20 °C

“Yeni bir eğitim modeli düşünmek ve tasarlamak gerekiyor”

TOBB ETÜ Rektörü Güven Sak, eğitim sisteminin kullanıcıların ihtiyaçlarını dikkate alacak şekilde tasarlanmadığına dikkat çekti...

“Yeni bir eğitim modeli düşünmek ve tasarlamak gerekiyor”

YEŞİM ARDIÇ

ANKARA - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) Rektörü Güven Sak, “Yeni bir eğitim modeli düşünmek ve tasarlamak gerekiyor. Yapanlar, deneyenler var. Değişmesi gereken yalnızca müfredat değil, eğitim yaklaşımı. Tekerleği yeniden keşfedecek değiliz, olanı buraya uyarlayacağız. Ama yapay zeka gibi gelişmelerde, trenin son vagonuna son dakikada atlıyor değiliz, lokomotifin içindeyiz” dedi.  

Güven Sak, Ankara Temsilcimiz Ferit Parlak’ın yapay zeka ve eğitim sistemimiz ile ilgili sorularını yanıtladı.

“Yapay zeka konusunda geç mi kalıyoruz?” diye sorarken, eğitimine yönelik ilk adım sizden geldi. Geciktik mi?

Doğru. Biz Türkiye’de söz konusu olan teknoloji ise, genellikle, trenin son vagonuna, son dakikada atlarız. Yapay zeka konusunda öyle olmasın istedik. Doğrusunu söylemek gerekirse, TOBB ETÜ Mühendislik Fakültesi’nin Yapay Zeka Mühendisliği Bölümü yatırımı ile ilk kez lokomotifin içindeyiz. 

Neden? 2018 yılı Ekim ayında MIT (Massachusets Institute of Technology) bir Yapay Zeka Fakültesi kurmak için 1.1 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıklamıştı. Schwarzmann School of Computing Eylül 2019’da, Blackstone kurucusu ve CEO’su Stephen Schwarzmann’ın 350 milyon dolarlık cömert bağışı sayesinde, açılacak. Biz de ilk öğrencilerimizle bölümümüzü Eylül 2019’da açmış olacağız. 

Hedefiniz nedir?

Hedefimiz, öncelikle, yeni teknolojiler söz konusu olduğunda, Türkiye’de finansal teknolojiler (Fintek) konusunda gözlemlenen canlılığa hem katkıda bulunmak hem de bundan yararlanarak üniversite müfredatını çağın gereklerine uygun bir biçimde dönüştürmek. Türkiye’de hizmetler sektörünün sanayinin ihtiyaç duyduğu sıçramayı yapabilmesi için yapay zeka uygulamalarının dönüştürücü etkisi son derece önemli olacak. 

Nasıl bu kadar zamanında davranabildik?

Doğrusu öncelikle TOBB ETÜ Mütevelli Heyet Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu, başlangıç için bizi teşvik etti ve ilk adımı atmak için gereken desteği sağladı. İkinci olarak, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK ) Başkanımız Prof. Dr. Yekta Saraç, kendisine derdimizi, ne yapmak istediğimizi anlatınca, süratle önümüzü açtı. Yüksek öğretim sisteminin teknolojik dönüşüm çağına ayak uydurması için  bizden desteğini esirgemedi. YÖK Eğitim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ömer Şişman ile YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ömer Açıkgöz projemizin şekillenmesinde bize çok yardımcı oldular.  Doğrusu ben kendilerine müteşekkirim. 

Bu bölümde okuyup mezun olan öğrenciler, hangi ihtiyaçlara cevap verebilecekler?

Yapay Zeka Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği ve Endüstri Mühendisliği tekniklerini finansal piyasalardan, akıllı şehir uygulamalarına; nesnelerin internetinden, otonom araba geliştirmeye kadar geniş bir yelpazede uygulayan disiplinlerarası bir bilim ve mühendislik dalı. Yüksek Öğretim Kurulu’nun bu yıl öğrenci açmamıza imkan sağladığı Yapay Zeka Mühendisliği Bölümü'nün şimdilik iki tane anabilim dalı var: Yapay Zeka ve Finans. Bu uzmanlaşma alanları arasına önümüzdeki yıl “Akıllı Şehirler: Yazılım Yoğunluklu Sistemler” i de dahil edeceğiz. Yapay Zeka çalışmaları hep belirli bir odak etrafında yoğunlaşıyor. Biz de eğitimi benzer bir biçimde kurgulamaya özen gösterdik. Eğitimi belli bir aşamadan sonra problem odaklı olarak örgütlemek, söylemesi kolay yapması zor olan bir mesele. Bu nedenle, ilk yıl 10 tam burslu öğrenci kabul edeceğiz.

Müfredat dışında ne değişecek?

Değişmesi gereken yalnızca müfredat değil, eğitim yaklaşımı aslında. Ama tekerleği yeniden keşfedecek değiliz. Olanı buraya uyarlayacağız. 

Dolayısıyla ilk hedefimiz finansal teknolojiler konusundaki yoğunlaşmaya katkıda bulunmak olacak. Biz, her yıl üç dönem eğitim yapmayı, ortak eğitim sistemini benimsemiş bir üniversiteyiz. Bu açıdan tüm diğer üniversitelerden farklıyız. Ortak eğitim sistemi küresel düzeyde bu alanın en iyi uygulamalarından biri. Öğrencilerimizi ikinci yıldan itibaren, ortak eğitim programı vasıtasıyla alanda, şirketlerde, kamu kurumlarında, düşünce kuruluşlarında çalışmaya başlıyorlar. Ortak eğitim bu süreçte bize büyük bir avantaj sağlıyor doğrusu.

