8 °C

2020’de ABD ‘Suudi Amerika’ olacak!

Ali Ağaoğlu ve Hakan Güldağ, Şans Sohbetleri’nde bu hafta, ABD'de artan petrol üretiminin petrol piyasalarında güç dengelerini yeniden belirleyeceğini masaya yatırdı.

2020’de ABD ‘Suudi Amerika’ olacak!

Selenay YAĞCI

Ali Ağaoğlu ve Hakan Güldağ bu haftaki Şans Sohbetleri’nde 2020 yılında dünya ekonomisine yön verecek gelişmeleri, petrol ve altın fiyatlarında beklenen değişimleri masaya yatırdı. İkili, Değerli Konut Vergisi'ndeki adaletsizliğe de dikkat çekti.

HAKAN GÜLDAĞ: 2020’ye günler kaldı. İstersen 2020 tahminleriyle devam edelim. The Economist’in son analizine göre, “Dünya 2020’li yıllarda, 2010’lu yılların ancak yarısı kadar büyüyecek.” Bu oldukça tedirgin edici bir yaklaşım ve dünya ekonomisinin yavaşladığına işaret ediyor. Sen nasıl düşünüyorsun?

ALİ AĞAOĞLU: Ben buna, parasal genişleme, bedava para dönemi diyorum. ABD, aslında bedava para dönemi ile 2000’lerin başındaki krizi 2008’e kadar erteledi. 2008’de kendi krizinin bir kısmını dünyaya ihraç etti. Bunun karşılığında parasal genişleme ile 2018- 2019’a kadar geldik. Parasal genişlemelerin sağladığı marjinal faydaların azalacağı bir döneme geliyoruz. Herkes makul kabul edilebilecek seviyelerin altında bir büyüme, sıkıntıların daha fazla hissedildiği bir dönem bekliyor. 2019’da dünya ticareti 2 puan küçüldü. 2020 yılında da böyle devam etme ihtimali büyük.

GÜLDAĞ: Öyle mi görüyorsun? OECD ve Dünya Bankası’nın küresel ticarete yönelik tahminleri 2’nin üzerine çıkmış durumda. IMF’nin tahminleri ise 2.2 seviyesinde.

AĞAOĞLU: 3 değil ama?

GÜLDAĞ: Dünya ekonomisinin büyümesinde 3 ve üzeri büyüme tahminleri var. 3.2 ila 3.6 arasında…

AĞAOĞLU: Çin ile ABD arasında bizim ticaret savaşı dediğimiz ama aslında geride teknoloji savaşı olan süreç devam edecek. Faz 1 imzalandı, ama iş bitti mi? Bitmedi.

GÜLDAĞ: Bitmedi ama niye imzaladı?

AĞAOĞLU: Kendini Trump ve Şi’nin yerine koy ayrı ayrı… ABD seçimleri geliyor.

GÜLDAĞ: Seçim geliyor diye Trump’ı etkileyen bir şey yok ki. Çin’le mücadele ediyor, etmeye de devam edecek. Ne sıkıntısı var?

AĞAOĞLU:
Sıkıntı başarı hikayesi yok. Savaşı sürdürürken birisi sana sormaz mı, ‘Neden savaşıyorsun?’ diye. Ama, ‘Ben bir mevzi kazandım, adına da Faz 1 dedim’ dersen, ‘ Ben bunu başarabiliyorum’ dersin.

GÜLDAĞ: Başarı mı?

AĞAOĞLU: Bir yerde bir çözüm gerekiyor. Bir şey sağladı mı dersen, bir tür ateşkes bu. Neyin ateşkesi? ‘Biz bir süre dinlenelim, sonra devam ederiz’ ateşkesi. Çin, ağır ihracat vergisi anlaşmasına imza atmak zorunda kaldı. Trump kazandı mı kazandı. Çin tarafı da zaman kazandı.

GÜLDAĞ: Çin zaman kazandı, Trump mevzi kazandı.

AĞAOĞLU: Bence öyle. Ama devam edecek. Bu yılın ikinci 6 ayında sürekli gelen raporların ilk maddesi ABD-Çin ticaret savaşlarıydı. Bir sonuç çıkmayacağını hepimiz biliyoruz, ama hep gündemdeydi. Bu konu beklenti ve güven mekanizmalarını bozuyor.

GÜLDAĞ: Merak ettiğim bir konu var. ABD-Çin ilişkileri her şeye rağmen bir yola girdi. İmzalar atıldı. Brexit’te belli bir netlik oluştu. Yol alındı. Yatırımcılar neden hala altın fiyatına oynuyor? Eğer altın güvenli limansa, bunun biraz aşağı doğru gelmesi gerekiyor. En azından 2018’den 2019’a sarkan bazı problemler, 2019’un sonunda bitiyor gibi görünüyor. Niye altın fiyatlarında durum bu?

AĞAOĞLU: Altın fiyatı çok yükselmiş değil aslında.

GÜLDAĞ: Öyle mi düşünüyorsun? Ama 2019 boyunca altın fiyatları çok yükselmedi mi?

AĞAOĞLU: Tabii. Ben altın parlayacak demiş, bu yılı altın yılı ilan etmiştim. Ama altın güvenli limandan çıkıyor. 2019 yılı bütün dünya borsalarında en parlak yıllarından biri oldu. Yüzde 20-25 artışlar yaşandı. Kuvvetli paralar bazında en kötü olan Avrupa’da bile yüzde 20’ye yakın oldu artışlar.

GÜLDAĞ: 4.6’ydı en son gördüğüm reel ama…

AĞAOĞLU: Pozitif bir artış var her tarafta. Küçülen bir Avrupa’da pozitif tarafta olan bir tek borsa var. ABD borsaları yüzde 20’nin üzerinde getiri sağladığı bir yerde, emtia tarafında fazla bir şey yok. Petrol artış sağladı ama petroldeki manipülasyonun haddi hesabı yok. Özellikle Aramco’nun hakla arzı nedeniyle petrol fiyatlarında manipülasyon oldu. Onun dışında kalan değerli metaller bedava paranın gideceği yerlerden bir tanesi olduğu için yükselmeye devam ediyor. Altında pozisyonlanma açısından biraz sıkıntı var.

GÜLDAĞ: Gümüşe çok yatırdılar.

AĞAOĞLU: Fiziki gümüşün yüzde 50’ye yakını JP Morgan pozisyonları arasında görünüyor. GÜLDAĞ: O kadar mı?

AĞAOĞLU: Ciddi fiziki gümüş pozisyonları var, onların el değiştirmesi gereken dönem. Önümüzdeki yıl daha fazla çıkabilir gümüş. Çünkü altın/gümüş rasyosunda, gümüş çok zayıflamış durumda. Eğer altın yükselmeye devam ederse, gümüş bir tık daha fazla yükselebilir. Böyle bir ihtimal var.

GÜLDAĞ: Brent petrolü fiyatları son dönemde yukarıya doğru kıpırdama yaptı. Bizim ‘Yeni Ekonomi Planı’nda 2019 için 63 dolar olarak kabul ediliyordu. 2020 için 58 dolar fiyat verilmiş. Sence bu tutacak bir şey mi? Önümüzdeki yılda 66 dolar seviyelerinde olacağı yönünde bir beklenti de var.

AĞAOĞLU: Orada raporlar değişik. 62, 66, 73 ortalama hesaplayanlar var.

GÜLDAĞ: 73 de var mı? Olur mu o kadar? Dünya ekonomisindeki kıpırdanma oraya kadar götürür mü?

AĞAOĞLU: Ben beklemem dedim. Ama çok önemli bir şey var. ABD, İran ilişkisi meselesi başka bir noktaya evrilebilir. ABD seçim arifesinde ve böyle zamanlar başkanlar ikinci kez seçilebilmek için savaş çıkarıyor. Cumhuriyetçiler de bu işi pek severler. İran gerilimi tırmandırabilir. Bu ihtimal var. Böyle bir durum olduğunda petrolün fiyatı artabilir. Fakat olması gereken fiyat, brent petrol için 60 doların altında bir yerlerde olmalı. Batı Teksas (WTI) petrolü ile şu anda 6.5 dolar fark var aralarında. Normal şartlarda orada üretim artıyor. 2020 Amerika’nın ‘Suudi Amerika’ anılacağı dönemin başlangıcı. Bu da dünyanın en büyük petrol üreticisi Amerika olacak demek. İhracata da 3 yıl önce izin verdiler. Artık yapabiliyorlar.

GÜLDAĞ: Dünyanın en büyük ihracatçısı olma ihtimali de çok yüksek.

AĞAOĞLU: Çok yüksek. Dünyanın en fazla petrol ithal eden ülkesiyken, artık en fazla ihracat eden ülkesi haline gelecek. ‘Amerika petrolü kontrol etmek için savaş çıkarıyor’ dönemini kapadık. Bir süre sonra ABD’deki doğalgaz boru hatları ve taşıma sistemi daha fazla devreye girip ihracata uygun hale getirildiğinde, WTI petrolü ile bizim kullandığımız gösterge olan brent petrol arasındaki fark açılacak.Amerikan petrolünü dışarı ihraç edecek yeterince boru hattı yok. Sistem de ona uygun değil. Yavaş yavaş oluşturuyorlar. Fark kapanacak. Kapanırken genel anlamda petrol fiyatları düşecek. İran faktörü önemli bir faktör.

Şu anda petrolün üzerinde bir risk birimi var. O risk birimi bizim 58 doların üzerinde bir yerde oluşur.

GÜLDAĞ: Benim dikkatimi çeken nokta OPEC de yukarda kalması için bastırıyor sanki? Öyle görünüyor.

AĞAOĞLU: Beklenmedik bir kesinti artışı var. OPEC kesintileri günde 500 bin varil artırdı.

GÜLDAĞ: Şimdi Guyana var. 5 milyar varillik çok ciddi bir petrol rezervi ortaya çıktı. Latin Amerika ülkesi olan Guyana’nın nüfusu bir milyon bile değil. 2020’de yüzde 35’le dünyanın en hızlı büyüyecek ülkesi olarak görünüyor. İran da bir yeni havza buldu biliyorsun. Petrol bulunmaya devam ediyor, piyasaya da çıkıyor, ama dünya ekonomisindeki büyüme hızı, bu süreci pek destekleyecek gibi görünmüyor.

AĞAOĞLU: Üretim kısıntısıyla fiyatı yukarıda tutmaya çalışıyorlardı. Yeni kaynaklar geldiğinde üretim kesintilerini artırabilirler. İran satamıyor, ama Guyana satabilir. Guyana’nın pazara girmesi için fiyat kırması gerekiyor. Rakipleri ya ona eşlik edecek ya da zor olsa da kontrol altına alacaklar. Petrol fiyatlarında yukarı yönlü riskler sınırlı, aşağı yönlü riskler daha yüksek görünüyor. 58 dolar ve altı olabilir, ama İran meselesi çok önemli.

AĞAOĞLU: İran meselesi olmasa dünya ekonomisinin kendi büyüme rejimi ile petrol yukarı gitmez.

GÜLDAĞ: Ben de aynı kanaatteyim. Bizim YEP’teki tahmini de, gerçekçi olmayan tahmin gibi göremiyorum.

AĞAOĞLU: Evet. Hemen çöpe atmayalım.

GÜLDAĞ: Dünya’daki gelişmeler Türkiye’ye yarar mı, ne diyorsun?

AĞAOĞLU: Her anlamda pozitif ama, bazı amalarım var.

GÜLDAĞ: O zaman onu da haftaya konuşalım. Çok teşekkürler...

