7 °C

Ya öncülük et ya da iktidardan ayrıl

ABD Başkanı Obama Ortadoğu üzerine yaptığı konuşmada Suriye Lideri Esad'ın demokratik geçişe öncülük etmesini ya da iktidarı bırakması gerektiğini söyledi.

Ya öncülük et ya da iktidardan ayrıl

WASHINGTON - ABD Başkanı Barack Obama, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da reformlar ve demokrasiye doğru geçişi desteklemenin ABD'nin birinci önceliği olduğunu belirterek, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın demokratik geçişe öncülük etmesi ya da iktidardan ayrılması gerektiğini söyledi.

Obama, 1 haftadır merakla beklenen, Ortadoğu'daki gelişmelere yönelik "en kapsamlı" konuşmasına, ABD Dışişleri Bakanlığında başladı.

Ortadoğu'da 6 aydır meydana gelen gelişmelere tanık olduklarını ifade eden Obama, ABD'nin geleceğinin, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'ya kader, ekonomi, güvenlik ve tarihsel anlamda bağlı olduğunu kaydetti.

Obama, bölgede insanların haklı talepleri sonucunda iki liderin iktidardan çekildiğini ve başka liderlerin de bunları takip edebileceğini söyledi.

ABD çıkarlarının, bölge halkının umutlarına "düşman" olmadığını vurgulayan Obama, ABD olarak bölge halkının talep ettiği evrensel hakları desteklediklerini ve bölgede reformları ve demokrasiye doğru geçişi desteklemenin ABD olarak birinci öncelikleri olduğunu belirtti.

Gerekli reformları destekleriz

Obama, bölge ülkelerine gerekli reformları yapma riskini göze almaları halinde ABD'nin tam destek vereceğini bildirdi.

ABD'nin terörle mücadele, nükleer silahların yayılmasını önleme, serbest ticaret ve bölgenin güvenliğinin teminatı, İsrail'in güvenliğinin sağlanması ve Arap-İsrail barışının takibi gibi bölgede bir dizi ana çıkarları takip ettiğini dile getiren Obama, bunları sürdürmeye devam edeceklerini, ABD çıkarlarının insanların umutlarına "düşman" olmadığını, bu umutların kendileri için önemli olduğunu kaydetti.

Obama, şunları kaydetti:

"Tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız. Amerika'nın Tunus'ta bir sokak satıcısının haysiyetine, diktatörün kaba iktidarından daha fazla değer verdiğini gösterme şansına sahibiz. Amerika'nın, halkların kendi geleceğini belirleme ve fırsatlar kullanmaya yönelik hakkının ilerletilmesi yönündeki değişimleri memnuniyetle karşıladığından kimsenin şüphesi olmamalı."

Obama, bölgedeki rejimlere seslenerek, bazı uyarılarda bulundu.

Halkının taleplerine yönelik en şiddet içeren karşılığı Libya lideri Muammer Kaddafi'nin verdiğini, ama buna karşı uluslararası koalisyonun harekete geçerek, hızla cevap verdiğini hatırlatan Obama, Kaddafi'nin artık ülkesini kontrol edemediğini ve kaçınılmaz biçimde iktidardan kendisi ayrıldığında veya bırakmak zorunda kaldığında, 10 yıllardır süren provokasyonun son bulmuş olacağını ve Libya'nın demokrasiye geçiş sürecinin ilerleyebileceğini belirtti.

Obama, Suriye rejiminin de vatandaşlarına geniş çaplı tutuklama ve öldürmelerle gösterilere yanıt verme yolunu seçtiğini, ABD'nin bu durumu kınadığını ve uluslararası toplumla Suriye'ye yaptırımların artırılması konusunda çalıştıklarını kaydeden Obama, Suriye halkının da demokrasiye geçiş taleplerinde bulunarak cesaretlerini gösterdiklerini söyledi.

Suriye hükümetinin göstericelere karşı şiddetten vazgeçmesi ve barışçıl gösterilere izin vermesi gerektiğini dile getiren Obama, hükümetin Dera kenti gibi şehirlere insan hakları gözlemcilerinin girebilmesine imkan vermesi ve demokratik geçiş için önemli diyaloglara başlamasının zorunluluğunun altını çizdi ve aksi halde Esad'ın kendini izole halde bulacağını vurguladı.

Suriye'nin, müttefiki İran'ın yolundan gittiğini ve baskı taktiğinde Tahran'dan yardım aradığını ifade eden Obama, İran'ın içeride kendi halkına baskı uygularken dışarıda protestocuların haklarının yanında durduğunu söylemek gibi bir "ikiyüzlülük" gösterdiğini ileri sürdü. Obama, İran halkının da evrensel hakları hak ettiğini ve rejimin halkın isteklerini "zapt edemeyeceğini" söyledi.

Yemen'de de Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih'in iktidarı devretmesine yönelik sözünü tutması gerektiğini belirten Obama, Bahreyn'de de ilerlemenin tek yolunun hükümet ile muhalefet arasında diyalogdan geçtiğini bildirdi.

Bölge ülkelerine seslenen Obama, "Mesajımız çok basit: Eğer gerekli reformları yapma riskini göze alırsanız, ABD size tam desteğini verecektir" dedi.

IMF ve Dünya Bankası'nın plan sunmasını istedik

 

ABD Başkanı Barack Obama, Dünya Bankası ve IMF'den, Tunus ve Mısır ekonomisinin istikrarlı hale getirilmesi ve modernize edilmesi noktasında yapılabileceklere dair gelecek G-8 zirvesine plan sunmalarını istedi.

