki aldı.

Buradan aldığımız cesaretle, bir sonraki hedefi miz kırsal santral tasarlamak oldu. Türkiye’nin kırsal bölgelerinde telefon hizmetlerinin ulaşmadığı çok yerleşim vardı. Bunu kendi mühendislik yeteneklerimizle başardık. Geliştirdiğimiz kırsal santrallere Elif adını verdik ve Türkiye genelinde kurulumunu sağladık. Bu sayede Netaş, kırsal bölgelere erişim hızında Türkiye’yi Avrupa’da 1 numaraya taşıdı. Daha sonrasında Elif ve SpaceNET’i dijitalleştirerek Türkiye’nin dijital altyapısını örmeye başladık. Dicle ve DigiNet adını alan bu santraller sayesinde Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleri içinde dijitalleşmede ikinci sıraya yükseldi.

Netaş’ın mühendislik gayretleriyle 90’lı yıllarda telekom alanında yerlilik oranı yüzde 68’lere çıktı, ithal kalemler azalmaya başladı. O günlerde, teknoloji transferinin yönünü de değiştirdik. Kendi geliştirdiğimiz kırsal santral teknolojimizi Türk Cumhuriyetlerine aktardık. Böylece, ihracat pazarlarımızın sayısı 30’a yükseldi. Ancak hedefi miz çok daha yüksekti; Ar-Ge’mizin de küresel ölçekte olmasını istiyorduk. Sıkı çalışmalarımızın sonucunda 1992 yılında İngiltere’ye yazılım ihraç etmeye başladık. Bu, Türkiye’nin ilk yazılım ihracatıydı ve ülke tarihinin o dönemki en yüksek katma değerli ihracatlarından biriydi.

2007 yılında o dönemki ana hissedarımız Nortel’in “VoIP ve Çoğul Ortam Servisleri” Küresel Mükemmeliyet Merkezini ülkemize kazandırdık. İki yılda, kendi içimizde yetiştirdiğimiz 1000 mühendise istihdam sağlayan bu merkez ile Türkiye, VoIP ve Çoğul Ortam Servisleri konusunda bilgi birikimi ile dünyadaki beş ülkeden biri oldu. Yine bu merkez sayesinde Netaş, 2009 yılında Türkiye’nin yazılım ihracatının yüzde 28‘ini yapar hale geldi.

Bugün ise sistem entegratörü yetkinliğimiz ve Ar-Ge’mizle Türkiye’nin en büyük dijital dönüşüm projelerinin merkezinde yer alıyoruz. İstanbul Havalimanı’nın bilişim altyapısından, 50’den fazla akıllı stadyuma, Adalet Bakanlığı için gerçekleştirdiğimiz SEGBİS projesinden, AFAD’ın kullandığı güvenli afet yönetimi yazılımı AYDES’e kadar birçok dijital dönüşüm projesini ülkemize kazandırdık. Tüm bunları yaparken de bilgi iletişim teknolojilerinde son 5 yılda 300 milyon dolar teknoloji ihracatı yaparak gücümüzü ülke sınırlarının ötesine taşıdık. 3G lisanslarının verildiği gün Netaş Ar-Ge’si içerisinde 4G çalışmalarını başlattık. Devletin desteği ile bugün ULAK Türkiye’nin gururudur; 1000 noktada yabancı rakiplerinin yanında aynı performansla çalışıyor. Bu vesileyle Türkiye’nin kendi teknolojisiyle 4G kullanan ilk dört ülkeden biri olmasına aracılık ettik ve yerli 5G’ye giden yolu döşemiş olduk.

Nortel ile başlattığımız yerlileştirme çalışmalarımıza şimdi ana hissedarımız ZTE ile devam ediyoruz. Bu kasımızı tekrar kuvvetlendiriyoruz. ZTE ürünlerini yerlileştirerek, bu ürünleri Türkiye pazarında ve daha sonra bölge ülkelerinde konumlandırmayı planlıyoruz. Şu anda, ilk etapta üç cihazın yerlileştirmesine odakladık: HGW, VDSL ve WTTX. Bu cihazların üretilmesi için gerekli kutu, kablo gibi parçalarını düşündüğünüzde ekonomiye çarpan etkisi çok fazla.

Tüm bu yerlileştirme çalışmalarımızın arkasındaki vizyon, Türkiye’nin mühendis okulu olarak yerli mühendis kaynağımıza yatırımlarımızı kesintisiz sürdürmeye devam ederek bugüne kadar ülkemize sağladığımız 4 milyar dolar tasarruf miktarını artırmak ve bu sayede milli sermayemizi içerde tutarak ülkemizin kendi kaynaklarıyla sürdürülebilir büyümesine destek olmaktır."

Etiketler