Bedava para bütün dengeleri sarstı

GÜLDAĞ:
Altınla petrol arasında hep korelasyon vardır. Ama son dönemde bunun koptuğunu gördük. Petrol düştü, altın çıktı. Birbirinden neden ayrıldı?

AĞAOĞLU: Sadece oradaki korelasyonlar koptu. Eski korelasyonlar bardak oldu. Eski çamlar bardak oldu misali… Bedava para bütün dengeleri sarstı. Amerika’daki fiyat kazanç oranı 20-22 yıl seviyesine ulaşırsa, pahalı bulunur, satılırdı. Şimdi 25 yıla çıktı. Şirketin 25 yıllık karını satın alıyorsunuz, çünkü ‘Bunun parası bedava, ben o riski alabiliyorum’ diyorsunuz. Bu sefer borsa yüzde 20 çıkıyor. Bir de faiz yükseldiğinde teknik olarak talebin azalması veya borsaların düzelmesi lazım. Amerika’da dolar tarafında güven problemi var. Bankalar, finansal taraflar birbirine güvenmiyor. Bu nedenle doların akışkanlığı azalmış durumda. O yüzden FED devreye giriyor. Geçen 2-3 ay içinde, 350 milyar dolarlık ekstra bir likidite sağladı. Bunu sağlamasa sıkıntı yaşanacak. Bu nedenle FED devreye girdi. Baktılar her derde deva oluyor bu FED. Eski korelasyonlarla uğraşmayalım dendi. Eskiden teknik olarak sınırlı bir para, bir havuzdan öbürüne gidiyordu. Emtiadan, hisse senetlerine, bonolardan endüstriyel metallere dolaşıyordu. Şimdi paranın üst sınırını açınca, her yere gidip her riski alabilir hale geldiler.

GÜLDAĞ: O da paralellikleri, birlikte davranışları, korelasyonları bozdu. Daha da yerine gelmez mi?

AĞAOĞLU: Bedava para dönemi devam ettiği sürece ben o dengelerin başka seviyede kurulduğunu düşünmüyorum. Aslında bunların denge olduğunu düşünmüyorum, çünkü ‘borsalardaki varlık fiyatlarında izlenen balonun karşılığında aynı miktar üretim artışı ve büyüme olmayacak’ diyoruz. Şimdi şöyle düşün, borsa Amerika’da tarihi rekor kırıyor. Yüzde 20’lik borsa artışı, yüzde 2-3’lük büyümenin karşılığı mı? Değil. Korelasyon en kökünden bozuldu. Kaynağı sınırsız haline getirince risk algısı da bozuldu.

GÜLDAĞ: Bol likidite ve düşük faiz dönemi 2020’de sürecek gibi geliyor.

AĞAOĞLU: Bana da öyle geliyor. Bağımlı olduk. Merkez Bankası’nda likidite olmadığı zaman krize giriyoruz.

GÜLDAĞ:
Şu anda üretebildikleri farklı çözüm yok.

AĞAOĞLU: Bunun nihai süreceğini düşünmüyorum.

GÜLDAĞ: Peki bir işaret görüyor musun?

AĞAOĞLU: 10 yılda ciddi bir sarsıntı olması gerekiyor.

GÜLDAĞ: Taşların yerinden oynaması gerekiyor.

AĞAOĞLU: Evet kesinlikle, teoriler de eskiyor. Dijital çağda herşey değişiyor, Üstelik inanılmaz bir hızla oluyor bu...

4 milyonluk 10 tane evi olana vergi yok

GÜLDAĞ: Değerli Konut Vergisi tartışma yarattı. Bu yıla yetişmez gibi görünüyor ama resmi bir açıklama da gelmedi. Ne düşünüyorsun bu konuda?

AĞAOĞLU: Ertelenecek haberleri var. Bir iki konuda netleşmek lazım. Varlık vergisi, zenginden daha fazla almak gibi konular yeni çağda tartışılıyor, ama verginin bir adalet sistemine oturtulması lazım. Sana gelen tepkiler nasıldı bu vergi ile ilgili?

