Yaşamın gizli kahramanı: Lojistik

Öncelikle lojistik kavramının çok iyi tanımlanması gerektiğini belirten Doç.Dr. Ezgi Uzel Aydınocak, kavramın anlaşılmasında epey yol alındığını ancak hâlâ taşımacılıkla özdeş kullanıldığını ya da sadece depo hizmetlerine indirgendiğini, oysa lojistiğin yaşamın gizli kahramanı olduğunu anlattı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Lojistiğin tedarikçiden üreticiye, üreticiden toptancı ve perakendecilere, en sonunda da tüketicilere doğru veya tersine olarak ürün ve hizmetlerin akışının planlanmasıyla yönetilmesi süreci olduğu bilgisini veren Doç. Dr. Ezgi Uzel, şu bilgileri verdi: “Sadece taşımacılık veya depo değil, lojistik işi yapıyor olmak için en az iki hizmeti vermek gerekiyor. Lojistik sektörü esasında çok ayağı olan bir alan. İşin içerisinde üretkenlik-etkinlik, maliyet hesaplamaları, mevzuat ve en nihayetinde pazarlama var. Şunu biliyoruz ki lojistik sadece maliyet yaratan bir dizi operasyondan ibaret değil, aynı zamanda firmalara rekabet avantajı sağlayan, müşteri memnuniyetinin vurgulandığı bir alan. Üstelik küreselleşmeyle ticaretin hız kazanması sayesinde giderek büyüyen bir sektör.”

“Türkiye, potansiyel bir ülke”

Uluslararası Para Fonu'na göre lojistik hizmetlerinin büyüklüğünün dünyadaki GSYH’nin yüzde 29’una tekabül ettiğine işaret eden Doç.Dr. Ezgi Uzel, “Türkiye’de bu oran yüzde 20. Ülkemizin hizmet alanında en önemli sektörlerinden ikincisi. İhracat ve ithalatımızın yoğun olarak Avrupa ülkeleriyle gerçekleşmesi bu sektöre hem operasyonel hem de müşteri memnuniyeti sağlamada epey tecrübe kazandırdı. Yine de Türkiye potansiyeli olan bir ülke olmasına rağmen yeterli kapsamda düzenlemelerin kamu-özel sektör-üniversite işbirliğiyle ortaya konamadı. Ayrıca ticareti kolaylaştıracak özellikle gümrük idareleriyle diğer devlet kurumlarının eş zamanlı çalışabilecekleri ortamın yaratılamaması, intermodal altyapının geliştirilememesi, bölgedeki ve dünyadaki siyasal veya ekonomik çalkantıların küresel ticarete vurduğu darbeler Türkiye’nin lojistik anlamda istediği güce kavuşmasına engel konumunda” açıklamasını yaptı.

Lojistikte gelecek vizyonu

Lojistiğin geleceğinde Endüstri 4.0 uygulamalarının hayata geçirilmesi olduğunu kaydeden Doç.Dr. Ezgi Uzel, firmaların daha çevik ve esnek lojistik stratejiler belirleyeceğini, bu hızlı dinamiklere yetişebilmesi için teknolojiye yatırım yapmaları gerektiğini ifade ederek şöyle devam etti: “Bu gelişmelerle beraber lojistik sektörü fiyat rekabetinden acilen uzaklaşmalı diyebiliriz. Sürdürülebilirlik konusu, devlet politikaları ve düzenlemelerinin artmasıyla daha çok önem kazanacak. Dünyanın durağanlıktan uzak, kaotik bir yapıda olması nedeniyle lojistik sadece lojistik değil 'sistem yönetimi' bakış açısıyla ele alınmalı. Bu koşullarda, risk yönetimi de oldukça önem kazanacak.”

“Blockchain uluslararası ticareti demokratikleştirecek”

Endüstri 4.0 ile tüm sektörlerde olduğu gibi lojistik sektöründe de paradigmanın kaydığını belirten Doç.Dr. Ezgi Uzel, emek yoğundan teknoloji yoğun işgücüne olan talebin artacağı, bunun da en çok istihdam alanında etkisinin fark edileceğini vurguladı.

Özellikle depo operasyonlarında robotların kullanılmasının, sipariş yönetiminde yapay zekanın karar vericilere sunacağı desteğin önümüzdeki yıllarda sektörün gidişatına olumlu yön vereceğine inandığının altını çizen Doç.Dr. Ezgi Uzel, “Karanlık depoların gündemde olması ve nesnelerin internetinin kullanılmaya başlanması, sonuçların verimliliğe olumlu şekilde yansıması bu gidişatının en etkili göstergeleri. Bu teknolojilerin yanı sıra gündemi en çok meşgul eden blockchain teknolojisi de özellikle uluslararası ticaretin demokratikleşmesine, yani taraflar arasındaki ilişkilerin daha güvenilir, işlemlerin daha hızlı ve düşük maliyetli olmasını sağlayacak” diye konuştu.

Dönüşüme uygun eğitim modeli

Beykoz Üniversitesi olarak lojistik eğitimine sürdürülebilir, insan odaklı ancak teknolojiyle bütünleşmiş bir bakış açısıyla değerlendirdiklerine işaret eden Doç.Dr. Ezgi Uzel, “Özellikle Endüstri 4.0 ile teknolojideki gelişmelerin lojistiğe yansımasının farkındayız ve Lojistik 4.0 anlayışıyla bu değişim ve dönüşüme ayak uydurmaya çalışıyoruz. Ayrıca lojistik sektörünün en temel eksikliklerinden birisinin de uygulama olduğunu seneler içinde sektörle yaptığımız çalışmalar sayesinde fark ettik. Bu nedenle Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu olarak 3+1 eğitim modeline geçiş yaptık” diye konuştu.

Etiketler