‘Uzak Şehir’den yakın gerçeklere Mardin

Süryani kültüründen taş konaklara, dizi film setlerinden gastronomiye kadar uzanan zenginliğiyle Mardin, ışıl ışıl parlıyor. Bir acayip şehir, hiçbir yere yurda benzemiyor; dünyanın en güzel şehirlerinden biri, eşsiz bir coğrafya…

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
‘Uzak Şehir’den yakın gerçeklere Mardin

Mardin fotoğraflarına bakınca herkes çok şa­şırıyor, gökyüzü ko­yu mavi, gözün gördüğünden da­ha mavi. Gece yıldızlar çok par­lak, çok yakın. Ve şehir çok güzel ışıklandırılmış, arada beyaz flo­rasan kaçsa da genel olarak sarı sıcak ve ışıl ışıl parlıyor Mardin. Endüstriyel kirlilikten, fabrika­lardan uzak, göz alabildiğine uza­nan ovada birkaç anız dumanı dı­şında hiçbir şey dikkat çekmiyor. Mardin deniz diyor ovaya…

Ben eski Mardin’den, Murat­han Mungan’ın baktığı yerden ovaya bakmaya giderim gün ba­tımında, Suriye’nin ışıklarına, kı­zaran ufka bakar bir şiir okurum, yine yaptım.

Yalnız Bir Opera.

Arapçanın, Kürtçenin, Türkçe­nin, Süryanicenin bir arada konu­şulduğu çok dilli bir medeniyet. Hoşgörü sözünü sevmiyorum, içinde saklı kibirden, şiddetten dolayı. Başka sözde bilmiyorum ama yerine koyacak. Mardin bir acayip şehir, hiçbir yere yurda benzemeyen. Çok güzel mekan­lar açılmış. Güneşli günler bo­yunca cadde çok kalabalıktı. Bir aşağı bir yukarı… Boş dükkanlar vardı, hepsi dolmuş. Hemen her dükkanda Süryani çöreği, badem şekerleri, hediyelik eşyalar, sa­bun gümüş ve altın takılar, keh­ribar tespihler, şallar… Daha tu­ristik, daha çirkin hediyelik dolu. Türkiye’nin her yerinden gelen gezginler ki çoğu kadın ve yaban­cı turistlerle gün boyu birkaç kez karşılaşmak mümkün.

Kuyumcular çok güzel, telkâ­ri, sarma işleri pek hoş. Gelenek­sel takılar parıl parıl, vay be de­dirtiyor.

‘Uzak Şehir’den yakın gerçeklere Mardin - Resim : 1

Bütün ülkeyi etkisine alan dizi

İstanbul Ticaret Odası meclis üyeleri için her yıl sonunda bir çalışma toplantısı düzenliyor, bir sonraki yılın planlaması yapılı­yor. Bu yıl Mardin’de Mardin’in en güzel mevsiminde düzenlen­di toplantı, hafif üşüyerek üste­lik. Midyat’a gidildi. Konaklar, so­kaklar keşfedildi. Biz İTO mec­lisinden sekiz kadın Midyat’ta gruptan ayrıldık, bir araç ayarla­dık ve tutkuyla izlenen “Uzak Şe­hir” setine doğru Narlı Köyüne doğru yola çıktık. Köyün girişin­de jandarma nöbet tutuyor, kuş uçurtmuyor. Sevgili Rima Erde­mir gerekli izinleri almış, kendi­mizi Albora Konağı’nda buluyo­ruz. Nefis bir köy manzarasıyla karşı karşıya konağın terasında, odalarında dolaşıyoruz. Tabii bol bol fotoğraf çekiliyor. Dilimizde Rodrigez’in gitar konçertosuna işlenmiş Sezen Aksu sözleri…

