Seçim ne değiştirecek?

İki adayın dünya görüşü ve ABD’nin dünya düzenindeki rolüne ilişkin görüşleri çok farklı olsa da, Biden’ın Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Kafkasya’da artan etkisine Trump’a nazaran daha sert bir tutumla yanıt verebileceği sinyalleri geliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

HİLAL SARI

ABD’de 3 Kasım’da gerçekleşecek seçimlerde zafer kimin olursa olsun, bunun dünyanın en büyük ekonomisinin dış politikalarına uzun vadeli etkileri olacak. Uzmanlara ve dünya basınına göre Başkan Donald Trump ve anketlerde hala önde giden demokrat rakibi Joe Biden, aralarında Türkiye’yle ilişkilerin de bulunduğu birçok dış politika adımında farklılaşıyor.

Georgetown Üniversitesi profesörü Tony Arend “Abartmak da istemiyorum ancak, küresel düzenin geleceği söz konusu” diye değerlendiriyor bu seçimi BBC’ye verdiği demeçte.

Bu seçimi bir “dış politika şovu” olarak nitelendiren Arend, bunun nedenini şöyle açıklıyor “Çünkü dünyanın nasıl bir yer olması gerektiği ve ABD’nin nasıl liderlik etmesi gerektiğine ilişkin çok temelde ayrılan iki farklı vizyon var.”

Adayların dış politikada verdiği sinyaller

• TÜRKİYE: Şimdiye kadar gerçekleşen seçim konuşmalarında iki aday da Türkiye'ye ilişkin izleyecekleri politikalara dair net bir mesaj vermedi. Ancak, adaylığı netleşmeden önce New York Times ile yaptığı görüşmede Türkiye'ye ilişkin sert açıklamalarıyla gündem olan Biden geçtiğimiz ay Dağlık Karabağ konusunda Türkiye'ye ilişkin bir Twitter paylaşımı yaptı. Biden, Erdoğan'ın Karabağ ile ilgili açıklamalarının yer aldığı bir Reuters haberini paylaşarak Trump hükümetinden Türkiye'yi Karabağ ihtilafından uzak durması için uyarmasını istedi. JP Morgan hem Beyaz Saray hem Senato'nun “mavi” olması durumunda veya sadece Biden başkanlığında TL ve Rus Rublesi'nin en çok kaybedecek para birimleri olmasını öngörüyor. BBC Türkçe'nin analizinde Biden'ın Yunan lobisine de yakın olduğu, Suriye'deki politikaları eleştirdiği, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon faaliyetlerine tepki gösterdiği ve NATO füzelerinin Türkiye topraklarında tutulmasının gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la “çok iyi anlaştığını” birçok kez dile getirdi. Buna karşın Trump'ın dört yıllık başkanlık döneminde ikili ilişkilerde dönem dönem krizler yaşandı. S-400'ler nedeniyle Türkiye ABD'nin F-35 programından çıkarılırken, senatoda Türkiye'ye yönelik yaptırım tasarıları genelde hem demokratların hem cumhuriyetçilerin desteğini alıyor.

• İRAN: Joe Biden, Trump'ın geri çekildiği nükleer anlaşmaya tekrar dönmeye hazır. Trump'ın yaptırım ve baskı politikalarının İran'ı nükleer bir silaha daha fazla yaklaştırdığını söylüyor. Trump hükümeti ise hem nükleer anlaşmadan tek taraflı geri çekildi, hem de İran'a yönelik yaptırımları tekrar uygulamaya başladı.

• ARAP-İSRAİL İHTİLAFI: Biden, Trump'ın aracılığıyla imzalanan İsrail-Birleşik Arap Emirlikieri (BAE) anlaşmasını memnuniyetle karşıladı. Middle East Monitor'da yer alan bir analizde iki adayın da İsrail-Filistin konusunda iki devletli bir çözümü desteklediği belirtiliyor.

Ancak Batı Şeria demokrat tarafta hiçbir zaman “işgal” sözcüğüyle anılmıyor. Öte yandan demokrat partinin sol kanadının eskisine göre Filistin hakları için daha fazla çabaladığı belirtiliyor.

• ÇİN: COVID-19 pandemisiyle birlikte Trump'ın Çin karşıtı söylemi hayli sertleşti. Gümrük vergileri ve Huawei ve TikTok gibi Çinli teknoloji devlerinin yer aldığı kara listeler üzerinden süren ticaret savaşları Trump zaferiyle devam edebilir. Biden ise Çin yönetimini insan hakları ve Hong Kong yasası konusunda eleştirse de, dünyaya açılan bir Çin'i destekliyor ve Çin'e yönelik gümrük vergilerini tekrar kaldırıp, Dünya Ticaret Örgütü gibi küresel ticaret örgütlerinin kuralları çerçevesinde adımlar atması öngörülüyor. İsviçreli banka Lombard Odier, Biden zaferinin Çin Yuanı'na iyi geleceğini ve küresel ticaretteki belirsizliği azaltacağını söylüyor.

• RUSYA: Rusya Devlet Başkanlı Vladimir Putin'le ilişkiler düzeyinde üslupta kesinlikle bir değişim olması beklense de, bunun Rusya'ya ilişkin politikalara çok yansıması beklenmiyor. Trump hükümeti Rusya'ya karşı birçok yaptırım uyguladı, analistler bunun Biden seçilse de devam edebileceğini aktarıyor. Ancak Biden'in Trump'ın geri çekildiği nükleer silah kontrolü anlaşmasına da tekrar dönülmesini istediği biliniyor.

TRUMP: “Önce Amerika” ulusalcılığıyla imzalanan anlaşmalardan geri çekiliyor. Analizlerde bunun dönüştürücü, yıkıcı ve tek taraflı bir tavır olduğuna dikkat çekiliyor. Trump aynı zamanda liderlerle ilişkilerinde daha kişisel, değişken ve işgüdüsel davranıyor. Twitter duvarı da Trump'ın bu tutumunun önemli bir parçası.

BİDEN: ABD'nin dünyadaki rolü ve çıkarları demokrat aday Biden'ın gözünden çok daha geleneksel bir noktada. Politikaların 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzende ve batının demokratik değerlerini de temel alacak şekilde ilerleyeceği öngörülüyor.