4 °C

50 milyar dolarlık pazarın lideri olabiliriz

Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı Savaş Akcan, Türkiye'nin tohumda dışa bağımlı olmadığını vurguladı. Akcan, Türkiye'nin tarımda geldiği noktada doğru soruyu sorup doğru çözümlere ulaşması ve akılcı politikalarla 50 milyar dolarlık dünya tohum pazarının lideri olabileceğini anlattı.

50 milyar dolarlık pazarın lideri olabiliriz

Yeşim ARDIÇ

ANKARA - Tohum ve fidede dışa bağımlılığın arttığı yönündeki spekülasyonları yanıtlayan Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan, “Tohumda dışa bağımlı değiliz. 1.5 milyar dolarlık pazar için ithalatımız 170 milyon dolar. Yanı sıra 150 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiriyoruz. Ve inanarak söylüyorum, akılcı bir politikayla 50 milyar dolarlık dünya tohum pazarının lideri olabiliriz” dedi.

Akcan, Ankara Temsilcimiz Ferit Parlak’ın, son günlerin tartışma konusu olan hibrit tohum, Genetiği Değiştirilmiş Organizma’lı (GDO) tohum, sertifikalı tohum ve dışa bağımlılık ile ilgili sorularını yanıtladı.

- Tohumculukta dışa bağımlı olduğumuz yönünde haberler sıklaştı. Tohum üretiminde Türkiye ve dünyada son durum nedir?

Bugün itibarıyla dünyada, toplam tohumluk üretim değeri, yaklaşık 50 milyar dolara yükseldi. Üretimde ilk sırada 12 milyar dolarla ABD var. 10 milyar dolarla Çin ikinci ve 2.8 milyar dolarla Fransa üçüncü. Arkalarından 2.1 milyar dolarlık üretimle Brezilya ve 2 milyar dolarlık üretimle Kanada geliyor. Bizde ise 1.5 milyar dolarlık bir üretim var tohumda. 170 milyon dolarlık ithalatımız var. Ama 150 milyon dolarlık da ihracatımız var. Yani tohumda dışa bağımlı bir ülke değiliz. İhtiyacımızı üreten ve aldığımız kadar, yurtdışına mal satan bir ülkeyiz.

 - Dışa bağımlılık konusu gibi GDO’lu ve hibrit tohum kullanımı ile ilgili de ciddi, olumsuz, kaygı verici haberler var. Bu konudaki düşünceniz nedir? 

Tarım politikalarının tamamı yanlışken, tarım biterken, biz çıkmış, GDO’lu tohum, hibrit tohum, kanser eden tohum, kısır yapan tohum diye daha da darbe vurmaya çalışıyoruz. Ben bu tip algılarla, asıl problemin gizlendiği kanaatindeyim. Bu söylenenlerin hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır.

Türkiye'de GDO’lu tohum kullanamazsınız. 5977 sayılı Güvenlik Kanunu’nda Bu ülkeye GDO’lu tohum girişi, GDO’lu tohum üretimi ve GDO’lu tohumla ürün üretimi yasaklanmıştır. 5 ile 12 yıl arasında hapis cezası vardır. Tarım Orman Bakanlığımızın karantina unsurları ve laboratuvarları bunu ortaya çıkarabilecek kapasitededir.

Hibrit ve tek kullanımlık tohumlara karşı da bir yargı var.

Hibrit tohum ise verimi ve kaliteyi artırmak için bitki ıslahçılarının yaptığı bilimsel çalışmanın sonucudur. Ata tohumu diye domatesten bahsedilir. Eski tip domates tohumu yani. 20-30 yıl önce bir dekar alanda 3 ton ürün veriyor. Ama, şu anda bir dekar alanda 30-35 ton hatta 55-60 tonları zorlayacak üretim yapmak zorundayız. Tarım arazilerim aynı kaldı ama nüfusum her geçen gün artıyor. Turistte geliyor. İhracat da yapmak zorundayız. Hibrit çalışmasında döllenmeyle bir çeşit çıkartırsınız. Belki 180 çeşit çıkartırsınız ama bunun 179 tanesini çöpe atarsınız. Bir taneyi alıp, çoğaltıyorsunuz. Sonrasında da, ıslahçının 10-15 yıl emek vererek çıkardığı o çeşidin, o emeğinin karşılığını alması lazım. 100 tane islahçı, yıllarca çalışır 10 ürün çıkarır. Çok zordur. Hayatı boyunca çeşit çıkartamayan ıslahçı arkadaşlar var. O nedenle, tek kullanımlık tohum olması, bir çeşit telif gibidir. Hibrit, doğal sürecin hızlandırılmasıyla ortaya çıkan doğallıktır.

Verimli topraklarımızda fabrika, bina yapmamızı, bu nedenle Çankırı'nın bozkırında tarım yapmaya mecbur bırakıldığımızı konuşmuyoruz, bu kısır tartışmalara takılıyoruz.

- Dışa bağımlı olmadığımızı anlattınız. Mısır gibi ürünlerde çok soru işaretleri var ama. Madem üretebiliyoruz, neden kullanılan tohum yabancı tohum?

