11 °C

"kitaplara âşığım ben..."

Romanın kahramanı, kendi hâlinde yaşayan Mücellit Pertev Efendi'nin hayatı, çok eski bir yazma ile değişir. Saray'dan alınan bu yazmanın kim tarafından yazıldığını gösteren ex-libris kısmındaki bir not, Pertev Efendi'nin tüm düzenini altüst eder.

kitaplara âşığım ben...

MENEKŞE POLATCAN SERBEST

"Onlara dokunmaya, bakmaya, hissetmeye, koklamaya âşığım... Onlara sahip olmaya, okumaya, okumaya olan açlığa âşığım."

Bu satırlar Pertev'e ait. Mücellit Pertev'e... İstanbul'da yaşamış olan ciltçi. Kitabın kahramanı Pertev Efendi, bir mücellit olduğu için ciltleme tekniklerine ve o zamanın terminolojisine sadık kaldığı ex-libris'i kurgularken yazar Can Orhun, uzun bir araştırma yapıp döneme ait günlük hayat hakkında yaptığı okumaların yanında kütüphaneleri dolaşmış ve elyazmalarını incelemiş.

Keyifli bir macera romanı olan ex-libris, aynı zamanda kitaplarıyla aşk yaşayan, okumaya ve kitap kokusuna derin bir bağ hisseden okurları hedefliyor:

"Ünlü mücellit Solak Süleyman, Pertev'e başıyla kitabı işaret ederek, 'kokla bakalım!' der. Elindeki kitabı biraz da şaşkınlıkla burnuna götüren Pertev, bunu ondan neden istediğini anlayamaz ama yine de ustasının dediğini daha fazla sorgulamadan yerine getirmek için gözlerini kapayarak koklar. Yapraklarının yüzüne doğru yaydığı esinti Pertev'e kendini bulunduğu yerden çok uzakta, bir ormanın içinde hissettirir. O gün tam olarak anlayamaz ama kitabın nefesidir hissettiği. 'Ne kokusu alıyorsun?' diye sorar Solak Süleyman rüyadan uyandırır gibi. 'Çimen kokusu alıyorum galiba' der çekingen bir tavırla Pertev.

Ağzını yamultarak gülümseyip 'Haklısın' der Solak Süleyman. 'Elyazmalarının kâğıtları mis gibi çimen kokar... Çimenden başka badem de kokar, vanilya da kokar. Bir de mürekkebin is kokusu. Ama bu koku elindeki yazmanın değil onun kâğıdının, mürekkebinin kokusudur. Bütün bunların ötesinde, bu duyumsadığın aklın kokusudur. Bu Allah'ın insana verdiğ i aklın, onun tüm hakikatlere erişmemiz için kullanalım diye verdiği rehberin kokusudur. Sen oğul, sen sen ol hayatında aklın rehberliğinden hiçbir zaman şaşma, onunla arana başka hiçbir olgunun girmesine izin verme. Onun gösterdiği yol her daim izleyeceğin yol olsun."

Romanın kahramanı, kendi hâlinde yaşayan Mücellit Pertev Efendi'nin hayatı, çok eski bir yazma ile değişir. Saray'dan alınan bu yazmanın kim tarafından yazıldığını gösteren ex-libris kısmındaki bir not, Pertev Efendi'nin tüm düzenini altüst eder çünkü üstünde şöyle bir not vardır:

"Ey sen; şu anda bu kitabı elinde tutan yabancı, sen; ömrü bu kitabın bir satırından dahi kısa olacak ömürlü, bil ki bu kitap sana ait değil, bu kitap senin değil. Eğer onu ait olduğu yere, sahibine geri götürmezsen…" Pertev Efendi bu yazmayı asıl sahibine götürmeye karar verir.

Saraydan bir şekilde çıkardığı yazmanın çalındığı anlaşılınca peşine düşen yeniçerilerden canını kurtarmak için eşini, işini ve sevdiği her şeyi arkasında bırakmak zorunda kalır. Yol arkadaşı Kuru Mustafa Efendi ile birlikte sonunun nereye varacağını bilmeden çıkmayı göze aldığı tutkulu ve heyecanlı yolculuğunda, kaderi onu önce Patmos Adası'na, sonra da Kudüs'e sürükler.

Bu arada, ex -libris nedir merak edenler için ufak bir not: Henüz matbaa ve kâğıt yokken bir kitabı oluşturmak için hayvan derilerinden parşömenler hazırlanıp birleştirilirdi. Hattatlar tarafından elle yazılır, resimlendirilir ve sonra da ciltlenirdi. Son derece zor, masrafl ı ve uzun zaman alan bir süreçten dolayı kitap sahipleri, kitapları korumak için akıllarına gelen tüm tedbirleri uyguluyorlardı. Kitabın iç kapağına yapıştırılan ve kime ait olduğunu gösteren, bir kartvizit işlevi gören exlibris de bu amaçla kitabı ödünç alan kişiyi geri getirmesi konusunda uyarmak için kullanılan bu yapıtların üzerinde isim veya resimler olan bir damgaydı.

EX-LIBRIS YA DA PERTEV EFENDİ'NİN OLAĞANÜSTÜ YOLCULUĞU, Can Orhun, Oğlak Yayınları, 336 s.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.