Obama, "Sırtında geçmişin borç yükü bulunan bir demokratik Mısır istemiyoruz, Mısır'ın 1 milyar dolarlık borcunu sileceğiz" dedi.

Önümüzdeki aylarda ABD'nin bölgedeki reformları desteklemek için tüm etkisini kullanacağını belirten Obama, her ülke farklı olmasına rağmen, tüm dost ve düşman ülkelerle inandıkları prensipler hakkında dürüstçe konuşacaklarını söyledi. Obama, "Mesajımız çok basit: Eğer gerekli reformları yapma riskini göze alırsanız, ABD size tam desteğini verecektir" diye konuştu.

Bölgede başarılı ekonomik geçişin, geniş tabanlı refah ve büyümenin artırılmasına bağlı olduğuna dikkati çeken Obama, bu noktada sadece yardımların değil, yatırım ve ekonomik desteğin de önemli olduğunu söyledi. Obama, işe Tunus ve Mısır'dan başlayacaklarını belirterek, Dünya Bankası ve IMF'den, Tunus ve Mısır'da ekonominin istikrarlaştırılması ve modernize edilmesi için neler yapılması gerektiği noktasında, gelecek G-8 zirvesine plan sunmalarını istediklerini bildirdi.

Mısır'ın borcu silinecek

Obama, "sırtında geçmişin borç yükü bulunan bir demokratik Mısır istemediklerini" belirterek, "Bu nedenle, Mısır'ın 1 milyar dolarlık borcunu sileceğiz ve bu kaynakların, büyüme ve girişimciliğin teşvik edilmesi için yatırım yapılması yönünde Mısırlı partnerlerimizle çalışacağız. Mısır'ın, altyapısı ve istihdam yatırımına finans sağlamak için ihtiyaç duyduğu 1 milyar dolarlık kredi yoluyla piyasaya yeniden girebilmesine yardım edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

Bunun yanı sıra Tunus ve Mısır'da yatırımlar yapılması için girişimcilik fonları yaratma amacıyla ABD Kongresi'yle görüşeceklerini belirten Obama, bunun için Berlin duvarının yıkılmasının ardından Doğu Avrupa ülkelerindeki değişimi destekleme yönünde sağlanan fonların model alınacağını kaydetti.

Obama, ABD olarak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da kapsamlı bir "Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Girişimi" başlatacaklarını da duyurdu. "Petrol ihracatını dışarıda bırakırsanız, 400 milyonun üzerindeki insanın bulunduğu tüm bölge kabaca İsviçre kadar ihracat yapıyor" diyen Obama, bölgedeki ticareti artırmak için Avrupa Birliği ile çalışacaklarını söyledi.

1967 sınırlarını baz alın çağrısı

Öte yandan Barack Obama, Ortadoğu ve Kuzey Afrika halklarının geçmişin yüklerinden kurtulmakta oldukları bir dönemde, İsrail-Filistin sorununu sona erdiren ve tüm iddiaları çözüme kavuşturan kalıcı barış için çaba göstermenin, hiç olmadığı kadar büyük aciliyet taşıdığını belirterek, İsrail ve Filistin sınırlarının, karşılıklı mutabakata varılan takaslarla 1967 sınırlarını temel alması gerektiğini söyledi.

Obama, Dışişleri Bakanlığında yaptığı "Ortadoğu konuşmasında", İsrail ile Filistin arasındaki soruna da bir bölüm ayırdı. 

İsrail ile Araplar arasındaki sorunun yıllardır bölgeye gölge düşürdüğünü, sıradan vatandaşlara daha fazla güvenlik, refah ve güç sağlayabilecek ortaklıkları engellediğini ifade eden Obama, bu sorunu sona erdirmek için daha önceki Amerikan yönetimlerinin bu doğrultuda gösterdiği çabaların devamı olarak, kendi yönetimi sırasında da taraflarla ve uluslararası toplumla birlikte çalıştıklarını söyledi.

Obama, ancak beklentilerin yine de karşılanmadığını kaydederek, "İsraillilerin yerleşim yerleri inşası sürüyor. Filistinliler, görüşmelerden ayrıldı. Dünya, sürekli devam eden bu soruna bakıyor ve çıkmazdan başka bir şey görmüyor" diye konuştu.

Bölgedeki değişim ve belirsizliklerin olduğu bir dönemde, İsrail-Filistin barışında ilerleme sağlamanın mümkün olmadığı yönündeki görüşlere katılmadığını ifade eden Obama, "Ortadoğu ve Kuzey Afrika halklarının geçmişin yüklerinden kurtulmakta oldukları bir dönemde, sorunu sona erdiren ve tüm iddiaları çözüme kavuşturan bir kalıcı barış için çaba göstermek, hiç olmadığı kadar büyük aciliyet taşıyor. Bu iki taraf için de geçerli" dedi.

Ladin şehit değil Kitle katili

ABD Başkanı Barack Obama, terör örgütü El Kaide Lideri Usame Bin Ladin'in öldürülmesine de değinerek, "Bin Ladin'in şehit değil, kitlelerin katili olduğunu ve fikirlerinin, o öldürülmeden önce bile reddedildiğini" belirtti.

Obama, "El Kaide'ye, liderini öldürerek dev bir darbe vurduk, Bin Ladin, bir şehit değildi, kitlelerin katiliydi. Bin Ladin ve onun kanlı vizyonu, bazı yandaşlar buldu, ama ölümünden önce bile, El Kaide ilgi görme mücadelesini kaybediyordu" diye konuştu.

 

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.