Ürün olarak doğru bir tespitte bulundunuz. Durumu da anlatan bir örnek. Evet, mısırda yüzde 95 ithal tohum kullanılabiliyor. Yerli üretici ise ürününü ihraç ediyor. Bizim çiftçi yabancı ürünü tercih ediyor. Piyasada yerli tohum olmadığı için değil. Mısır tohumunda dış sermayeli firmanın muazzam bir alt yapısı var. Çalışan sayısı fazla. Benim yerli ve milli mısır tohumu üreticim de tohumunu başka ülkelere satıyor. 16.2 milyon dolarlık ithalat yapmışız mısır tohumunda. 20.4 milyon dolar da ihracatımız var. En çok ithalat yaptığımız ürün domates, mısır, patates. En çok ihracat yaptığımız da ayçiçek, mısır, buğday.

- Fidecilikte de sorunlar var. Milyonlarca ceviz ekildi örneğin. Ama şimdi ağaçların meyve vermediğini duyuyoruz.

Her ürün gibi ceviz ekimi de bilimsel bir konudur. Önce arazi araştırılır. Suyun, iklimin, fidenin doğruluğu araştırılır. Sonrasında da sıkı çalışma gerektirir. Sosyal medyaya göre hareket ederek, hobi olarak yapılacak bir iş değil yani bu. Bir ara üzüm, asma, bağ kurma modaydı. Sonra ceviz, badem… Şimdi de popüler lavanta. Yıllarca ceviz üretmiş, köklü bir aileden, ağacı söktüğünü duyamazsınız. Çünkü o doğru yerde, doğru metodlarla, doğru işi yapıyordur.

- Bu tür sıkıntıların yaşanmaması, kaynak israfı olmaması için, tohum, fide satıcıları olarak insanları uyarma görevi üstlenemez misiniz?

Uyardığımız zaman, ya “bu adam başka bir endişeyle, benim bu işi yapmamı istemiyor” gibi, farklı tepkiler alıyoruz ya da internete, Google'a daha fazla güveniyorlar.

Geçen yıl tarıma aktarılması gereken desteğin 16 milyar TL'si yok

Tarım politikalarında öncelik ne olmalı?

Arazi kullanımının yanında, miras kanununun değişmesi lazım. 5 dönüm tarlaya bir traktör düşüyor bizde. Traktör yılda 10 gün çalışıyor. Bunlar birer maliyet. İtalya'da bir çiftçinin 3 çocuğu olsun, kalan miras 100 dekar olsun, devlet soruyor, “Hanginiz devam edecek?” diye soruyor. Tarımsal üretime devam etmek isteyen çıkarsa, kalan bölümün parasına uzun vadeli kredi imkanı sağlayarak, diğer çocukların payını veriyor. Arazi bölünmüyor. Bizde tam tersi. Arazi küçüldükçe de maliyetler yükselmeye başlıyor.

Yanı sıra küçük işletmelerin piyasalarda tek başına güç bulmaları mümkün değil. Birlikteliklerle ses çıkartabilirler. Aracı enflasyonu, kooperatifleşme süreciyle minimize edilebilir. Kooperatifler, kendi ürününü pazarlayabilir. Ürünün tarladan çıkış maliyeti 1 lira, büyük şehirde manavdaki değeri 7 lira. Aradaki 6 lira nerede? Çiftçi mağdur, “para kazanamıyorum” diyor; tüketici de, “Çok pahalı” diyor. Üreten de, tüketen de memnun değil. Sizce yetkililer bunu çözemez mi?

Biz artık, “Neden benim tarım ürünlerimin maliyetleri yüksek?”, “Neden benim çiftçim köyünü, tarlasını terk ediyor?”, “Neden ben bugün olması buğday üretiminde 25-30 milyon tonları konuşamıyorum?” sorularını sormalıyız ve çözüm geliştirmeliyiz.

Anayasa’da yazıyor... 'Milli hasılanızın yüzde 1’iyle tarımı destekleyeceksin' diyor. Geçen yıl 34 milyar TL olması gerekirken aktarılan rakam 18 milyar TL. 16 milyar TL yok.

Eskiden ocak ayında domates de bulunmuyordu

Kışın yaşadığımız domates, soğan, biber krizinde başka neden var mı?

Herkes, “Eskiden domates alıyordum, oda domates kokuyordu” diyor. Eskiden ocak ayında domates bulunmuyordu. Bunu söyleyen yok. Kışın domates yemek istersek, hem maddi hem manevi bedeli var. Maddi bedeli fiyatının yükselmesi, manevi de lezzetinin o noktada olamaması. Ocak ayının aldığı güneş ve ışık süresiyle haziran ayındaki bir değil. Birisi doğal ışıkla, diğeri suni olarak ısıttığınız serada yetişiyor.

Gerçek dışı bilginin, gerçeğe dönmemesi için!

Ferit Parlak ferit.parlak@dunya.com

Son veriler, tohumda 1.5 milyar dolarlık bir pazara ulaştığımızı gösteriyor...
Bu pazarın 170 milyon dolarlık bölümünü ithal ürünler oluşturuyor...
Yanısıra Türkiye’de üretim yapanlarımız, 150 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiriyor..
Örneğin mısır tohumunda ihtiyacı karşılayıp, üstüne ihraç edebilecek kadar üretimimiz varken, çiftçimiz ithal ürünleri tercih ediyor...
Ürün geliştirmek, uzun vadeli bir yatırım olduğu için; yerli üreticimizin desteklenmesi, sermaye sahibi yabancılarla rekabet edebilirliğinin sağlanması ve çok daha önemlisi çiftçilerimiz tarafından tercih edilmesi gerekiyor..
Aksi takdirde, bugün sosyal medyada dolaşan, ‘tohumda dışa bağımlıyız’ şeklindeki gerçek dışı bilginin, gerçeğe döneceği biliniyor...

 

 

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap