18 °C

Laleyle yemek yapıldığını biliyor musunuz?

Musa Dağdeviren’in Yemek ve Kültür’deki yazısında laleyle yapılan yemeklere dair bilgiler yer alıyor. Unutulmuş halk yemeklerinden yedi tarif kısmında da laleyle yapılan bir yemek ve şerbete yer veriliyor derginin sayfalarında.

Laleyle yemek yapıldığını biliyor musunuz?

Yemek ve Kültür dergisinin bahar sayısında yine ilginç konular yer alıyor. Enis Batur “yemek zamanı”nın dünü, bugünü, geleceği ekseninde değişen değerler,  hayatımızı kuşatan yeni teknolojilere inat yaygınlaşan “Yavaş Yemek” hareketinin izinde yakın gelecekte ne yiyeceğimize bakıyor. Hilmi Yavuz ise Dionysos’un rehberliğinde içki ve şiir arasındaki ilişkinin peşine düşüyor. George R. R. Martin’in kitabından uyarlanan, son zamanların ilgi gören televizyon dizilerinden, “Taht Oyunları”ndan yola çıkarak mantarların koku duyumuza gönderdikleri sinyallere nasıl ulaşılacağını Vedat Ozan anlatıyor.

Amerikalı Kızılderililerin ekin floramıza ne denli katlıları olduğu P. Marchenay, J. Barrau ve L. Bérard’ın yazılarında. Kanuni Sultan Süleyman’ın sofrasına dair yeni bilgiler ise Kaan Doğan’ın yazısında. Sırrı kutsalında saklı olan laleyle ilgili Musa Dağdeviren’in yazısında laleyle yapılan yemeklere dair bilgiler yer alıyor. Unutulmuş halk yemeklerinden yedi tarif kısmında da laleyle yapılan bir yemek ve şerbete yer veriliyor.

Gastrodiplomasi

Johanna Mendelson Forman mutfak siyasetinden gastrodiplomasiye geçişi anlattığı yazısında yemeğin sofranın ötesine uzanan, yeni gelişmekte olan güçlü bir araç olduğunu söylüyor. İstanbul’a yolu düşen bir sadrazama Bahariye Sahil-Sarayı’nda verilen bir ziyafeti ise A. Çağrı Başkurt kaleme almış. Son yılların gözde baharatlarından olan zerdeçalla ilgili her şey Maria A. Botsivali’nin yazısında yer alıyor. Candan Türkkan gıda bankalarıyla ilgili bilgi vermeye devam ederken sorularını ve önerilerini sunuyor.

Serkan Gedük Osmanlı döneminde kutlanan önemli bayramlardan biri olan nevruzu, Topkapı Sarayı’ndaki nevruz törenleri ve nevrûziyyeliklerle birlikte anlatırken Saro Dadyan Eremya Çalabi Kömürcüyan’ın İstanbul Tarihi kitabından yola çıkarak İstanbul mutfağına uzanıyor.
Tanıl Bora’nın Murat Sevinç’in Hey Garson! adlı kitabıyla ilgili yazısı garsonluk dünyasına, lokanta hayatına, zorluklarına dair saptamalar içeriyor. Bu sayıda Raife Polat, Severler Lokantası’nın sahipleri Basri Sever ve oğlu Kurtuluş Sever ile görüşürken Pelin Özer Ayaspaşa Rus Lokantası’nın sahipleri Cemal Ok ve oğlu Serkan Ok ile söyleşmiş.