Gedik Üniversitesi sanayiye yakınlığı ile fark yaratıyor

Mütevelli Heyeti Başkanı Gedik: Mesleki eğitimle Türkiye’deki açığı kapatmayı hedefliyoruz.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Hülya Gedik, DÜNYA Üst Yöneticisi Hakan Güldağ'ın moderatörlüğünde yapılan video konferansta üniversite olarak sundukları imkanları ve yaptıkları çalışmaları anlattı. Gedik Üniversitesi öğrencileri ve mezunları olan Gizem Aydemir, Gökçe Erkuşöz, Halis Akgül ve Bige Canan Eren de okulun onlara kattıklarını ve deneyimlerini paylaştı.

Gedik Holding olarak sanayide ciddi yatırımlarının bulunduğunu dile getiren Hülya Gedik, eğitime ilişkin "2010 yılında babamın da çok arzu etmiş olduğu eğitim sektörüne girdik. Özellikle mesleki eğitim konusunda Türkiye'deki açığı kapatmak amacıyla kurumsal sosyal sorumluluk doğrultusunda hareket ederek Gedik Meslek Yüksekokulu'nu kurduk. Daha sonra ise üniversiteleştik" ifadelerini kullandı.

Bursluluk oranı yüzde 65

Mesleki eğitime çok önem verdiklerini kaydeden Gedik, "Türkiye'deki üniversitelerden farkımız sanayiye yakınlığımız. Aynı zamanda da eğitim gören öğrencilerin çalışma imkanının olması. Hem eğitim verip hem de istihdam imkanı sağlıyoruz. Bursluluk oranımız da yüzde 65 civarında" açıklamasında bulundu. Meslek yüksekokullarının da çok donanımlı olduğunu vurgulayan Gedik, "Mesela su altı teknolojileri eğitimi veriyoruz. Bunun Türkiye'de örneği yok. Sadece kendimize de değil metal sektörüne de üniversite olarak hizmet ediyoruz. Ayrıca kaynak eğitimi de veriyoruz. Buranın diploması uluslararası da bir diplomadır. Endüstride yüksek geçerliliği olan diplomalar da veriyoruz. Sanayi üniversite işbirliğinin tam ortasındayız" şeklinde konuştu.

Her bir öğrenci benim evladım gibi

Eğitim kadrosunun bir üniversite için çok önemli olduğunu kaydeden ve üniversiteyi üniversite yapan şeyin hocaların kalitesi ve kalibresi olduğunu söyleyen Gedik, "Tabii ki hoca seçiminde deneyimleri son derece önemli buluyoruz. Hocaların seçiminde de mutlaka rektörümüz ile konuşuyoruz. Aldıkları eğitim de çok önemli, mesela 27 farklı ülkede eğitim yapmış hocalarımız var. Bu hocaların dünya görüşlerini de önemsiyoruz" diye konuştu.

Hocaların çocukları nasıl yetiştireceklerinin de çok mühim olduğunu belirten Gedik, "Gedik Üniversitesi'ni tercih eden her bir öğrenci benim evladım gibi düşünüyorum. Aynı itina ve özenle onların eğitimlerine önem veriyoruz" açıklamasını yaptı.

7+1 sistemi uygulanacak

Hiçbir üniversitenin özentisi olmadıklarını bildiren Hülya Gedik, özgün olmayı hedeflediklerini kaydederken "Uygulamaya yönelik bir üniversite olmak istiyoruz. Bu seneden itibaren de üniversitemizde 7+1 sistemini uygulayacağız, 7 dönem ders, 1 dönem uygulama şeklinde olacak. Bu sistem meslek yüksekokulumuzda da 3+1 şeklinde olacak. Yani 3 dönem ders 1 dönem uygulama olacak şekilde… Biz işletme içinde eğitim veren bir üniversiteyiz" değerlendirmesinde bulundu.

“Büyük ölçekli olmak yerine iyi bir eğitim kurumu olmayı istiyoruz”

Üniversite olarak 5 bin 500 öğrencileri olduğunu bildiren Gedik, “Her sene 1700 öğrencimizi mezun ediyoruz. Fazla büyük ölçekli olmak yerine iyi bir eğitim kurumu olmak istiyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye'de her şeyin enflasyonu olduğu gibi üniversitelerin de enflasyonu olduğunu belirten Gedik, "Üniversite sayıları çok fazla ama bu her ülkede de var.

Biz ise üniversitemizde öğrencilerimizi odak noktasına koyuyoruz" ifadesini kullandı. "Ben, okurken çalışılması gerektiğini düşünüyorum" diyen Gedik, bu sürecin oldukça değerli olduğunu belirtti. Öğrencilerin böylece hem mesleği daha iyi öğrenebilme şansı olduğunu, hem de kendilerinde böyle bir imkan olduğunu söyleyen

Gedik, "Ellerinin altında fabrika var, sanayi var. Biz birçok öğrencimiz için platform oluşturuyoruz. Gençlerimizin kendilerini keşfetmeleri açısından da çalışmalar yapıyoruz" dedi.

Okuldaki yabancı öğrenciler ihracata da katkı sağlıyor

Yurtdışından gelen öğrenciler için TÖMER'in yardımcı olduğunu aktaran Hülya Gedik, "Yabancı öğrencileri de okurken çalıştırıyoruz. Mezun olduktan sonra ülkesine çalışmaya gittiklerinde sektörü çok iyi biliyorlar ve bizim ihracatımıza da fayda sağlıyorlar. Biz bunun uygulayıcısıyız. Bence Türkiye'deki yabancı öğrenci sayısının da artmasında fayda var" değerlendirmesinde bulundu.