24 °C

Ağbal: 2017 bütçe açığı GSYH’nin yüzde 2’sinin altında olacak

Maliye Bakanı Naci Ağbal, yeni ekonomi ve maliye kararlarını DÜNYA’ya açıkladı. Bu yıl bütçe açığının GSYH’nin yüzde 2’sinin altında olacağını öngören Ağbal, “Yeni Gelir Vergisi Kanunu hazırlıyoruz, Pazartesi Bakanlar Kuruluna sunulacak” dedi.

Ağbal: 2017 bütçe açığı GSYH’nin yüzde 2’sinin altında olacak

Mehmet KAYA-Ferit B. PARLAK

Maliye Bakanı Naci Ağbal, ekonomi ve maliye alanında atılacak yeni adımlar ile bütçeye yönelik performans değerlendirmesini DÜNYA’ya açıkladı. TBMM Plan Bütçe Komisyonunda bulunan Gelir Vergisi Kanunu Tasarısının önergelerle değiştirilmesi yerine yeni bir kanunun TBMM’ye sevk edileceğini açıklayan Ağbal, yıl içinde özelleştirme ağırlıklı ilave gelir getirici önlemler üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Hükümetin genişleyici maliye politikasının arz yönlü, seçici ve süreli olduğunun altını çizen Naci Ağbal, ekonomiyi canlandırma hedefinin sağlandığını, önlemlerin bu etkisiyle bütçeye pozitif katkı vermeye başladığını anlattı. Ağbal, yıl sonu bütçe açığının bir miktar aşılma ihtimali olduğunu, ancak GSYH’nin yüzde 2’sinin altında gerçekleşeceğini belirterek, “Şu anda en önemli gündem istihdam ve enflasyonun aşağı çekilmesi. Kamu maliyesi dengesindeki olumlu gidişat devam edecek” dedi.

Naci Ağbal, Ankara Temsilcimiz Ferit Parlak’ın sorularını yanıtladı.

►Bir dizi harcama artırıcı önlem alındı, 2017 bütçe açığına etkisi tartışılıyor. İlk 4 aylık bütçe performansı da gözeterek siz bu tartışmaya nasıl bakıyorsunuz?

Öncelikle şu anda Türkiye son derece olumlu bir bütçe performansı görünümüne sahip. Son 5 yıllık ortalama genel devlet bütçe açığı GSYH’nin 0,7’si, 2016’da ise 1.1 seviyesinde. Son 15 yılda belki de ekonomide en başarılı olduğumuz alanların başında bütçe performansı geliyor. Türkiye’nin kamu borcunun GSYH’ye oranı önceki dönemlerle mukayese edilemeyecek seviyeye yüzde 72’den yüzde 28.3’e düştü. Şunu AK Parti olarak, hükümet olarak biliyoruz: Türkiye’nin bütçesi ne kadar sağlam olursa, ekonominin karşılaşacağı, riskler ve kırılganlıklar karşısında da o kadar dayanıklı oluruz. O açıdan bütçe performansını bozmak gibi asla düşüncemiz olamaz.

Yıl sonu itibariyle bütçe açığı hedefimiz 47 milyar TL. Genişlemeci maliye politikası nedeniyle açığımız bir miktar üzerinde olacak. Ancak sınırın dışına çıkan, kontrolsüz bir açık oluşmayacak. “2017 bütçe açığı, yüzde 2,5’lara çıkacak” diye değerlendirmeler oluyor. Hiçbir şekilde Türkiye’nin bütçe açığı (GSYH’ye oranla) yüzde 2’yi geçmeyecek. Yüzde 2’nin altında kalacak. Onu rahatlıkla görebiliyorum.

2016 15 Temmuz’da alçak bir darbe girişimi meydana geldi. O tarihten sonra ekonomide bir takım istemediğimiz gelişmeler de oldu. Böyle bir ortamda, maliye politikasının da bir rolü ve sorumluluğu vardı. Arz yönlü, seçici, sonuç alan ve geçici maliye politikası tedbirlerini devreye soktuk. Bunlar tabii ki kamu maliyesi üzerinde ilave yük, artış getirdi. Şunu söylemeye çalışıyorum: Kamu maliyesi, büyümeyi destekleyecek bir görünüme kavuştu, tedbirlerle ekonomi canlanmaya başladı.

►Tedbirlerin büyümeye etkisi olacak mı?

