20 °C

Avrupa'da 'Güney Akım' sancısı

Rusya'nın, Güney Akım Projesi'ni iptal etmesi, Bulgaristan, Avusturya, Sırbistan, Macaristan ve Slovenya'da rahatsızlığa yol açtı

Avrupa'da 'Güney Akım' sancısı

VİYANA -  Rusya'nın, Avrupa'nın doğalgaz ihtiyacının bir bölümünü karşılayacak Güney Akım Doğalgaz Boru Hattı Projesi'ni iptal etmesi, Bulgaristan, Avusturya, Sırbistan, Macaristan ve Slovenya'da rahatsızlık yarattı. 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Türkiye ziyaretinde, Karadeniz üzerinden Bulgaristan'a ulaştırılması düşünülen Güney Akım'ı iptal ettiklerini, Türkiye üzerinden Yunanistan'a ulaşacak bir başka hat çalışması yapacaklarını açıklaması, projeyi ilgilendiren ülkelerde tartışmalara yol açtı. Ülkelerinin ulusal çıkarları ile AB'nin çıkarları arasında sıkışan hükümetler, soruna çözüm bulmak için bir çıkış yolu arıyor. 

Projenin iptali en fazla Bulgaristan hükümetini sıkıntıya sokarken, projenin gerçekleşmemesi Bulgaristan'ın her yıl kazanacağı 400 milyon avrodan mahrum kalması anlamına geliyor. Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, projeyle ilgili belgelere ulaşamadığını ve ülkesinin bu projeden kazancının ne olacağı konusunda bir fikir sahibi olmadığını açıkladı. Putin'in, projenin olası yıllık kazancının 400 milyon avro olacağını ifade ettiğini anımsatan Borisov, "Eğer durum böyleyse, proje hesaplıysa, onun gerçekleştirilmesine çaba gösterelim, gelin onu kurtarmaya çalışalım" dedi. 

Brüksel'e giderek Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Junker ve Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz ile görüşecek Borisov'un, ülkesinin uğrayacağı olası zarar nedeniyle tazminat talebinde bulunacağı öğrenildi. Avrupa Komisyonu Sözcüsü Anna-Kaisa Itkonen ise "Bu ve benzer projelerin askıya alınması durumunda tazminat için yasal bir zemin bulunmamaktadır" dedi. 

Bulgaristan, Ekim 2013'te başlayan projeyi, Avrupa Komisyonu'nun AB kurallarını ihlal ettiği yönünde karar almasından sonra Haziran 2014'de askıya almıştı. Ayrıca Bulgaristan, 2008'den bu yana AB politikaları nedeniyle Belene Nükleer Elektrik Santrali ve Burgaz Dedeağaç Boru Hattı projelerini iptal etmek zorunda kalmıştı. 

 Sırbistan: "Zarar gören hep biziz" 

 AB ile tam üyelik müzakerelerine Ocak 2014'de başlayan Sırbistan ise projenin iptal edilmesini kötü haber olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç, devlet televizyonu RTS'ye yaptığı açıklamada, projenin iptali nedeniyle Sırbistan'ın zarara uğrayacağını ve Rusya'ya karşı uygulanan yaptırımlardan da zarara uğrayanın Sırbistan olduğunu belirterek, "Doğu ile Batı arasında kedi fare oyunundan zarar gören hep biziz" dedi. 

Başbakan Aleksandar Vuçiç ise Sırbistan'ın projeye geçen 7 yıllık emeğinin dünya güçlerinin büyük çatışmasına kurban gittiğini ifade etti. 

Enerji Bakanı Aleksandar Antiç de Brüksel ile Moskova eksininde devam eden gerginliğin bedelinin Sırbistan'daki sektörlere yansıyacağın ancak projenin geleceğini etkilemelerinin mümkün olmadığını söyledi. 

 Avusturya, AB'yi suçluyor 

Avusturya'da cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık düzeyinde, projenin iptal edilmesine ilişkin iki gündür sessizlik hakim olurken, projeye destek veren Cumhurbaşkanı Heinz Fischer ve Başbakan Werner Faymann, Haziran 2014'te AB'nin baskılarına rağmen projenin Avusturya'ya uzaması için Rusya ile Avusturya arasında yapılan anlaşmaya imza atmıştı. 

Siyasiler sessizliğini korurken, Avusturya merkezli enerji şirketi OMV Başkanı Gerhard Roiss Avrupa'nın Rusya'nın gazına ihtiyacı olduğunu yineleyerek, AB'nin izlediği politikaları eleştirdi. AB Komisyonu'nun, gazın üretimi ve boru hattının işletiminin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladığını ve bunun yanlış bir yaklaşım olduğunu söyleyen Roiss, "Avrupa'nın alabileceği her boru hattına ihtiyacı var. Mesele Rusların bunu yapmasına izin verilip verilmemesi değildir. Sorulması gereken soru 'Avrupa'daki altyapıya yatırım yapmaya hazır olan başka kim var ki?' olmalıdır" diye konuştu. 

