22 °C

Üç antik kent, bir festival…

Otele yerleştikten sonra kültür turuna önce Milet Müzesi ile başlamalı… Yöredeki Milet antik kenti, Priene antik kenti ve Didim Apollon tapınağı buluntularının sergilendiği müze… Bir de bu geziyi Didim Vegan Festivali ile aynı tarihlere getirirseniz…

Üç antik kent, bir festival…

Haftasonu tatili yapmak isteyenler için Didim; 90 kilometrelik sahil şeridi, aralarında ünlü Altınkum’un da olduğu onlarca plajı, güneşi yanında gezilecek, görülecek yerleriyle de zamanın bir dakikasının bile boş geçmeyeceği bir destinasyon… Didim’de bir otele yerleştikten sonra kültür turuna önce Milet Müzesi ile başlamalı… Yöredeki Milet antik kenti, Priene antik kenti ve Didim Apollon tapınağı buluntularının sergilendiği müze… Burada, Milet antik kentine ait; canlandırma Minos dönemi (M.Ö. 20-15 yy) mutfağı, Minos dönemi buluntuları, Zeytintepe arkaik Afrodit kutsal alanı buluntuları, Gacartepe mezar buluntuları yer alıyor. Milet’ten Didim Apollon tapınağına giden Kutsal Yol buluntuları ve Apollon tapınağı adak eşyaları da yine sergi salonunda yer alıyor. Priene antik kenti, zengin evlerinden buluntular, çeşitli dönemlere ait sikkeler, süs eşyaları, cam koku şişeleri, bronz eşyalar ve figürünler, pişmiş toprak eşyalar ve figürünler de aynı salonda. Milet’e gidildiğinde mutlaka ziyaret edilmesi gereken Menteşeoğulları Beyliği’ne tarihlenen İlyas Bey Camii buluntuları da sergilenen eserler arasında.

Burada bilgilerimizi artırıp tazeledikten, bu üç kenti ve camiyi gezip Büyük Menderes’in doldurduğu liman Karina’da harika doğayı seyrettikten sonra Doğanbey köyünde soluklanıp bir çay içmek, 3 bin 200 yaşındaki zeytin ağacının altında oturmanın keyfini yaşamak Didim’de üç günlük bir program için harika bir rota… Bu arada Akköy’de tarihi taş evleri görmek, yakınındaki tarlalardan çilek yemek de işin cabası… Bafa gölünü de rotalarınız arasına katabilirsiniz çünkü Didim, kuzeyde Bafa Gölü ve Menderes Nehri ile sınırlanmış bir yarımada şeklinde…
Bir de bu geziyi Didim Vegan Festivali ile aynı tarihlere getirirseniz… Düşüncesinin temelinde doğa, hayvan ve insan sevgisi yatan, Türkiye'nin ilk vegan festivali, insanlık tarihinde doğa bilimleri konusunda önemli çalışmalar gerçekleştiren Tales’in şehri Didim’de üç senedir gerçekleştiriliyor. Didim Vegfest’te söyleşilere katılmak, vegan lezzetlerin satıldığı standları ziyaret etmek, konserleri, eğitimleri izlemek ve mutlaka görülmesi gereken yöredeki değerleri dolaşmak mümkün…

Apollon Tapınağı

Didim’in en önemli özellikleri arasında nemin az, oksijenin bol olduğu havası geliyor, bu nedenle astım hastalarına öneriliyor...

Didim’deki Apollon Tapınağı, antik dönemin kehanet merkezi. Milet ve çevre kentlerden gelen ziyaretçilerin, Panormos limanından karaya çıkarak, tapınağa etrafında heykeller sıralanmış bir “Kutsal Yol” ile ulaştıkları biliniyor. Heykellerden bir çoğu, 1858 yılında Newton tarafından British Museum’a gönderilmelerine kadar orijinal yerlerindeymiş.