Maliye Bakanlığı olarak, kamu maliyesi üzerinden vermiş olduğumuz bütün bu destek karşılığını gördü ve üretimde ciddi anlamda bir hızlanma var. 2017’nin birinci çeyreğine ilişkin de olumlu beklentilerimiz var ama ikinci çeyrekte bana göre üretim tarafındaki göstergeler çok daha iyi gelecek. KGF’yi devreye sokmasaydık, kredi hacmi bu kadar genişler miydi? KOGEB desteklerini vermeseydik, KOBİ’ler nakit bakımından kendilerini rahat hissedebilirler miydi? Sektörel vergi indirimleri yaptık, dalga dalga diğer sektörlere yayıldı. Bütçe çok bilinçli, kontrollü, amacı, periyodu belli bir genişleme yapıyor ve nerede duracağını biliyor. Amaçlarını gerçekleştirmiş bir kamu maliyesi görünümü var. Bankalarımıza yönelik algı düzeldi, kârlılıkları artacak, sermaye yeterlilikleri konusunda olumsuz hava yok. Uluslararası bankalar, kuruluşlar Türkiye büyüme tahminini yukarı yönlü revize ediyor. Hükümet olarak OVP’deki yüzde 4,4 büyümeyi yakalayabileceğimizi görüyoruz. Her zaman ihtiyatlı olmakta fayda var. Şu anda ortaya çıkan öncü göstergeler Türkiye ekonomisinin 2017 yılında son derece olumluya giden bir performansı sergileyeceğini gösteriyor.

►Yıl sonu için bir miktar aşılma ihtimali var dediniz?

Her zaman için bütçe konusunda ihtiyatlı olmayı tercih eden bir insanım. Müdebbir tüccar gibi, bütçemin gelir tarafını sağlam tutarım, gider tarafında da elimi sıkı tutarım. Bu bilinç içinde hareket ediyoruz. Yıl sonunda bütçemizin şu anda gördüğümüzden daha iyi bir noktada sonuçlandırılacağına da inanıyorum. Her zaman ihtiyatlı olmak adına bu rakamları veriyorum, bütçe açığımız bir miktar yukarıda olacak diyorum ama bütün gücümüzle de bütçe dengesini istediğimiz noktaya çekmeye çalışıyoruz.

Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın bu konudaki hassasiyeti biliniyor. İlk 4 aylık rakamlara, bir takım rakamlara bakıp da Türkiye’nin bütçe performansı kötü noktaya gidiyor, cari açık yanına bir de bütçe açığı geliyor diye kimse endişeye kapılmasın. Bunu son derece önemsiyoruz.

►İlave önlem de planlanıyor mu?

Yıl içinde, bütçeye ilave gelir getirebilecek 'ne tür yeni çalışmalar yapılabilir' diye bakıyoruz. Şunu açıkça söyleyeyim; herhangi bir şekilde vergi, fiyat artışına neden olacak hiçbir düzenleme yapmayacağız.

2017 yılı bütçesi bakımından özelleştirme idaremizin öncelikli olarak yapabileceği özelleştirme uygulamalarıyla ilgili değerlendirmemiz var. Maliye Bakanlığı olarak vergi dışında gayrimenkul yönetiminden kaynaklı gelirlerimiz var. Diğer bakanlıkların önerileri var. Vergi dışı kalemlerde gelir artırıcı tedbirler olarak görüyorum. Yoksa, vergilerle, belirli ürünlerin üzerindeki vergilerle, özellikle dolaylı vergilerle ilgili bu sene içinde bir düzenleme yapmayacağız.

Maliye Bakanı olarak millete hem iş yaptıracağız, hem de para vermeyeceğiz. Bütün kurumlar para almadan nasıl iş yaparım onun gayreti içinde. Gerçekten hassasız, 2017 yılı bütçesini değerlendirirken ekonomiyi canlandırmak üzere alınan tedbir meselesi diye bakmamak lazım. Diğer maliyetlere rağmen bütçeyi bu sınırlar içinde yönetebiliyoruz.

►Arz yönlü maliye politikasının 2018’de de devam etmesi gerekir mi?

Kamu maliyesi tedbirleri olumlu etkiler yaptı. Doğru tedbirler ki piyasa buna olumlu reaksiyon veriyor. Ekonomideki olumlu gidişat devam ederse bir süre sonra tedbirlere ihtiyaç kalmadığını değerlendiriyoruz. Şu anda dış dünya bizim lehimize görünüme sahip. 2017 yılında ihracat büyümeye pozitif katkı verecek. Şu anda ortaya çıkan rakamlar bunu gösteriyor.