Ana muhalefet Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) lideri Heinz Christian Strache ise projenin iptal edilmesinden AB'yi sorumlu tuttu.  

AB'nin projeye yönelik tutumumunun ekonomik anlamda "harakiri" olduğunu ifade eden Strache, "AB'nin bu tutumu ekonomiye zarar vermekle birlikte her üye ülke için bir risk oluşturuyor. Bulgaristan'ın proje yapımını durdurması AB'nin büyük baskıları sonucu gerçekleşti. Bulgaristan'ın Brüksel'den gelen paralara bağımlı olduğu artık gizli bir durum değil. Brüksel'de yürütülen politikalar, AB vatandaşlarını temsil etmiyor" dedi. 

Proje sözleşmesinde yer alan ve boru hattı için malzeme sağlayan Avusturya çelik şirketi Voestalpine'nin de yaklaşık 200 milyon avro maliyetinin olduğu belirtiliyor. 

Macaristan, Rusya'nın kararına saygılı 

AB politikalarına mesafeli yaklaşan ve bu nedenle bazı eleştirilere maruz kalan Macaristan hükümeti ise projenin iptal edilmesini Rusya'nın kendi kararı olarak değerlendiriyor. Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, projenin Rusya tarafından iptal edilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, "Rusya'nın kendi kararlarını alma hakkı vardır ve Macaristan buna saygı duyar" dedi. 

Szijjarto, Güney Akım Projesi'ne katılan ve aktif olarak destekleyen Macaristan otoritelerinin, Kasım ayının başlarında AB kısıtlamalarını görmezden gelerek inşaatın başlamasına izin veren özel bir kanun geçirdiklerini ve Meclis'te gerekli lisansa sahip olmayan şirketlere bile boru hattı inşaatında yer alabilmelerine izin veren bir değişikliği kabul ettiklerini vurguladı. 

Macaristan devlet elektirik şirketi MVM Başkanı Gyorgy Harmati, projenin iptal olmasının uzun dönemli stratejilerini etkilemeyeceğini ve yeni enerji kaynakları bulacaklarını söyledi. 

Slovenya etkilenmiyor

Slovenya Başbakanı Miro Cerar ise projenin iptal edilmesinin Slovenya'yı etkilemeyeceğini savundu. Projenin Slovenya bölümünü ilgilendiren yatırımlara ilişkin yükümlülüklerinin henüz kabul edilmediğini belirten Cerar, son dönemde yaşanan gelişmelerden sonra Rusya'nın tavrının hiç kimseye sürpriz gelmemesi gerektiğini söyledi. 

Cerar, Slovenya'nın alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeye ihtiyacınını olduğunu ifade etti. Yatırım Bakanlığı da "Ortağımız Rusya'nın aldığı kararın, önemli bir etkisi olmayacak" açıklaması yaptı. 

 Rusya, "AB'yi bölmek istiyor" iddiası 

Öte yandan Ukrayna krizi nedeniyle AB ve ABD'nin yaptırımlarına maruz kalan Rusya'nın, gaz silahını kullanarak AB üyesi ülkeleri bölmeye çalıştığı iddia ediliyor. 

Projenin durdurulması nedeniyle Avrupalı şirketlerin 2,5 milyar avro kaybedecekleri iddia edilirken, bu kapsamda hem şirketler hem de zor durumda kalan siyasilerin, AB'yi yaptırımların kaldırılması konusunda zorlayabilecekleri değerlendirmeleri yapıldı. 

 Bulgaristan'ın, projenin iptal edilmesi sonucu yıllık 400 milyon avrodan mahrum kalacağını ifade eden Putin, bu zararı tazmin etmesi için hükümete AB'den tazminat talep etme önerisinde bulundu. Rusya'nın Avrupa Birliği Büyükelçisi Vladimir Chizhov ise Rusya'nın, Güney Akım Projesi ile ilgili Avusturya, Macaristan ve Sırbistan ile müzakerelere devam etmeye hazır olduklarını açıkladı. 

 Güney Akım Doğalgaz Hattı Projesi  

Avrupa'nın doğalgaz ihtiyacını karşılamak üzere alternatif yollar oluşturulması düşüncesiyle ortaya çıkan proje, Rus doğal gazını Karadeniz altından döşenecek bir boru hattıyla Bulgaristan üzerinden Macaristan, Sırbistan, Avusturya ve Slovenya'ya taşınmasını öngörüyor. Projenin tamamlanması halinde boru hattı ile yıllık 63 milyar metreküp doğalgazın Doğu ve Orta Avrupa'ya taşınması hedefleniyor. 

AB, 2020'ye kadar bitmesi planlanan projeye Rusya'ya olan bağımlılığın artacağı gerekçesiyle karşı çıkıyor. Bu kapsamda Avrupa Komisyonu, Ağustos 2013'de Güney Akım Projesi'nin AB enerji kurallarıyla uyuşmadığına karar vermiş ve AB üyesi olan Bulgaristan hükümeti ise baskılar sonucu Haziran 2014'de projeyi askıya aldığını açıklamıştı. 

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.