GÜLDAĞ: Herkes tedirgin oldu. Algı da bozuldu. ‘Benim başıma her an her şey gelebilir’ algısı yarattı. Adalet meselesine de katılıyorum. Konuştuklarımdan bir kısmı ‘belli bir oranın üzerindeki kiraya gelse o zaman anlaşılır bir şey olabilir. Benim diyelim ki 10 milyonluk evim olabilir. Babamdan, dededen bir yerden kalma, ama benim gelirim bunu karşılayacak yerde olmayabilir’ diyor. Durduk yere mağduriyet yaratacak gibi duruyor. Konuştuğumuz vergi 20-30 bin kişiyi ilgilendiriyor. Ama derler ya cürmü kendinden büyük. İnsanlarda endişe yarattı.

AĞAOĞLU: Kamu düzenlemeleri konusunda son iki yılda dünya rekoru kırmışız. Eskiden, bu vergi düzenlemesi gibi düzenlemeler plan bütçe komisyonlarında tartışılıp, orta yol bulunuyordu. Geliri bu vergiye yetmeyen ev sahipleri evini satmak zorunda kalacak. Alıcılar da vergi var diye fiyat kıracak. 5 milyon TL değere kadar binde 3; 7 milyona kadar binde 5; 10 milyonun üzerinde yüzde 1’e kadar gidiyor. Benim 10 milyonluk evim varsa tamamından yüzde 1 alıyor. Bu da büyük bir adaletsizliği ortaya çıkarıyor.

GÜLDAĞ: Bir de 10 tane 4.99 milyon TL’lik evi olandan hiç vergi almıyor.

AĞAOĞLU: Mutlaka değişmesi gerekiyor. Anayasa Mahkemesi’nden dönmesi gerekiyor, çünkü çok adaletsiz. Tapu Kadastro tarafından emsal değerleri düzeltiliyor. Bunu şöyle düzeltelim: Her eve bir ekspertiz yapılsın. Herkese belli oranda vergi konulsun.

‘Bizi ilgilendirmiyor’ diye ses çıkarılmayabilir ama bu vergi parametrik hale getirildiğinde 2 milyona - 1 milyona indirebilirsiniz. Hala geniş halk kesimlerini ilgilendiren haline getirebilirsiniz. Bugünden adaletli sistem yapılmalı.

GÜLDAĞ: Tapu Kadastro doğru adres mi? Bu iş piyasa ekspertizlerine yaptırılabilirdi.

AĞAOĞLU: En az 2-3 görüş alınıp ortalaması alınabilirdi.

Türk yatırımcının sağduyusu kuvvetli

AĞAOĞLU: Türk yatırımcılar tarafından altın çok tercih ediliyor. Fiyat yükseldi, satan oldu mu?

GÜLDAĞ: Pek olmadı.

AĞAOĞLU: Neden?

GÜLDAĞ: Güven unsuru bizde sıkıntı. Doları da satmıyorlar zaten. Dolardaki yukarıya doğru çıkış, bizde altına karşı talep de doğurdu. Talep artışını 2018’in ortalarından itibaren görmeye başladık. Altın, ilginç şekilde sinyal verdi. Özellikle Türkiye’de varlıklı kesimler diyebileceğimiz kesimler altına yöneldiler. Sadece dini inanışla ilgili de değil. Bir yerlerden tüyoları aldılar ya da belki de sezgileri ile hareket ettiler.

AĞAOĞLU: Sezgilerine güvenmek lazım.

GÜLDAĞ: Gerçekten vatandaşlarımızın bir kısmı bu konularda bütün uzmanları çırak çıkarır. Sağduyuları çok kuvvetli. Önümüzdeki süreçte dolar konusunda baskı hissettikçe altına kaymalar olabilir. Bana göre doların üzerinde baskı olacak. TL’ye en azından yılın ilk yarısında fazla teveccüh olacağını düşünmüyorum. O açıdan içerde gidebilme yeri var.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap