Enflasyonda yön yukarı, ‘geçici’ tartışması sürüyor

COVID-19 gelişmiş dünyada bile uzun yıllardır görülmemiş enflasyon oranlarını beraberinde getirdi. Ancak dev parasal genişlemelerle birlikte gelen “küresel enflasyon geçici mi?” tartışmaları hararetli şekilde devam ediyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Hilal SARI

Tedarik zincirlerindeki sıkışmalar ve artan hammadde maliyetleriyle rekorlarda gezen üretici fiyatları, enflasyonu hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ekonomilerin gündeminde ön sıralara taşıdı. Enflasyonun “geçici mi-kalıcı mı” olduğuna dair tartışmalar da hararetli şekilde sürüyor. Delta varyantının tedarik zincirlerini daha da sıkıştırması, artan gıda, enerji ve hammadde fiyatları ile ötelenmiş talep; tüm dünyada enflasyon oranlarının kısa vadede yükselmeye devam edeceğini gösteriyor. The Economist’in analizinde, “gelişen ekonomilerin bekle-gör lüksü yok” yorumuna yer verildi.

ÜFE’lerin TÜFE’lere yansımaya devam etmesi de fiyatları yükseltecek bir unsur olarak görülüyor. Ancak uzmanlar bu enflasyonun geçici mi kalıcı mı olduğu konusunda tartışmaya devam ediyor.

Hedefinde “fiyat istikrarı” olan merkez bankaları, tarihte görülmemiş bir para arzına rağmen enflasyonun “geçici” etkenlerle yükseldiği görüşüne bağlı kalmaya devam ediyor.

“Bu dolar arzıyla enflasyon düşmez!”

Fed Başkanı Jerome Powell’a göre geçici ve para arzında bir değişikliğe gidilmesine şimdilik gerek yok. Ancak Goldmoney Araştırma Direktörü Alasdair Macleod Powell ile aynı görüşte değil. Macleod, Fed’in bastığı paranın 2020 yılında neredeyse iki katına çıktığına dikkat çekerek, fiyat artışlarının “geçici pandemi etkenlerinden ziyade, dolar arzındaki bu artıştan kaynaklandığını, geçici etkiler geçtikten sonra da enflasyonun para arzındaki artıştan dolayı yüksek seyredebileceğini” söylüyor ve ekliyor:“Fiyat artışları dolaşımdaki para arzında çok ciddi bir artış yaşanmasından kaynaklanıyor. Bu artışların tek ndeni zamanla düzelecek olan üretim ve tüketici talebi arasındaki dengesizlik değil.”

“70’lerdeki enflasyonla aynı enflasyon değil”

Citigroup Eski Başekonomisti olan ve şu anda İngiltere Merkez Bankası yönetim kurulunda görev yapan Catherine Mann ise Fed’in %5,4’lük TÜFE verisine ne tepki vermesi gerektiği sorusunu yanıtlarken bugünkü küresel enflasyonun 1970’lerdekinden 4 şekilde farklı olduğuna dikkat çekiyor: 1970’lerde ücretler ve fiyatlar şimdikine göre birbiriyle daha bağıntılıydı; 1970’lerde kur ve petrol fiyatlarında çok hızlı değişimler yaşanıyordu; 70’lerde ücretler ve istihdam piyasasının sıkılığı arasında çok daha güçlü bir ilişki vardı ve bu şirketlere bir fiyatlama gücü veriyordu. Küresel kriz sonrası şirketler maliyeti fiyata yansıtamamıştı, şimdi işler biraz değişiyor - şirketler yine de fiyat artışları konusunda sessiz. Mann, “Fed enflasyona ilişkin endişeler gerçek olursa bunu yönetecek enstrümana sahip” sözleriyle de kendisini “geçici” diyenler safına koymuş oluyor.

Avrupa reel tahvil getirilerinde ilk kez negatif görüldü

Eruo Bölgesi yıllık enflasyon oranının ağustosta yüzde 3 ile 10 yılın zirvesine yükselmesi sonrası, Avrupa’da enflasyondan arındırılmış çöp seviye şirket tahvillerinin getirisi tarihte ilk kez negatife düştü. Ancak ECB’nin de “geçici” safhında olması ve şimdilik enflasyonun hedeflerin üzerinde seyretmesine izin verecek olması, fon yöneticilerinin rahat uyuyabilmesini sağlıyor. 1 milyar doların üzerinde Avrupa varlığı yöneten Wellington Management International’dan portföy yöneticisi Konstantin Leidman, “Birçok piyasa katılımcısı COVID-19 teşvikleri geri çekildiğinde enflasyonun eski seviyelere düşeceğini öngörüyor. Eğer öyle olmasaydı, birçok finansal piyasa için sorun olurdu” diye açıklıyor.

Gelişen ekonomilerin bekle-gör lüksü yok

The Economist, geçitiğimiz haftalarda yer verdiği küresel enflasyon analizinde gelişmekte olan ülkelerde politika yapıcıların merkez bankası hedeflerinin çok üzerinde seyreden enflasyon oranlarıyla sınavının zorlu geçtiği değerlendirmesini yaptı. Analizde gelişen ülke merkez bankalarının enflasyon için “geçici” ifadesini kullanmadığına dikkat çekilerek şu değerlendirmeler yapılıyor: “Gelişen ülkelerdeki mevkidaşlarının aksine, bazı gelişmekte olan ülkelerin enflasyonun geçici mi kalıcı mı olduğunu anlamak için beklegör stratejisini izleme lüksü yok. Brezilya,Rusya, Meksika ve Peru faiz artırdı. Diğer gelişen ülke merkez bankalarının da önümüzdeki aylarda faiz artırması öngörülüyor.”