500 milyar euroluk teklifi AB'de dayanışmayı canlandırdı

Hafta başında Avrupa Birliği ülkelerine 500 milyar euro değerinde kurtarma paketi kurmaları teklifinde bulunan Almanya Başbakanı Angela Merkel, 15 yıllık yönetiminin en cesur siyasi adımlarından birini atmış oldu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un kurulmasını birlikte teklif ettiği kurtarma fonu AB'de koronavirüs salgınından en ağır etkilenen ülkelere ve sektörlere yardım sağlayacak ve Avrupa Komisyonu'nun tüm AB adına borçlanmasına izin verecek.

Avrupa Birliği'nin en büyük iki ülkesi olan Fransa ve Almanya'nın Avrupa Komisyonu'nun AB adına borçlanmasına izin verecek olan teklifi zaten yaklaşık 1 trilyon euro olan 2021 - 2027 AB bütçesine ek bir bütçe oluşturacak.

AB'nin yönünü belirleyen iki büyük ülke Fransa ve Almanya'nın ortak borçlanmayı da içeren bir konuda birlikte hareket edebiliyor olması yatırımcıların ortak para birimi euroya güvenini artırırken İtalya'nın tahvil getirilerinin de gerilemesini sağladı.

AB'yi birlik olmaya doğru yönlendiren bu teklifin krize karşı ortak hareket etme çağrısında bulunan İtalya ve İspanya gibi ülkeleri de memnun etmesi muhtemel görünüyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Bunun derin bir değişim olacağına inanıyorum ve Avrupa Birliği ile tek pazarın bir bütün kababilmesi için gerekli. Euro bölgesinin birlik olabilmesi için buna ihtiyacı var" dedi.

Koronavirüs salgını Avrupa'yı etkilediğinden beri birliğin geleceğine dair endişeleri olan Merkel ise AB'deki daha zayıf ekonomilere nakit dağıtılmasını da kapsayan bu teklifle cesur bir adım attı.

Kaynaklara göre, Almanya anayasa mahkemesinin 5 Mayıs'ta aldığı kararın ardından Merkel, kurtarma fonu teklifini kabul etmeye yöneldi.

Almanya anayasa mahkemesi 5 Mayıs'ta gerekli olduğu kanıtlanmadığı sürece Almanya'nın Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) tahvil alım programından çıkmasını istedi ve böylece AB kurumlarının kararlarını tartışmaya açtı.

Merkel bu karara kadar Macron'un 27 üye ülkenin ortak borçlanmasını sağlayacak kurtarma fonu teklifine karşı çıkıyordu.

Üst düzey bir diplomat, "Başlangıçta oldukça farklı fikirdeydiler. AB'nin dağılması ihtimalini gözden geçirdiler. Ancak bunun ardından anayasa mahkemesi bir karar aldı ve Merkel dedi ki: Bu artık bizim, hükümetlerimizin elinde" dedi.

Brüksel, Paris ve Berlin'de müzakereler hakkında bilgi sahibi kaynaklar, Merkel'in borçların ortaklaştırılmasına olan itirazından AB'nin varlığının tehlikede olduğunu fark ederek vazgeçtiğini ifade ettiler.

Yani Alman mahkemenin kararı topu devlet başkanlarına atmış oldu.

Kaynakların verdiği bilgiye göre AB liderleri koronavirüs salgını nedeniyle tahrip olan ekonomileri kurtaramazlarsa AB karşıtı siyasi partilere uluslararası parlamentoların kapılarını açan 10 yıl önceki borç krizinden çok daha zor duruma düşeceklerini kabul ettiler.

Avrupa'nın para birliğini bozulma tehlikesiyle karşı karşıya bırakan 2010'lu yılların borç krizleri seçmenleri AB karşıtı partilere yönlendirmişti.