Kore usulü evrensel temel gelir

Güney Kore’nin Gyeonggi eyaletinde yaşayan 200 bin kişilik bir grupla, pilot bir uygulama başladı. Gelirine ve yaşına bakılmadan çalışmaya dahil olan bu şanslı gruptakilerin banka hesaplarına üç ayda bir, devlet tarafından 220 Amerikan Doları yatırılmakta....

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Bu günlerde Güney Kore’nin Gyeonggi eyaletinde ilginç bir pilot çalışma yürütülmekte. Gyeonggi Pay adı verilen çalışma ile evrensel temel gelir eyalette yaşayan 200 bin kişilik bir grupla uygulanmaya başlandı. Gelirine ve yaşına bakılmadan çalışmaya dahil olan bu şanslı gruptakilerin banka hesaplarına üç ayda bir, devlet tarafından 220 Amerikan Doları yatırılmakta. Çalışmaya dahil olanlar, harcamalarını kendilerine verilen Gyeonggi Pay ATM kartıyla yapmakta. Kısa dönemde amaç, pandemi döneminde işlerini kaybeden ailelerin günlük harcamalarına destek olmak.

Evrensel asgari ücretin uygulanmasında sadece bir şart var: ödenen para vatandaşın oturduğu bölgede yerel şirketlerde haracanabilmekte. Yani, kendi mahallenizin dışında veya McDonald's’tan alışveriş ederseniz, evrensel asgari ücret ile ödeme yapamıyorsunuz. Ayrıca, kişilere ve işletmelere pandemi sırasında sağlanan hükümet destekleri aynı ödeme yöntemiyle hızlı ve pratik bir şekilde yapılabilmekte. Bu sayede, gençler arasında popüler olmayan, yerel çarşı ve pazarlar, geleneksel yeme içme yerlerinde satışların arttığı görülmekte. Kısacası, Kore hükümetinin amacı çift yönlü, hem vatandaşa hem de yerel işletmelere destek vermek.

Gyeonggi, başkent Seul’un doğusunda bulunan endüstriyel bir bölge, Samsung, Hyundai, Kia, LG, SK gibi, Kore’nin uluslararası ölçekte sanayi devleri burada üretim yapmakta. Ayrıca, 3M, Bosch ve Siemens gibi uluslararası firmaların bu eyalette üretim ve operasyonları mevcut. Kore’nin KOBİ’lerinin %31’i bu eyalette faaliyetlerini yürütmekte. Yatırım ve üretime altyapının uygunluğu ve Seul’e yakınlık eyaletin en büyük avantajları arasında sayılmakta.

Aylar içinde sağladığı kazanımlarla Gyeonggi Pay 200 binden tüm eyalet genelinde yaşayan 13 milyon kişiye genişletilmiş ve de projenin başarısı bugün ulusal seviyede ilgi görmesine neden olmuş. Oldukça ileri bir teknolojik altyapı ve üretime sahip olan Kore’de 2024’ten itibaren işlerin %15’inin otomasyona bırakılacağı, dolayısıyla da, birçok kişinin işsiz kalacağı öngörülmekte. Bu iş kaybını vatandaşlara telafi etmek için evrensel temel geliri politik kampanyalarının merkezine alan politikacılar var. Örneğin, pilot çalışmayı ülke geneline taşımak isteyen Gyeonggi Valisi Lee Jae Myung 2022 başbakanlık seçim kampanyasında, tüm vergi ödeyen vatandaşlara ayda 430 dolarlık evrensel temel gelir vaad etmekte.

Dünya genelinde evrensel temel gelir

Evrensel temel gelir uzun zamandır tartışılan bir kavram: Ekonomist Milton Friedman, Kapitalizm ve Özgürlük kitabında, evrensel temel gelire yakın olan negatif gelir vergisi kavramını yoksullukla mücadelede etkili olacak bir ekonomik araç olarak anlatmıştır. Gelirinden bağımsız olarak verilen evrensel temel gelirin aksine, negatif gelir vergisi belli bir gelirin altında geliri olanlara hükümetin vergi ödemesi esasına dayanır. Yani, herkese kazandığı paraya göre farklı bir negatif gelir vergisi ödenir. Bir yandan da, çalışmak ve para kazanmak bu model içinde desteklenir, çalışan her zaman geliri olmayana göre daha fazla para kazanır.

Akademik kariyerini evrensel temel gelirin savunuculuğuna adamış İngiliz University of London Profesörü ve de Basic Income Earth Network’un (BIEN) kurucularından Guy Standing’in hayali, toplumda herkesin birey olarak evrensel temel geliri olması. Sözünü ettiği evrensel temel gelir, herhangi bir koşula dayanmadan her bireye taninan bir hak. Bu, eskiden imkansız veya tamamen ütopik bir kavramken, son senelerde mümkün olabilen, istenen ve fizibilitesi olan bir ekonomik kavrama dönüşmekte. Ancak BIEN gibi kurumlarinin oluşumu ve herkesin kolektif olarak evrensel temel geliri talep etmesiyle hayata geçirilebilecek.

Neden bugün evrensel temel gelir için gereken şartların oluştuğunu TED Klagenfurt’ta yaptığı konuşmayla anlatmış Standing. Hızlı bir küresel değişimin içindeyiz, buna paralel olarak bir küresel piyasalar sistemi gelişmekte. Diğer yandan da, güvensizlik ve eşitsizlik dünyanın birçok yerinde hızla artmakta. Tüm bu oluşumların sonucunda, profesyonel kimliği olmayan, stabil olmayan işlerde, düşük maaşlara, güvencesiz çalışan prekarya sınıfı daha kesin çizgilerle ortaya çıkmakta. Bu sınıf büyüdükçe, dünyada yoksulluk, eşitsizlik, düzensizlik ve suç yüzdeleri de artacak. Evrensel temel gelir bu sınıfın en basit ihtiyaçlarını karşılayarak ekonomik özgürlüğe kavuşturma ve gerçekten üretme amaçlı çalışmaya itecek güce sahip.

Standing, Hindistan’da ve Afrika’da evrensel temel gelir pilot çalışmalarının ortak başarılarını refah, beslenme, sanitasyon, çocukların okula gitmesi ve sağlık alanlarındaki iyileşmeyle ölçmekte. Temel ihtiyaçlarıyla ilgili endişe etmeden çalışmak, daha çok üretmeye sevk etmekte insanları.

Ekonomik özgürlük gelişmemiş bir ülkede yaşayan bir çocuğa okula gitme, bir kadına kocasının veya aile büyüklerinin eline bakmadan özgür iradesiyle karar alma şansı tanımakta. Standing evrensel temel gelirin en iyi yanını Afrikalı bir kadının anekdotuyla özetlemekte: köyün kadınları ayın sonunda kazandıkları parayla eve gelen kocalarına hiçbir konuda hayır diyemezlermiş, şimdi ise, evrensel temel geliri olan kadınlar ancak istedikleri şeylere evet diyorlar!