Bir Roma efsanesine göre gözleriyle baktığı kişiyi taş haline getiren Gorgon kız kardeşlerden Medusa’ya ait baş kabartması da Apollon Tapınağı’nda…

Milet, 20 kilometre mesafede

Milet, Didim'e sadece 20 km. mesafede. Dönemin yedi bilgesinden biri olan Tales, dünyanın ilk haritasını yapan Anaksimandros, filozof ve tarihçi Hekaitos, şehir plancısı ve mimar Hippodamos  Milet'te yaşamış. 

Tıpkı Priene gibi kurulduğunda deniz kenarında olan kent, Büyük Menderes nehrinin taşıdığı alüvyonlar yüzünden bugün ovanın ortasında kalmış. Menderes Nehri'nin bir başka eseri de kent merkezine 30 km uzaklıktaki Bafa gölü. Bafa, eskiden Ege Denizi'nin bir koyu iken, ırmağın taşıdığı alüvyonlarla denizle ilişkisi kesilerek göle dönüşmüş.

Milet M.Ö. 7. ve 6. yüzyılda en parlak dönemini yaşamış. Giderek İyon dünyasının başkenti haline gelmiş. Priene'deki tiyatro nasıl en iyi Helenistik örneklerden biriyse; Milet Tiyatrosu da, Yunan – Roma’nın en güzel örneklerinden. Helenistik dönemde 5 bin 300 kişilik olan tiyatronun kapasitesi, Roma döneminde 19 bin kişiye çıkarılmış. Bugün tiyatronun üçüncü katı yerinde, Bizans ve Osmanlılar zamanında kullanılmış bir kalenin kalıntıları yükseliyor.
Anadolu'daki en büyük Roma hamamlarından biri olan Faustina Hamamları da burada… Roma İmparatoru Marcus Aurelius hamamı, eşi Faustina için yaptırmış.

Priene antik kenti

Priene ise bana arkeolojiyi sevdiren kent… Yıllar yıllar önce gittiğimdeki gibi yine etkilendim Priene’den… 370 metre yüksekliğinde sarp kaya üstüne kurulmuş şehri, bir kez daha adım adım dolaştım. Helenistik tiyatronun basamaklarında oturmanın keyfini yaşadım…

Karina

Eski liman Karina’ya ulaştığımızda bir zamanlar zeytin ve zeytinyağı için yanaşmakta olan gemileri hayal ettim… Bugün Menderes’in doldurduğu alana flamingolar, tepeli pelikanlar, ördekler, kazların yine gelip gelmediklerini sordum; neyse ki hâlâ geliyorlarmış…

Akköy

Milet’e giderken içinden geçtiğimiz Akköy’ün terk edilmiş taş evlerini gezdim; günlerden Perşembe olmadığına, köylülerin tarlalarından getirdiklerini sattıkları Akköy pazarından alışveriş yapamadığıma hayıflandım… Bölgedeki çilek tarlalarının leziz çileklerini ise yol kenarında satıyorlar…

Doğanbey

Milet ve Priene’nin arasındaki Doğanbey köyü, yani eski adıyla Domatia da görülmesi gereken yerlerden… Taş evler harap halde olsalar da halen duruyorlar… Yollar halen Arnavut kaldırımı, tıpkı çocukluğumun İstanbul’undaki gibi…

Anıt ağaç

Günümüzün bir bölümünü fizik profesörü Selçuk Aktürk'ün, üç yıl önce satın aldığı zeytinlikte bulunan zeytin ağacının altında geçirdik. Çapı dört metreyi bulan Ata Ağaç, hâlâ zeytin veriyor…

Bir festivalden öte…

Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay’ın hayata geçirdiği Vegan Festivali de bir festivalden öte olmayı, çevreyi ve kültürel değerleri tanıtmayı da hedefliyor… Bu yıl, festival kapsamında hayvansal ürünlerin olmadığı 200 stant açıldı. Festivale katılanlar, yaptıkları ürünleri sergilediler. Mantardan yapılan kokoreç, patates ve bezelye püresinden yapılan peynir, buğdaydan yapılan döner gibi ürünler de standlarda yer alıyordu… Festival alanını gezip alışveriş yapanlar, rotalarını yukarıda anlattığım mekânlara çeviriyor, akşam konser alanında yeniden bir araya geliyorlardı…