Büyük ülkelerin merkez bankalarının genişlemeci politikaları kaynak bulma ve kaynak maliyetini aşağı çekme konusunda olumlu görünüm sergiliyor. Emtia fiyatları bir miktar aşağı gelecek gibi görünüyor. Emtia ve petrol fiyatlarının bu seviyede olması da lehimize. İçerde siyasi belirsizlik yok. Seçim takvimi belirli. Arka arkaya reform yasalarını TBMM’ye getirmeye niyeti olan, bunu kararlılıkla ifade eden hükümetimiz var. Uyum yasaları süratle Meclis’in gündemine gelecek. Siyasi gelişmeler bakımından risk oluşturacak faktörler bertaraf edilmiş durumda.

Şu anda en önemli gündem istihdam ve enflasyonun aşağı çekilmesi. Kamu maliyesi dengesindeki olumlu gidişatın devam edeceğine inanıyoruz. 15 yıllık bir AK Parti hükümetleri bütçe performansı var. Bu konuda da zaman zaman bütçe disiplini bakımından risk oluşturacak gelişme olduğunda da hiç tereddüt etmeden kararlılıkla tedbirleri alıyoruz. 2009, 2013 yılında gördük. Hükümet olarak seçime bile bakmadan doğru olan neyse bütçeyle ilgili onların hepsini aldık.

Gelir Vergisi Kanun Tasarısı yenileniyor

"Şu anda Gelir Vergisi Kanunumuz Plan Bütçe Komisyonu alt komisyonunda. Biz bu tasarıyla ilgili birçok değişiklikler yapmak istiyoruz. Alt komisyonda değişiklikleri yapmak yerine, Pazartesi günü (12 Haziran) İnşallah Bakanlar Kuruluna yeni bir Gelir Vergisi Kanunu göndereceğiz. Yeni bir Gelir Vergisi Kanunu Tasarısını TBMM’ye sevk edeceğiz. Üç ana yapı değişikliği var. Kanunun yapısı değişiyor. Kişilerin kazançları üzerinden alınan vergileri düzenleyen Gelir Vergisi hükümlerini, bir kitapta, kurum kazançları üzerinden aldığımız vergileri düzenleyen hükümleri bir kitapta düzenliyoruz. Bir de ortak hükümler dediğimiz bölümler var. Onları da 2 ayrı bölümde düzenliyoruz. 4 kitaptan oluşan bir Gelir Vergisi Kanunu olacak. Bu uygulayıcılar için daha kolay bir yapı olacak. Madde sayısı biraz artıyor. Önceki tasarı 90 madde civarındaydı. Yeni tasarı 110 madde civarında olması lazım. Kentsel rantlar bu kanunda yok. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu kanun çalışmalarını yürüttü. Bu çerçevede Bakanlığımız bir noktada tekrar getirirse tekrar çalışmalar yapılması gerekir."

İngiliz modeli KDV için ağustosa kadar öneri toplanacak

“KDV kanununu baştan aşağı yeniden düzenleme söz konusu. Çalışma devam ediyor. Ortaya bir ürün çıktığını söylemem mümkün değil. Gelir İdaresi Başkanlığımız diğer ülke örneklerine de bakarak (İngiltere) çalışıyor. Sivil toplum örgütleri de çalışıyor. Temmuz-ağustos ayları içinde herkesin getirip çalışmalarını masanın üstüne koyması, bizim o çalışmaları derleyip toparlamamız, ondan sonra da ete kemiğe bürünen bir kanun çalışmasına dönüştürmemiz lazım. Kendimize üç aylık bir zaman biçmiştik, o takvim işliyor. STÖ’lere teşekkür ediyorum, rica ettim, öneri bekliyoruz. Biz diğer ülke örneklerine bakıyoruz. KDV kanununu, yatırımın, üretimin önünde engel olmaktan çıkaracak bir hedef koyduk kendimize. Bu hedefi realize etmek için ne tür değişiklikler getirebiliriz onun arayışı içindeyiz. Hemen şunu yapıyoruz dememiz yanlış olur. Amaçlarımızı baştan koyduk, beklentileri biliyoruz. Diğer yandan KDV önemli bir gelir kaynağı. Bu gelir kaynağının hassasiyetini de dikkate almak zorundayız. Bütün bunları dikkate alan çalışmayı tamamlayacağız.

'Atıl kaynakları harekete geçireceğiz'

►Mevcut OVP’de 2018’den itibaren bütçe açığını düşürmeye yönelik mali yaklaşım belirlenmişti bu karar devam edecek mi?

Eylül ayı geldiğinde 2018- 2020 yıllarını kapsayan 3 yıllık OVP’yi bütçe dengelerini daha olumlu noktaya getiren bir yaklaşımla açıklamak istiyoruz. Bir yandan ülkenin ihtiyacı olan yatırımları belki de artırarak devam ettireceğiz. Cari harcamaları başta olmak üzere tasarruf edilebilecek yerlerde tasarruf edeceğiz.

