Yatırımcının mevzuatla bitmeyen imtihanı!
Yatırım mevzuatından yakınmak, yatırım yapmak isteyen sanayiciler arasında, bir “ Ata sporu” haline gelmiş olup, yatırımdan vazgeçmelerinin temel nedeni olarak gösterilmektedir. Bu konudan yakınmakta haklılar mı yoksa durum abartılıyor mu açıklamaya çalışacağız.
Ekonomist – Bankacı UĞUR GÜNDÜZ
Yatırım mevzuatından yakınmak, yatırım yapmak isteyen sanayiciler arasında, bir “ Ata sporu” haline gelmiş olup, yatırımdan vazgeçmelerinin temel nedeni olarak gösterilmektedir. Bu konudan yakınmakta haklılar mı yoksa durum abartılıyor mu açıklamaya çalışacağız.
Dürüst olmak gerekirse, her iki tarafın da haklılık payı var. Özellikle Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) dışında yapılacak yatırım sürecinin takibi çok uzun sürmekte, yatırım yapmak neredeyse imkansız olmaktadır. OSB yatırımlarında ise durum biraz daha pratik ve süreç daha hızlı ilerler.
Kağıt üzerinde süreçler çok karmaşık görünse de özellikle OSB içinde yatırım yapmak, OSB dışındaki "münferit" yatırımlara kıyasla çok daha organize ve nispeten daha hızlıdır. Çünkü OSB müdürlükleri, birçok izni tek elden çözen "tek durak ofis" (one-stop shop) mantığıyla çalışır.
Somutlaştırmak için, teşvik bölgesi avantajlarıyla öne çıkan X OSB bölgesinde sıfırdan bir fabrika kurmak istediğinizi varsayalım.
1. OSB yatırımının onaylar zinciri(mevcut durum)
Bir fabrikanın üretime geçebilmesi için kabaca dört ana aşamadan ve onlarca kurumun onayından geçmesi gerekir:
A. arsa tahsis aşaması
● Başvuru: Yatırım Bilgi Formu, fizibilite raporu ve üretim akış şeması ile OSB Bölge Müdürlüğü’ne başvurursunuz.
● Yönetim kurulu onayı: OSB Yönetim Kurulu (genelde Vali başkanlığında toplanır) yatırımın çevreye etkisini, istihdamını ve elektrik/su ihtiyacını değerlendirip tahsise onay verir.
● Protokol ve sözleşme: Onay geldikten sonra 10 gün içinde tahsis protokolü, 30 gün içinde arsa tahsis sözleşmesi imzalanır.
B. projelendirme ve ruhsat aşaması
● ÇED görüşü: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden "ÇED Gerekli Değildir" veya "ÇED Olumlu" kararı alınır.
●Zemin etüdü ve mimari projeler: Statik, mekanik, elektrik ve mimari projeler hazırlanır.
●Yapı ruhsatı: OSB Bölge Müdürlüğü, belediye gibi hareket ederek projeleri onaylar ve yapı ruhsatı verir. (Mevzuata göre arsa tahsisinden itibaren bir yıl içinde bu ruhsatı almak zorundasınız).
C. inşaat ve altyapı aşaması
●Yapı denetim: İnşaat süreci yapı denetim firması ve OSB mühendislerince denetlenir.
●Bağlantı izinleri: Elektrik (enerji müsaadesi), doğalgaz, su ve atık su bağlantıları için ilgili dağıtım şirketleri ve OSB yönetimiyle sözleşmeler yapılır.
D. iskan ve üretime geçiş aşaması
●Yapı kullanma izin belgesi (İskan): İnşaat bitince OSB’den alınır.
●İtfaiye ve iş sağlığı raporları: Yangın güvenliği ve OSGB onayları tamamlanır.
● Çevre izni / lisansı: Çevre İl Müdürlüğü'nden emisyon ve deşarj izinleri alınır.
● İşyeri açma ve çalışma ruhsatı (GSM): Yine OSB Bölge Müdürlüğü tarafından verilir.
● Kapasite raporu ve sanayi sicil belgesi: İl Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenir ve “ Sanayici “ statüsü tescillenmiş olur.
Özetle yatırımcı yerel yönetimlerle (Belediye vb.) çok fazla boğuşmaz; muhatabı büyük oranda OSB Müdürlüğü ve Valiliktir. Ancak yine de ÇED, İtfaiye, Çevre İzni gibi Bakanlıkların taşra teşkilatlarına giden süreçler zaman alır. Türkiye'de bu süreç ideal şartlarda 1 ila 1.5 yıl sürer.
2-Bu süreç nasıl sadeleştirilir?
Son yıllarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, OSB mevzuatlarında dijitalleşme (MEYDİP sistemi vb.) adımları atsa da bürokrasiyi gerçekten kuşa çevirmek için daha radikal adımlara ihtiyaç var:
● "Tek imzayla ruhsat" (Gerçek tek durak ofis): OSB’ler şu an ruhsat veriyor ancak ÇED için Çevre Bakanlığına, yangın için itfaiyeye gitmek gerekiyor. OSB Bölge Müdürlükleri içinde bu kuralların uzmanları kalıcı olarak istihdam edilmeli; yatırımcı tek bir odaya evrak teslim edip, tüm izinleri tek bir onay belgesiyle alabilmeli.
● Hazır yapı proje uygulaması: Özellikle küçük ve orta ölçekli fabrikalar için OSB'ler tarafından önceden onaylanmış statik ve mimari "Tip Projeler" sunulabilir. Yatırımcı bu hazır projelerden birini seçerse, mimari onay ve ruhsat süresi üç aydan üç güne düşebilir.
● Beyan esaslı geçici ruhsat (Güvene dayalı model): Fabrika bittiğinde Çevre İzni veya İskan için aylarca denetim bekleniyor. Bunun yerine, yatırımcının ve akredite mühendislerin "Fabrikamız mevzuata uygundur" taahhütnamesi (beyanı) ile geçici üretim izni verilmeli, denetimler fabrika çalışırken (sonradan) yapılmalıdır. Üretim bir gün bile bekletilmemelidir.
● Dijital süreç takibi ve "süre sınırı" (Zımni kabul): Tüm başvurular e-Devlet entegreli tek bir sistemden yürütülmeli. Kamu kurumu veya OSB, bir projeye 30 gün içinde itiraz etmezse sistem projeyi otomatik olarak onaylamış (zımni kabul) saymalı. Bürokratın dosyayı masada bekletme lüksü olmamalı.
Gerek yerli gerekse yabancı yatırımcılar için yatırım mevzuatının sadeliği yatırım kararının alınmasında çok önemli rol oynar. Bürokrasiden bezip yatırımdan vazgeçen bir çokyerli ve yabancı yatırımcı hikayesi var. Özellikle zaten finansmana erişimde sorun yaşayan yerli yatırımcılar bir de bürokrasiyle uğraşmak istemiyor.
Bir-iki yıl süren bu mevzuat boğuşması yapılacak düzenlemelerle üç-dört aya indirilebilir. Böylece yatırım yapmak isteyen sanayici daha yatırıma başlamadan karamsarlığa kapılmamış olur.