26 °C

Pandemi şeffaflığı ülkelerin yararına

Dünya Sağlık Örgütü’ne COVID-19 verileri ne kadar şeffaf paylaşılırsa, ülkelerin dünyaya sağladığı güven de o kadar hızlı tazelenecek ve ekonomilerde iyileşme o kadar hızlı olabilecek. Uzmanlara göre pandeminin emtiası ‘veri’ turizm sektöründe de hayati önem taşıyor.

Pandemi şeffaflığı ülkelerin yararına

Hilal SARI

COVID-19 ölüm verilerinin karşılaştırılması, ülkeler COVID-19 ölümlerini farklı şekilde hesaplarken ne kadar doğru? Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) hangi verileri istiyor ve ülkeler bu verileri sağlıyor mu? Toplum içi tüm ölümleri hesaplamalarına katan Belçika gerçekten pandeminin en ölümcül olduğu ülke mi? Bu soruların henüz net bir yanıtı yok. Fakat ülkeler verilerinde ne kadar şeffaf olursa, tüketicilerin ve turistlerin bu ülkelere güvenlerinin o kadar artması ve ekonomik iyileşmenin de o kadar hızlı olabileceği belirtiliyor.

‘Doğru veri en değerli emtia’

Pandeminin en çok can aldığı aylardan biri olan nisanda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres “Hükümetlerin korumak istedikleri insanlar için her zamankinden daha açık, şeffaf, duyarlı ve hesap verebilir olması gerektiği bir dönemdeyiz” demişti. Dünya Sağlık Örgütü de “Felaket ve acil sağlık durumlarında doğru ve vakitli paylaşılan veri en değerli emtiadır” diyor. Çünkü ülkelerin paylaştığı veriler olmadan insanlığın COVID-19’la mücadelesinin ne aşamada olduğu doğru ölçülemiyor.

DSÖ şüpheli vaka sayısını da istiyor

Martta tüm üye ülkelerden COVID-19’a ilişkin verilerini bildirirken belirli standartlara uymaları çağrısı yapan Dünya Sağlık Örgütü’nün tüm verileri yayınlama sorumluluğu bulunmuyor. Üye ülkelerle ilişkilerini de korumak zorunda olan DSÖ sadece günlük yeni vaka ve ölüm verilerini yayınlıyor. En önemli veri ise DSÖ’nün martta belirlediği ‘COVID-19 olduğu PCR testi ile belirlenmiş ölümler’ (U07.1) ve ‘COVID-19 olduğu belirlenmemiş şüpheli COVID-19 ölümleri’ (U07.2). U07.2 kodu DSÖ sitesinde yer alan bilgiye göre “Vakaya klinik veya epidemiyolojik olarak COVID-19 tanısı konulduğunda fakat labaratuvar testi sonucu yetersizse veya yoksa” kullanılmalı. Gerekirse bu kodda zatürre ve diğer sağlık sorunları da ek kod eklenerek belirtilebiliyor, fakat bu ölümlerin de COVID-19 ölümü olarak bildirilmesi isteniyor. Alman basın kuruluşu Deutsche Welle’ye mart ayında konuşan uzmanlar Türkiye’nin bu standardı kullanmamasının verileri karşılaştırmada sorun yaratabileceğini söylemişti.

Ölüm verisini karşılaştırmak zor

Avrupa’da ölüm oranlarını karşılaştırmak çok zor çünkü ülkelerin paylaştığı veriler çok farklı. Ölüm oranı çok yüksek olmasıyla gündeme gelen Belçika, başından bu yana toplum içi ölümleri de COVID- 19 şüphesi varsa resmi verisine ekliyor. Almanya ve Fransa da huzur evlerinde gerçekleşen ölümleri resmi verilerine ekliyor. Ancak Almanya’da bir huzur evi ölümü sadece test pozitif çıkarsa veriye eklenirken, Belçika’da doktorun COVID- 19’dan şüphe etmesi veriye katılması için yeterli. Birleşik Krallık da nisan ayında hastane dışı ölümleri resmi verilerine eklemeye başladı. Günlük verilerine şüpheli vakaları katmayan Birleşik Krallık’ta haftalık açıklanan veride şüpheli vakalar da rakama ekleniyor. Çin de benzer şekilde Wuhan’daki ölümleri nisanda yüzde 50 artırmış ve bir günde 1.290 ölüm verisi daha eklemişti. Şubat ayında ise ülke 13 bin kadar şüpheli vakayı toplam vaka sayısına ekleyerek daha şeffaf bir veri seti sunmaya başlamıştı.

‘Başarının sırrı test/nüfus’

Oxford Üniversitesi’nden Profesör Jason Oke, hangi ülkenin COVID- 19 mücadelesinin daha başarılı olduğu konusunda ‘ancak pandemi sonlandıktan sonra’ yanıt verilebileceğini söylüyor ve Almanya ve Güney Kore’yi örnek göstererek, şimdiye kadar nüfusa göre en fazla test yapan iki ülkenin ölüm oranlarını düşük tutabildiğini belirtiyor.

‘Acenteler şeffaf ve esnek olmak zorunda’

Turizm analistleri şeffaflığın sektör için ciddi önem arzettiğini söylüyor. Dünyanın en büyük veri ve analitik şirketlerinden GlobalData’nın Seyahat ve Turizm Analisti Johanna Bonhill-Smith bunun tüm operatörler ve turizm acenteleri için zorlu bir dönem olduğunu vurgulayarak “Gelecekte talebe hizmet edebilmek ve müşteri memnuniyetini sağlayabilmek için turizmde aracı kurumların daha esnek ve şeffaf olması gerekiyor” diyor.

‘Online itibar yönetimi hayati öneme sahip’

Bonhill-Smith’e göre “Pandemi sırasında yaşanacak olumsuz bir turist deneyimi markalar üzerinde uzun vadeli zarara yol açabilir.” Turizm şirketlerinin ücret iadeleri, rezervasyon politikaları ve personel yönetimini nasıl yaptığı kamuoyu nezdinde ince elenip sık dokunuyor. Sosyal medya kullanımlarının pandemi sırasında kaydadeğer oranda arttığını aktaran analist “Küresel seyahat severlerin yüzde 41’i artık daha çok sosyal medya kullanıyor. Bunun anlamı kötü bir görüş sosyal medyada hızla yayılabilir. Bu nedenle online itibar yönetimi turizm için hayati önem taşıyor” değerlendirmesini yaptı.

Tam şeffaflık için hangi veriler paylaşılmalı?

Vatandaşların bilgiye erişme hakkı ve ifade özgürlüğünü savunan uluslararası sivil toplum kuruluşu Article 19 farklı ülkelerde medya ve STK’lar tarafından tekrar tekrar talep edilen ama henüz düzenli paylaşılmayan şu verilerin pandemi şeffaflığı için gerekli olduğunu belirtiyor:

● Testle konfirme edilen ve şüpheli COVID-19 vakaları - sağlık durumu, lokasyon, etnik köken, cinsiyet, yaş; etkilenen sağlık çalışanları ve diğer kritik sektör çalışanlarının sayısı

● Hastanede ve hastane dışında - yatışı yapılan, yoğun bakımda olan, solunum cihazına bağlı olan, taburcu edilen, karantinada olan kategorilerine göre- yaşanan ölümlerin sayısı.

● Yapılan ve sonuçlanan test sayıları, test yapılması için gerekli kriterler.

● Temas takip (filyasyon) yolu ile ulaşılan ve ulaşılamayan kişilerin sayısı, filyasyonda görevli kişilerin sayısı

● Test, ekipman stokları, hastane yatakları, bekleme süreleri açısından sağlık tesislerinin kullanılabilirlik durumları - lokasyona göre.

● Etkilenen sağlık tesislerinin, sosyal tesislerin ve hapishane gibi cezai tesislerin bu tesislerdeki vaka sayılarıyla birlikte isimleri ve lokasyonları.

● Pandemi nedeniyle iptal edilen tıbbi müdahalelerin sayısı

● Hastalığın yayılmasına ilişkin tahminler yapılabilmesi için algoritmalar, modeller ve baz alınan varsayımlar.

AB, ABD’den gelişleri tekrar sınırlandırabilir

New York Times gazetesi Avrupa Birliği’nin COVID-19 pandemisini kontrol altına almakta başarısız olması nedeniyle ABD vatandaşlarının birliğe girişini engellemeye hazırlandığını yazdı. Dünyada en fazla COVID-19 vakası görülen ABD’de vaka sayısı 2 milyon 300 bine dayandı, 120 bin 171 ölüm gerçekleşti. Haberde taslak kabul edilebilir yolcular listesi kaynak gösterilirken, ABD’nin Brezilya ve Rusya ile aynı kategoride yer alması önerildiği belirtildi. Habere göre bir AB diplomatı Komisyon’un üçüncü ülkelerden yolculara izin verilmesi için üç kriter önerdiği, bu kriterler arasında ülkenin epidemiyolojij durumunun da olduğu üye ülkelerin seyahate izin verilmesi için gerekli ölçüt ve eşikleri belirleyecek.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap