6 °C

Koleksiyoner Can Has'tan tavsiyeler

"Artweeks @Akaretler" kapsamında gerçekleştirilen Art Talks söyleşilerinin konukları arasında Can Has da yer alıyordu. Sanatseverlerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, klasikten günümüze Can Has'ın koleksiyonerlik serüveni konuşuldu.

Koleksiyoner Can Has'tan tavsiyeler

"Artweeks @Akaretler" kapsamında gerçekleştirilen Art Talks söyleşilerinin konukları arasında Can Has da yer alıyordu. Sanatseverlerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, klasikten günümüze Can Has'ın koleksiyonerlik serüveni konuşuldu.

Can Has, koleksiyonerlere tavsiyelerde bulunurken şunları söyledi:

"Müze kurmak veya yeni koleksiyoner olmak isteyenlere tavsiyem; sürekli okuyun, araştırın, bol seyahat edin ve en önemlisi de güvenilir sanat danışmanlarından fikir edinin. Koleksiyon yaparken az, ama kaliteli eser almaya çalışın. Eserlerin sayısı değil kalitesinin her zaman önemli olduğunu sanatseverlerle paylaşmak isterim. Koleksiyonerlik için asıl göz eğitiminin önemli olduğunu vurgulamak isterim. Ben, 2000'li yıllardan sonra çağdaş eserler toplamaya başladım."

İstanbul resimleri ilgi alanı

Koleksiyonunda Mehmet Güleryüz, Fahrelnissa Zeid, Erol Akyavaş, Burhan Doğançay, Abdurrahman Öztoprak, Canan Tolon gibi sanatçıların olduğuna vurgu yapan Has, bu konuda şöyle konuştu:

"Beni asıl cezbeden ise tarihi dokusu olan eski İstanbul resimleri. Nâzım Ziya'nın, Halil Paşa'nın resimlerindeki tarihi gerçeklik hoşuma gidiyor. Fahrelnissa Zeid'i çok beğeniyorum, çeşitli portreleri var elimde. Buradaki ofisimde daha klasik eserler, evimde ise daha modern tabloları sergiliyorum. Halife Abdülmecit'i çok beğeniyorum, pek çok sanatçıyı destekleyip yurt dışına göndermiş, mesela Avni Lifij'i Fransa'ya gönderen kendisi. İzzet Ziya, Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu da çok hoşuma gidiyor.

Ayrıca koleksiyonumda bir Hale Asaf var, kendisi çok genç yaşta ölen bir sanatçımız. Bilinen 25-30 tane eseri var ve onlardan bir tanesine de ben sahibim. Eğer klasik sanatçılardan bahsedecek olursak, eserlerimde İstanbul'un belli yerleri olmasını yeğliyorum; özellikle Kurbağalıdere, Göksu gibi. Ayrıca eserin figüratif olmasını ve sanatçının tuval üzerine yağlı boya çalışmış olmasını tercih ediyorum, çünkü o devirde tuval bulunmadığı için birçok sanatçı malzeme yetersizliğinden ötürü duralit ve mukavva üzerine çalışmıştır, İbrahim Çallı gibi.

Bilgi birikimi önemli

Halil Paşa'nın kullandığı tuvaller genellikle çuval niteliğinde olduğu için Halil Paşa resimlerinde kolaylıkla çatlamalar olur. Bu, zamanla oluşabilecek bir bilgi birikimidir. Bana şöyle 10-15 metre uzaktan klasik ressamların veya çağdaş sanatçıların eserlerini gösterdiğiniz zaman, ben imzayı görmeden bu sanatçının kim olduğunu, nadiren yanılsam da, söyleyebilecek durumda olduğumu düşünüyorum."

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.