Akaryakıtta kaçakçılığı önleme mücadelesi

Akaryakıt kaçaklığı ile etkin mücadele etmek amacıyla Nisan ayı sonunda yayımlanan 7318 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu ve Petrol Piyasası Kanununda önemli bazı değişiklikler yapıldı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Bütçe gelirleri içerisinde akaryakıt üzerinden alınan KDV ve ÖTV gibi vergiler önemli yer tutuyor. 2020 yılında petrol ve doğal gaz ürünleri üzerinden alınan sadece ÖTV tutarı, 69 milyar TL. Aynı dönemde beyana dayanan gelir vergisi hasılatının 8,2 milyar TL olduğu dikkate alınırsa, KDV ve diğer vergiler hariç sadece bu ÖTV tutarının yüksekliği ve önemi görülebilecektir. Dolayısıyla akaryakıt üzerinden alınan yüksek orandaki vergiler, kaçak akaryakıt satışı yoluyla haksız kazanç elde etmek için çekici bir kaynak özelliği taşımaktadır. Bu elbette ki suç, ama bunun suç olması maalesef kişileri durdurmuyor. Geçtiğimiz aylarda akaryakıt kaçakçılarına yönelik olarak yapılan Türkiye’nin pek çok ilinde aynı anda yürütülen Silici ve Silici-2 operasyonları bunun en somut örneği.

Akaryakıt kaçaklığı ile etkin mücadele etmek amacıyla Nisan ayı sonunda yayımlanan 7318 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu ve Petrol Piyasası Kanununda önemli bazı değişiklikler yapıldı. Bilindiği üzere Vergi Usul Kanunu’nun 231 nci maddesine göre fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenmelidir. Bakanlık yapılan yeni düzenleme ile artık mal veya hizmetin nev’i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, 7 günlük fatura düzenleme süresini indirme ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirme konusunda yetkili hale geldi.

Bakanlığa ayrıca, doğacak vergilerin tahsil güvenliğini sağlamak amacıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (Lpg) Piyasası Kanunu kapsamında lisansa tabi faaliyetlerde bulunanlar ile bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretleri kullanma zorunluluğu getirilen ürünleri imal veya ithal edenlerden teminat alma ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda yetki verilmiştir.

Cezai ve idari düzenlemeler

Getirilen zorunluluklara uymayanlar hakkında VUK mükerrer 355'inci maddesine göre özel usulsüzlük cezası kesilebilecektir. Düzenlemeye göre kesilecek özel usulsüzlük cezası 2021 yılı için 25.000 TL az ve l milyon Türk Lirası'ndan fazla olmamak üzere, bir önceki hesap dönemine ait brüt satışlar toplamının binde 3’ü tutarında olacaktır.

Teminat istenilmeyecek haller ile istenilecek teminatın belirlenmesinde; mükellefl erin vergiye uyumları, faaliyet alanı, hukuki statüsü, mükellefiyet süresi, aktif veya öz sermaye büyüklüğü, çalışan sayısı, hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma yönünde olumsuz rapor ya da tespit bulunup bulunmadığı, iş veya üretim hacmi ile ürün ve mükellef gruplarının dikkate alınacağı belirtilmektedir.

Ayrıca istenilen teminatı vermeyenler hakkında uygulanacak idari yaptırımlar için de düzenleme yapılmıştır. Buna göre istenilen teminatı vermeyenlerin ilgili piyasa faaliyeti teminat verilinceye kadar durdurulacak ve bu süre içinde söz konusu tesis veya faaliyet için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmeyecektir. Yapılan önemli değişikliklerden birisi de VUK 359’uncu maddede yer alan kaçakçılık suçlarına üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektiren yeni bir suç fiilinin eklenmiş olması.

Buna göre; Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da satış, denetim, otomasyon sistemi ve benzeri ilgili diğer sistemlere (akaryakıt istasyonu otomasyonu, pompa ve tank elektronik kontrol sistemleri gibi elektronik kontrol ve denetim sistemlerine veya akaryakıt şirketi veri merkezi gibi ilgili diğer sistemlere) fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin ödeme kaydedici cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, ödeme kaydedici cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer harici donanım ve sistemler ya da satış, denetim, otomasyon sistemi ve benzeri ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenlerin üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmektedir.

Akaryakıt ürünlerindeki vergi yükü

Bu suçların işlendiğinin inceleme sırasında tespiti halinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, sair suretlerle öğrenilmesi halinde ise incelemeye başlanmaksızın Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenerek konu Cumhuriyet başsavcılığına bildirilecek ve kamu davası incelemenin tamamlanması beklenmeksizin açılabilecektir.

Yasa düzenlemeleri, akaryakıt kaçakçılığı ile ilgili mücadeleyi amaçlamakta ve olumlu olarak değerlendirilmektedir. Ancak diğer taraftan akaryakıt ürünleri üzerindeki vergi yükünün fazla olmasının mükellefleri, vergi kaçırmaya yönlendirdiğini de dikkate almak gerekmektedir. Dolayısıyla sorunun sadece vergi yasalarında ağır yaptırımlar getirilerek çözümlenemeyeceğini, ayrıca vergi yükünü eşit ve adil dağıtmaya yönelik düzenlemeler yapılmasının gerekli olduğunu ve akaryakıt ürünleri üzerindeki vergi yükünün azaltılmasının da diğer bir yöntem olduğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.