TOBB ETÜ’nün ortak eğitim programı, şirketlerle, kamu kurumları ile ortak projelere odaklanmak ve hem öğretim üyelerimizin hem de öğrencilerimizin gerçek hayatta çözüm odaklı bir biçimde yoğunlaşmasına imkan sağlayacak. Teknolojik değişim artık sokakta.

Çok yakında, bildiğimiz üniversite modelinin bir anlamı kalmayacak galiba. Nereye varır bu değişimin sonucu?

Teknolojik değişim her şeyi değiştiriyor. Teknolojik değişimle katı olan her şey buharlaşıyor. Eski referans noktaları kayboluyor. Bu süreç içerisinde, doğrudur, üniversitelerin de değişmesi lazım. Kullanıcıların talepleri, ihtiyaçlar değişiyor. Bu talebe ve ihtiyaca cevap verebilmek için üniversitelerin değişimi de şart. Üniversiteler soruyor şimdi, “Ben nasıl değişeceğim? Neye ağırlık vermeliyim?” diye. Yapay Zeka Mühendisliği Bölümü bu soruya bizim verdiğimiz cevaplardan bir tanesi. 

Görünen köy kılavuz istemez. Farklı disiplinlerden, bölümlerden insanların bir arada çalışacağı bölümlerin, programların önemi artıyor. Daha da artacak. TOBB ETÜ olarak yabancı değiliz bu işe. Birkaç tane disiplinlerarası bölümümüz zaten var. Bu yapay zeka mühendisliği de disiplinlerarası bir bölüm olacak. Bakarsanız ilk 3 yıl zaten bilgisayar bilimleri ve endüstri mühendisliği programının bir bileşkesi olacak. Onlar birlikte gidecekler. 3’üncü yılın 2. yarısından itibaren yoğunlaşma alanı olarak finansı ekleyeceğiz. Teknik dersler bir çeşit problemlere göre biçimlenecek. Şirketler kesimi ve kamu ile bu sürecin tasarımında daha aktif bir işbirliği arıyoruz. 

Öğrencilerimizin lisans sürecinde, kullanıcıların karşılaştıkları problemleri daha yakından tanımalarını istiyoruz. Finansal teknolojiler ilk odak olacak. Aynı zamanda bu öğrencilerimiz mühendis olarak yetiştikleri için alandaki problemlere, alanda ortaya konulan sorulara hızla cevap üretebilecekler. 

Bu bölüme yönelik iş dünyasından talep geldi mi? Yoksa siz öngörülerinizle mi hareket ettiniz? 

Alanda ne olduğunu görünce, biz de ön alma gereği hissettik sanırım. Türkiye’de üniversitelerin sanayinin, hizmetler sektörünün teknolojik yenilenme sürecine daha aktif bir biçimde katılması gerekiyor. Bu amaçla tasarlanmış olan mekanizmalar son derece yetersiz. Özellikle bu yeni teknolojiler çağında, 19. yüzyıldan beri ilk kez karşılaştığımız derin teknolojik dönüşüm çağında, sınırda bilim yapmakla, sokakta teknolojik yenilenmeye katkıda bulunmak hiç bu kadar fazla örtüşmemişti.

Tekstil, makine sektörü gibi birçok sektörün yetişmiş eleman ihtiyacı ve Ar-Ge konusunda üniversitelerden beklentileri var. Bu konularda ne düşünüyorsunuz? 

Eğitim sistemimiz, kullanıcıların ihtiyaçlarını dikkate alacak şekilde tasarlanmış değil. Bu, hızlı değişim dönüşüm dönemlerinde daha fazla önemli oluyor. Üniversitenin değişime daha hızlı  adapte olması lazım. Onu sağlayabilmek için de sanırım eğitim sistemimizi nasıl değiştireceğimizi ilişkin yoğun bir tartışma yapmamız lazım. Daha probleme odaklı. Kullanıcıların karşılaştığı meseleler nelerse, onlara daha duyarlı, daha odaklı olmak gerekiyor. 

Arka arkaya bir ders yığınını “bakın bu da var” diye öğrencilere sunmak yerine, bir problemin etrafında, farklı dersler arasında bağlantıları kurarak, yeni bir eğitim modeli düşünmek ve tasarlamak gerekiyor.  Yapanlar, deneyenler var. Şimdi bizim de bu işe odaklanmamız lazım.

Ama başlangıçta dediğim gibi, bu kez, trenin son vagonuna son dakikada atlıyor değiliz, lokomotifin içinde olacağız. 

Tarladan, fabrikadan, kamudan ‘doğru veri’ gelirse...

Ferit Parlak - ferit.parlak@dunya.com

Yapay zeka konusunda TOBB ETÜ’nün, gelişmiş ülke üniversitelerinden dahi hızlı hareket etmesi gurur verici...

Nedir yapay zeka? En basit anlatımıyla; karmaşık veya karmaşık olmayan birçok veriye sahip olmak ve o veriler arasında bağlantılar kurarak sonuçlara ulaşmak...

O sonuçlar ışığında üretimden satın almaya, eğitimden siyasete kadar her alanda politika ve uygulamalar geliştirebilmek...

Ama, karar alma ve uygulama hızımızı artıracak ve geleceğimize yön verecek bu sistemler için, öncelikle ‘veri’ gerekiyor...

Ama, tavandan tabana kadar ‘doğru veri’...

Yani, veriler ışığında karar aldığı/sonuçlar, politikalar geliştirdiği için; fabrikalardan, tarlalardan, okullardan, kamu kurumlarından ‘doğru veri’ alabiliyorsak, yapay zekanın faydasını görebileceğiz...

Tarladan, fabrikadan, kamudan doğru verinin gelmesi için neler yapılabilir? O ‘apayrı’ bir konu..

 

 

 

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap