19 °C

63. Genel Kurul'dan izlenimler / 'Kayıtdışı kalan küçük küçük kalan firma da taşeron olmaya mahkumdur'

63. Genel Kurul'dan izlenimler / 'Kayıtdışı kalan küçük küçük kalan firma da taşeron olmaya mahkumdur'

63. Genel Kurul'dan izlenimler  / 'Kayıtdışı kalan küçük  küçük kalan firma da taşeron olmaya mahkumdur'

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin 63. Genel Kurulu "sakin" geçti. Özellikle de geçen yıl ile karşılaştırıldığında... Belki de en belirgin neden, bu yılki büyük buluşmanın iki seçim heyecanından da yoksun olmasıydı. Hem genel kurul seçimsizdi hem de geçen yıl hemen seçim öncesine denk gelmesi nedeniyle oluşan hareketli ortamdan yoksundu. Her yıl adeta siyasi arenaya dönüşen TOBB Genel Kurulu'nda bu yıl en önemli eksik ana muhalefet partisiydi. TOBB Genel Kurulu'na bu yıl CHP'den katılım olmadı. Geçen yıl bir hayli hazırlıklı görünen ve etkili bir konuşma yapan CHP lideri Deniz Baykal'ın bu yıl neden katılmadığı da büyük bir soru işaretiydi. Kulislerde, neden olarak, telekulak skandalıyla ilgili Cumartesi günü medyaya da yansıyan "dinlemenin arama sonrasında açık unutulan telefondan yapıldığı" yönündeki açıklamalar gösterildi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise gazetecilere, Baykal ile son olarak iki gün önce görüştüğünü ve davetine "şehir dışında olduğu için katılamayacağı" yanıtını aldığını söyledi. Hisarcıklıoğlu'nun verdiği bilgiye göre Baykal, "Daha sonra bir yönetim kurulunuza katılarak sizleri dinlemek istiyorum" demiş. Baykal fırsatı Değerlendiremedi Ancak nedeni ne olursa olsun, CHP'nin genel kurula katılmaması hoş karşılanmadı. Kimi delegeler, "Türkiye'de bir enerji birikimi var. Son dönemde Başbakan Erdoğan'ın yaptıklarını tasvip edenler hayli azaldı. Hemen her yerde eleştiriler arttı. Türkiye'de bir enerji birikimi var. Bu birikim bir yerlere akacak. Herhangi bir akıllı muhalefet bunu değerlendirir. TOBB Türkiye demek. Ana muhalefet lideri Türkiye'nin aynası niteliğindeki TOBB Genel Kurulu'na katılmıyorsa, görüşlerini bizlerle paylaşmıyorsa, denecek fazla birşey yok. Herhalde bizimle, üreten kesimle ilgilenip sorunlarımızı dinleyecek ve bir programa dönüştürecek başka liderler olacaktır" tepkisini dile getirdi. Genel Kurul'da ilk konuşmayı Başbakan Erdoğan yaptı. Oysa geleneksel olarak açılış konuşmasını TOBB Başkanı yapıyordu. Bu da bir anlamda, siyasi liderlerin, Türkiye'nin her tarafından gelip salonu doldurmuş TOBB delegelerinin tanıklığında, Türk iş dünyasının gidişatı nasıl gördüğü, ne tür talepleri ve beklentileri olduğunu Genel Başkanı'nın ağzından dinleme şansını veriyordu. Başbakan'ın isteğiyle bu fırsat kaçmış oldu. Oysa Başbakan konuşmasını yapar yapmaz bakanlarıyla birlikte salondan ayrılmayı tercih etmeseydi, hiç olmazsa, delgelerin her yıl gayet bilinçli olarak kullandıkları, konuşmaya ve konuşmacıya göre ayarladıkları alkış frekanslarından kendi hesabına bazı sinyaller alabilirdi. (Belirtmekte fayda var; hükümet kanadından sadece Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, genel kurulu baştan sona izledi, hatta genel kurul sonrasındaki sohbetlere de uzanan bir süreçte TOBB yönetimi ve genel kurul delegeleriyle birlikte oldu) Başbakan'dan çok künefeye rağbet Başbakan konuşmasını yaparken, koltuklar doluydu. Ancak ilk dikkatimizi çeken, salonun arka kısmında geçen yılki yığılmanın bu yıl olmamasıydı. Geçen yıl konuşma, istekli alkışlarla sık sık kesilirken bu yıl Başbakan'a hararetli alkışlar daha çok ön sırada oturan ve sayıları bir hayli kalabalık olan bakanlardan geldi. Salondan gelen alkış ise geçen yıla oranla çok daha cılızdı. Başbakan'ın konuşması sırasında, toplam 3 bin 900 olduğu belirtilen delege ve misafirlerin pek çoğunun salon dışında olduğu, genel kurulun yapıldığı TOBB - Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nin bahçesine yayılmış standlarda, Antakya künefesi, Manisa kebabı, Şanlıurfa çiğköftesi ile Afyon lokumu, mırra, kefir, erik, çiftlik dondurma ve erik gibi ürünlere rağbet ettiği gözlendi. Genel kurulda muhalefeti tek temsil eden MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Haluk Emin Ayhan'dı. Ancak, Hisarcıklıoğlu'ndan sonra konuşan Ayhan, içeride kalan delegelerin de dışarıya çıkmayı tercih etmesiyle neredeyse boş bir salona seslendi. Küresel yarışta geri kalıyoruz TOBB Başkanı'nın konuşması ise son bölümü dışında tansiyonu hayli düşüktü. Ancak önemli mesajlar içeriyordu. Bana göre, bunların arasında en önemlilerinden biri, "küresel yarışta geri kalmaya başladık" sözleriydi. Artık şu gerçeği görmemiz lazım diyordu Hisarcıklıoğlu, "yüzde 4'lerde seyreden vasat bir büyü hızıyla, ne işsizlik sorununu çözeriz, ne bizden 3 kat daha zengin Avrupa ülkelerinin seviyesine ulaşırız." Ve hemen ardından TOBB genel kurulara seslenerek bir başka uyarıda bulundu; "Biz kanaat önderleri olarak, şu basit ama acı gerçeği mutlaka anlatmalıyız. Küresel rekabette ayakta kalmak için, yatırım yapmak, büyümek gerek, Yatırım yapmak için de finansman gerek. Ama kayıtdışı kalan bir firmanın, bundan sonra banka veya benzeri finans kaynaklarına ulaşması mümkün olmayacak. Kayıtdışı kalan, küçük kalmaya mahkumdur. Küçük kalan da ancak taşeron olur." Sorun işsizlik değil mesleksizlik Hisarcıklıoğlu'nun konuşmasından ertesi günkü gazetelerde yansımayan bir başka önemli mesajı ise işsizlik, daha doğrusu mesleksizlikti. "Anadolu'yu karış karış geziyor ve görüyoruz ki; kahvehaneler işsiz dolu ama sanayicimiz çalıştıracak eleman bulamıyor. Demek ki sorun, sadece işsizlik değil, mesleksizliktir. Zira bizim ihtiyaç duyduğumuz beceriler, okullarımızda öğretilmemekte; okullarımızda öğretilen becerilerse işletmelerimizde kullanılmamaktadır." Alkışlamayan iş kadınlarına sitem Hisarcıklıoğlu, bir ara TOBB delegelerine, değerli işadamları ve işkadınları sözleriyle hitap etti ve salonun bir kesiminden kuvvetli bir alkış aldı. O yöne bakan ancak alkışlayanların arasında kadınların olmadığını gören Hisarcıklıoğlu, "iş kadınları dedim ama alkışlayanlar gene erkekler oldu" serzenişinde bulundu. Kadın Girişimciler Kurulu'nu oluşturduklarını anlatan TOBB Başkanı, "Kadınlarımızın ekonomik yaşamın içinde yer alması ve temsil edilmesi, iktisadi ve toplumsal gelişim için bir zorunluluktur" dedi. TOBB genel kurulundan "değişimin öncüleri ve hesap sorma kültürünün savunucuları olmazını bekliyorum" diye seslenen Hisarcıklıoğlu, "Büyük edebiyatçı Tolstoy'un dediği gibi; Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünüyor ama kimse kendini değiştirmeyi akıl etmiyor" diye konuştu. Vergi denetimi için özel vurgu Sık sık alkışlarla kesilen genel kurul konuşmasında Hisarcıklıoğlu, "Türkiye, dünya ekonomilerinin birinci liginde yer almak istiyorsa, kuralların olduğu, kuralların herkese eşit uygulandığı ve kuralların nasıl değiştirileceğinin de kurallara bağlandığı bir ülke olmalıdır" sözleri de bir hayli alkış aldı. TOBB Başkanı, kurallara bağlanması gereken ilk alanın ise "mali disiplin" olduğunun altını çizdi. Ancak asıl ilginç olan ve ertesi gün medyaya yansımayan vurgusu vergi denetimineydi. Hisarcıklıoğlu, "Vergi denetimlerini maksadını aşan uygulamalar olmaktan çıkarıp, kurallara bağlı hale getirecek adımlar atılmasını istiyoruz" sözleriyle bu konuda iş dünyasında duyulan rahatsızlığı dile getirme zorunluluğu duyduğunu hissettirdi. Son söz: 2009'dan sonra ne olur bilmem Hisarcıklıoğlu'nun, zaman zaman yumruğunu kürsüye vurarak tansiyonu yükselttiği konuşmasının son bölümü ise, kimi delegeler ve gazeteciler arasında "seçim bildirgesi gibi" yorumlarına neden oldu. Ünlü insan hakları savunucusu siyahi lider Martin Luther King'in retoriğini anımsatırcasına, "Benim Türkiye için büyük hayallerim var. Bugün yarını kurmaya başlayacağımız ilk gündür" diyen Hisarcıklıoğlu, genel kurul üyelerine dönerek "Hayallerimizin peşinden gidelim söz mü", sorusuna da salondan güçlü bir "söz" yanıtı aldı. Genel Kurul sonrasında, gazetecilerle sohbet eden Hisarcıklıoğlu, burada kendisine yöneltilen siyasete girip girmeyeceği yönündeki sorular üzerie, "2009'a kadar TOBB Başkanı olarak göreve devam edeceğimi ve bu görevi herşeyin üstünde tuttuğumu hep söylüyorum. Ondan sonra ne olur, bilmem" yanıtını verdi.