DSÖ: Dünya feci bir ahlaki başarısızlığın eşiğinde

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, zengin ülkeler tarafından COVID-19 aşılarının  istiflenmesine değinerek, “Dünya feci bir ahlaki başarısızlığın eşiğindedir. En düşük gelirli bir ülkede sadece 25 doz aşı uygulandı” dedi.

Foreks
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) İsviçre’nin Cenevre kentindeki genel merkezinde düzenlenen 148. Yürütme Kurulu oturumunda konuşan DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, zengin ülkeler tarafından COVID-19 aşılarının  istiflenmesinin yalnızca etik olmadığını, bunun aynı zamanda Covid-19  salgınının süresini de uzatacağını belirtti. 40 yıl önce ortaya çıkan  virüse karşı hayat kurtaran ilaçlar geliştirildiğine değinen Ghebreyesus, ancak dünyadaki yoksulların bu ilaçlara erişmesinin on  yıldan fazla zaman aldığını aktardı. Ghebreyesus, 12 yıl önce de yeni bir virüsün ortaya çıktığını ve salgına dönüştüğünü ifade ederek, dünyadaki yoksul insanların ilaçlara eriştiğinde salgının sona  erdiğine dikkat çekti. COVID-19 salgınına ilişkin Ghebreyesus, “Bir yıl önce yeni bir virüs ortaya çıktı ve bir salgını ateşledi. Hayat  kurtaran aşılar geliştirildi. Bundan sonra ne olacağı bize bağlı. Tarihi yenmek, HIV ve H1N1 salgınlarının hatalarından kaçınmak, farklı bir hikaye yazmak için bir fırsatımız var” dedi.

Ghebreyesus, “Yeni bir virüsün ortaya çıkmasının üzerinden bir yıldan kısa bir süre sonra güvenli ve etkili aşıların geliştirilmesi ve onaylanması, çarpıcı bir bilimsel başarı ve çok ihtiyaç duyulan bir umut kaynağıdır” ifadelerini kullandı.

“Aşıların eşitsizlik duvarında başka bir tuğla haline gelme tehlikesiyle karşı karşıyayız”

Aşıların hızlı ve eşit şekilde dağıtılması gerektiğine vurgu yapan Ghebreyesus, “Son zamanlarda hızla yayılan yeni türlerin ortaya çıkışı, aşıların hızlı ve adil bir şekilde yaygınlaştırılmasını daha da önemli hale getiriyor. Ama şimdi aşıların bazılarına umut  getirmesine rağmen dünyanın zenginleri ile fakirleri arasındaki eşitsizlik duvarında başka bir tuğla haline gelme tehlikesiyle karşı karşıyayız” dedi.

Tüm hükümetlerin önce kendi sağlık çalışanlarını ve yaşlıları aşılamaya öncelik vermesinin doğru olduğuna değinen Ghebreyesus, “Ancak zengin ülkelerdeki daha genç ve sağlıklı yetişkinlerin daha  yoksul ülkelerdeki sağlık çalışanları ve yaşlılardan önce aşılanması doğru değil” ifadelerini kullandı.

“Küresel bir aile olarak birlikte çalışmalıyız”

Herkese yetecek kadar aşı olacağını belirten Ghebreyesus, “Şu anda tüm ülkelerde ağır hastalık ve ölüm riski en yüksek olanlara öncelik vermek için küresel bir aile olarak birlikte çalışmalıyız. Geçtiğimiz 9 aydır COVAX, aşıların eşit dağıtımı için zemin hazırlıyor. Bilimsel engelleri, yasal engelleri, lojistik engelleri ve düzenleyici engelleri aştık. 1 milyardan fazla doz seçeneği ile beş üreticiden 2 milyar doz temin ettik ve şubat ayında teslimatlara başlamayı hedefliyoruz” dedi.

Son haftalarda COVAX’ın ihtiyaç duyduğu aşıları alıp almayacağına ve yüksek gelirli ülkelerin verdikleri sözleri tutup tutmayacağına  dair şüpheleri olduğunu belirten Ghebreyesus, “Şu anda en az 49 yüksek  gelirli ülkede 39 milyondan fazla aşı dozu uygulandı. En düşük gelirli bir ülkede sadece 25 doz aşı uygulandı. 25 milyon değil, 25 bin değil, sadece 25” dedi.

Dünyanın feci bir ahlaki başarısızlığın eşiğinde olduğunu belirten Ghebreyesus, “Bu başarısızlığın bedeli dünyanın en fakir ülkelerinde  yaşamlar ve geçim kaynakları ile ödenecek” ifadelerini kullandı.

“Bazı ülkeler fiyatları artırmaya ve kuyruğun önüne geçmeye devam  ediyor”

Ghebreyesus, birçok zengin ülkenin COVAX’ı imzalamış olsa da kendi vatandaşları için ek dozlar sağlamak için ilaç şirketleriyle ayrı  anlaşmalar yaptığına dikkat çekerek, “Eşit erişim dilini konuşsalar  bile bazı ülkeler ve şirketler çift taraflı anlaşmalara öncelik vermeye, fiyatları artırmaya ve kuyruğun önüne geçmeye devam ediyor. Bu yanlış. Geçen yıl 44 ikili anlaşma imzalandı ve bu yıl en az 12  anlaşma imzalandı. Bu ilk ben yaklaşımı, dünyanın en yoksul ve en savunmasız insanlarını risk altında bırakmakla kalmıyor, bu eylemler  yalnızca pandemiyi, onu kontrol altına almak için gereken kısıtlamaları ve insani ve ekonomik acıyı uzatacaktır” dedi.

“Aşı eşitliği sadece ahlaki bir zorunluluk değil, stratejik ve ekonomik bir zorunluluktur”

Aşı eşitliğinin sadece ahlaki bir zorunluluk değil, stratejik ve ekonomik bir zorunluluk oldupğunu ifade eden Ghebreyesus, “Yakın zamanda yapılan bir araştırma, 10 yüksek gelirli ülkeye adil  aşı tedariğinin ekonomik faydalarının 2021’de en az 153 milyar dolar olacağını ve 2025’te 466 milyar dolara yükseleceğini tahmin  ediyor. Çok geç değil. Tüm ülkeleri bu yılın ilk 100 günü içinde tüm  ülkelerde sağlık çalışanlarının ve yaşlıların aşılanmasını sağlamak  için dayanışma içinde çalışmaya çağırıyorum” açıklamasını yaptı.

COVID-19’a bağlı küresel can kaybı 2 milyonu aştı

Dünya genelinde COVID-19 vaka sayısı toplam 95 milyon 599 bin 10’a, COVID-19’a bağlı can kaybı ise 2 milyon 41 bin 999’a yükseldi.