“Uzak Şehir” reytinglerde bir numara; TOTAL izleyici grubun­da 16,71 reyting 45,03 izlenme pa­yı, AB kategorisinde 11,41 reyting 34,92 izlenme payı, 20+ABC1’de ise 15,58 reyting ve yüzde 41,14 izlenme payı alıyor. Reklam ve­renler bu rakamları çok yakından takip ediyor, medya planlamaları bu rakamlara göre yapılıyor. Bu arada Boran “Alya benim karım” diyor. Cihan “nefesim Alya” di­yor, Sadakat’a hem kızıyor hem hak veriyoruz. Alya’nın kostüm seçimi Sinem ve Eda Gürkaynak tarafından yorumlanıyor. Bu ara­da Instagramın en şahane ikilisi bu anne kız. Çok gülüyorum, çok şey de öğreniyorum. “Uzak Şe­hir”e dönersek; her yere uzak bir dağın tepesiden bütün ülkeyi et­kisine alan bir diziyi yaratmak ne kadar büyük bir emek. Bir kez da­ha çok saygı duydum filmcilere, dünyanın en zor işlerinden biri ve seyrederken bu emek çok da an­laşılmıyor.

Mardin ve Midyat’ta çekilen diziler, filmler bu bölgede turiz­me çok ciddi katkı sağlıyor. Sıla tokası hala çok satıyor, Midyat’ta bir küçük sinema müzesi de var.

2001 yılında Serdar Akar’ın yö­nettiği “Maruf” da Midyat’ta çekil­di, sanırım Midyat’ta çekilmiş ilk film olmalı. Meltem Cumbul, Ru­hi Sarı, Emine Umar ve Nihat İle­ri oynamıştı, güzel filmdir. Erken kalkan işine, altın takar dişine…

‘Uzak Şehir’den yakın gerçeklere Mardin - Resim : 2

Kafro’nun meşhur pizzası

Narlı köyünden Kafro’ya geç­tik. Kafro (Elbeğendi) Köyü, Mid­yat’a bağlı, Süryani kültürünün izlerini taşıyan tarihi bir köy. 1980’lerde güvenlik nedeniyle boşaltılan köy, 2000’li yıllardan itibaren Avrupa’da yaşayan Sür­yani göçmenlerin geri dönme­siyle yeniden eski günlerine dön­müş. Kafro’nun pizzası meşhur. Sahibi de geri dönenlerden. Hari­ka bir iş yapmış ve köye bir pizza­cı açmış. Pazar Pazartesi kapalı, diğer günler kurallarıyla açık. Gi­rişte siparişi yazdırıp bekliyor­sunuz. 20’ye yakın makul fiyatlı, gevrek hamurlu pizza var. Olduk­ça da kalabalık bir müşteri kitlesi var. Biz çok sevdik.

Beş bin yıllık geçmişe sahip bu zengin coğrafyanın ve kültü­rün mirasçıları Süryaniler, günü­müzde yaklaşık olarak beş mil­yon tahmin edilen nüfuslarıy­la Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün, İsrail ve Hindistan’da ya­şamakta. Tur Abdin yani Kulların Dağı Midyat ve çevresini kapsı­yor ve Ortodoks Süryaniler’e ait bir çok kilise, manastır eşsiz bir mimari ile zamana, hayata mey­dan okuyor .Süryani bilginlerin bıraktığı kültür birkiminin de­vamlılığı bu kadim dilin yaşama­sı ile mümkün. Çocuklara dil eği­timi kiliselerde veriliyor. Ayrıca tıbbi bilimlerde araştırma yapan­lar Süryanice öğreniyor, yüzyıl­lardan beri eğitim ve bilginin ge­leceğe aktarılması, geleneğin yaşatılması bu toplum için çok önemli, saygı duyulması, korun­ması ve desteklenmesi gerek.

‘Uzak Şehir’den yakın gerçeklere Mardin - Resim : 3

Tehlike sinyalleri veriyor

Mardin dünyanın en güzel şe­hirlerinden biri, Midyat daha az bir şey değil. Köyler çok güzel, eşsiz bir coğrafya. Fakat Mar­din tehlike sinyalleri veriyor, bi­raz daha kendi başına bırakılır­sa korunamaz hale gelecek. Çok bakımsız, çok yorgun gözüküyor. Mardin’in özel bir ilgiyi hak et­tiği konusunda herkes hem fikir, kimse bir şey yapmıyor. Nicelik artarken, nitelik azalıyor. Vasa­ta teslim olmuş Mardin. Entelek­tüel birikimi yüksek, aydını bol, yatırım potansiyeli yüksek Mar­din’in sessizliği yoksunluğa dö­nüşmeden bir şeyler yapmak ge­rekiyor.