Mütevazı lider Merkel, koltuğuna veda ediyor

26 Eylül’deki seçimle Almanya Şansölyeliği koltuğunu devredecek olan güçlü Şansölye Merkel, Berlin’deki apartman dairesinde kuantum kimyası profesörü eşiyle mütevazi hayatını sürdürmeye devam edecek.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Hilal SARI

ABD’de George W. Bush başkanken, Elysee Sarayı’nda Jacques Chirac otururken ve İngiltere Başbakanı Tony Blair’ken, 2005 yılında Almanya Şansölyesi olan Angela Merkel, 26 Eylül’de gerçekleşecek seçimle 16 yıllık görevini yeni bir isme bırakacak. Yaklaşık 15 bin euro emeklilik maaşı alması beklenen Merkel, hükümet kurulana kadar seçim sonrasında da başbakanlık görevini sürdürecek. Deutsche Welle'deki bir habere göre Merkel, arzu ederse hayatının sonuna kadar koruması ve bir de makam aracı olacak. Bir özel kalem müdürü ve görevli bir personel hakkı da olacak. 72 yaşındaki kuantum kimyası profesörü Joachim Sauer’in 2022’ye kadar uzattığı Humboldt Üniversitesi’ndeki görevi nedeniyle çiftin Merkel görevden ayrıldıktan sonra da Berlin’de kalması bekleniyor.

Komünist Doğu Almanya’da büyüyen, kuantum kimyası üzerine doktorası bulunan ve Almanya’nın ilk kadın şansölyesi olan Angela Merkel, sakinliği ve istikrara kavuşturucu etkisiyle Avrupa Birliği’nin dünya sahnesindeki gücüne güç katan bir lider olarak tarihe geçti. Avrupa Birliği, Merkel’in istemediği hiçbir düzenlemeyi yapamadı, ABD, Rusya ve Çin gibi konularda Merkel’in fikri alınmadan önemli adımlar atılmadı. Kıta genelinde en uzun süre görevde kalmayı başaran liderlerden biri olan Merkel, birliğin Türkiye ile ilişkilerinde de her zaman kritik öneme sahip bir isim oldu.

Normal bir dairede yaşıyor, alışverişini kendisi yapıyor

Özel hayatı konusundaki ketumluğuyla da bilinen Alman lider, 17 Temmuz’da 1954’te Hamburg’da doğdu ve gençlik yılları Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nde geçti. Spiegel’e verdiği bir röportajında ailesinin Polonya kökenli olduğunu söyleyen ve “Dörtte bir Polonyalıyım” ifadelerini kullanan Angela Merkel, abartısız tarzı, mesafeli duruşu, Almanlarla özdeşleşmiş bir özellik olarak da görülen tutumluluğu ile de tanınıyor. Sıradan bir apartman dairesinde yaşamaya devam eden “Dünyanın en güçlü kadınlarından” Angela Merkel’in başkent Berlin’de evinin önünde sadece bir polis aracı ve iki polis memuru güvenlik nedeniyle görevde. 2011 yılında Merkel’in eşiyle yaşadığı daireye hırsız da girmişti. Bunte dergisine göre Berlin’de süper marketten alışveriş yapıyor ve alışveriş arabasını yerine götürmesi ise Berlinliler için alışılmış görüntüler arasında.

Takdir de gördü, eleştirildi de…

Almanlar Merkel’in CDU liderliğini şu anda anketlerde geriden gelen halefi Armin Laschet’e devrettiğinde evlerinin cam ve balkonlarından çıkmış ve ayrıştırıcı hiçbir tezahürat sarfetmeden dakikalarca alkışlamış, 80 milyon Almana liderlik ettiği için kendisine saygılarını sunmuşlardı. Öte yandan Alman basınında yer alan analizlerde birçok geç Alman için Merkel’in başarısı “kendinden önceki dönemlere dayanıyor ve iklim değişikliğiyle mücadelede, eğtiimin iyileştirilmesinde ve dijital çağa geçilmesinde Merkel yeterli adım atmadı.” Fransa ve İtalya gibi komşularda yaşam standartları düşerken, Merkel göreve geldiğinden beri yaşam standartlarının yüzde 20 oranında yükseldiği belirtiliyor. Almanya’yı “Avrupa’nın hasta adamı” etiketinden kurtararak “Avrupa ekonomisinin lokomotifi” durumuna getiren Şansölye Merkel’in göçmen politikaları ise Almanya siyaset sahnesinde en fazla eleştirildiği alan oldu. Özellikle Suriye’den olmak üzere 2015 yılından bu yana Merkel’in açık kapı göçmen politikalarıyla ülke 1 milyonun üzerinde göçmene ev sahipliği yapıyor.

“Arz darboğazları Almanya’ya yük olmaya devam edecek”

Merkel, 2. çeyrekte yüzde 9,4 büyüyen ekonomiyi nispeten güçlü bir viteste devredecek olsa da, Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, önümüzdeki dönemde arz darboğazlarının Alman sanayisine yük olmaya devam edeceği görüşünde. Bakanlık ekonomiye ilişkin aylık raporunda son çeyrekte yavaşlama öngörüyor ve 28 yılın zirvesindeki yüzde 3,9’luk yıllık enflasyonun 2022’de hız keseceğini tahmin ediyor.

Merkel’in halefi Laschet anketlerde geride

26 Eylül'de yapılacak genel seçimlerde yarışacak başbakan adayları önceki akşam Alman Birinci Televizyon Kanalı ARD ve İkinci Televizyon Kanalı ZDF'nin ortak canlı yayınında karşı karşıya geldi. Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin başbakan adayı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Armin Laschet, Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) başbakan adayı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz ile Yeşiller Partisi'nin başbakan adayı ve partinin Eş Başkanı Annalena Baerbock, moderatörler eşliğinde mevcut gelişmeler ve gelecekteki hedeflerine ilişkin soruları cevapladı. ZDF, açık oturumun ardından Wahlen araştırma şirketinin 753 kişi ile telefonda hızlı bir şekilde yaptığı anketin sonuçlarını yayımladı. Buna göre, ankete katılanların yüzde 32'si, SPD'nin başbakan adayı Olaf Scholz'u başarılı gördü. Baerbock yüzde 26 ile ikinci, Laschet de yüzde 20 ile üçüncü oldu. Laschet konuşmalarında aşırı sağ ile asla koalisyon yapmayacağını vurgularken, anketlerde ilk sırada yer alan Scholz’a ise maliye bakanlığı döneminde açılan kara para aklama soruşturmaları üzerinden çıkışlar yaptı ve "Benim maliye bakanım sizin gibi çalışsa büyük bir sorunumuz olurdu" ifadesini kullandı.