Daha fazla kaynak, gelir üreteceğiz. Bunu vatandaşa yük olarak değil, atıl kaynakları harekete geçireceğiz, ekonomiye kazandırılabilecek varlıkları harekete getireceğiz. Harcama tarafına geldiğimizde, yatırım, üretim, özel sektörü destekleyen, reel sektöre destek vermeye devam edeceğiz. Reel sektörü mutlaka ve mutlaka desteklememiz lazım. Yatırımdan tasarruf olmaz.

"Önlemlerin bütçeye etkisi ilk hesaplanandan daha düşük olacak"

Maliye Bakanı Naci Ağbal, ekonomik önlem paketinin ilk hesaplardan daha düşük yük getireceğini vurguladı. Ağbal, güncellenen hesapları kalem kalem açıkladı.

Hazine destekli kredi garanti programı: Görünüşte bir bankacılık uygulaması gibi olsa da esasında maliye politikası tedbiridir. Bankaların kredi kullanımından doğabilecek yüzde 7’ye kadar olan riskin tamamını sağlama taahhüdü verdik. İlk hesaplamada yıllara yayılan biçimde 18 milyar TL, 2017 için ise 4 milyar TL yük hesapladık. Şu anda gelinen noktada 2017 için 700 milyon TL yük tahmin ediyoruz. Tahsili gecikmiş alacak oranı ortalamada yüzde 3,2, KOBİ’lerde yüzde 4,5-5 aralığında Bizim programımız ise yüzde 7’ye kadar oluşturuldu. Ben inanıyorum ki maliyeti daha da düşük kalacak.

►KOSGEB kredi programı: KOBİ’lerin ciddi anlamda krediye erişim ile ilgili sıkıntısı vardı. KOSGEB üzerinden yaklaşık 470 bin işletmeye, 11 milyar TL’lik kredi paketi açtık. Bu da arz yanlısı bir uygulama. Toplam maliyet 2,5 milyar TL, 2017 için 800 milyon TL yük hesaplamıştık. Şu anda 500-600 milyon TL dolayında 2017 yükü tahmin ediyoruz.

►Vergi gelirleri: Rahatlıkla söyleyebiliyorum, 2017 yılında vergi gelirleri bütçe hedefi nin üstünde olacak. Özellikle dolaylı vergiler ekonomideki gelişmelere bağlı olarak bütçeye katkı verecek.

►Sektörel teşvikler: Sektörel vergi indirimleri yaptık. Eylül ayı sonu itibariyle bu vergi indirimleri devre dışı kalacak. Herhangi bir şekilde bunları uzatma planımız yok. Bunlar devre dışı kaldığı için sonraki aylarda vergi gelirlerim artacak, sonraki yılların bütçelerini de etkilemeyecek.

►Sosyal güvenlik primleri: Ocak-Şubat- Mart aylarındaki 9 milyar TL’lik sosyal güvenlik primleri, Ekim-Kasım-Aralık ayında tahsil edilecek

►Kamu alacak yapılandırması: 2017 yılında bütçede öngördüğümüz yeniden yapılandırma geliri 1,5 milyar TL’ydi. Şu anda 5,5 milyar TL’deyiz. Haziranın başındayız daha. Yeni bir yeniden yapılandırma kanunu var, 1 Temmuz 2016-31 Mart 2017 dönemini kapsıyor. Yine kampanya yapacağız. İnanıyorum ki yeniden yapılandırma kanunundan sonraki aylarda da ciddi gelir gelecek.

Gelişmişlere de model olacak maliye politikası
Ferit B. PARLAK
Darbe girişimi, terör operasyonları, sınır dışı operasyonlar, Suriyeli misafi rler, Güneydoğu’da bazı bölgelerimizin terör nedeniyle yeniden inşaası gibi son 1 yılda yaşadığımız yüksek maliyetli sıkıntılara rağmen, bütçe açığının 2016’da yüzde 1.1’de, hedefin de altında kalması kayda değer bir başarıdır... Yaşadıklarımızın beklentileri olumsuz etkilemesi nedeniyle ekonomide gerçekleşen daralma ve durgunluğun aşılamaması, çok daha büyük maliyetlere kapı aralayacakken KGF ve KOSGEB desteklerinin bir maliye politikası olarak devreye alınması ve son iki ayda yaşanan gerçekleşmeler diğer bir başarı hikayesidir... Bakan Ağbal ile yapılanları ve yapılacakları konuşurken, KGF aracılığı ile verilen desteklere gelen eleştirileri de yanıtlamasını istedik...

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.