Armatürcüler 900 milyon dolarlık ihracat hedefliyor

Türkiye’deki pazar büyüklüğü 2.5 milyar dolara ulaşan armatür sektörü bu yıl ihracatını yaklaşık yüzde 50 artırmayı hedefliyor. Armatür Derneği Başkanı Gökhan Turhan, koronavirüsün birkaç ay sonra etkisinin azalması ile ihracatı 650 milyon dolardan 900 milyon dolara çıkaracaklarını söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yener KARADENİZ

Türkiye’de 80’e yakını büyük üretici olmak üzere 575 armatür şirketi geçen yıl Armatür, Valf, Musluk, Tesisat Ekipmanları ve Vana Sanayicileri Derneği adı altında dernekleşti. Dernek Başkanı Gökhan Turhan, dünyada armatür sektörünün 60 milyar doları ihracat olmak üzere 110 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını, Türkiye’nin ise sektörde ihracat açısından binde 5 pay aldığını belirtti. Türkiye’nin bu alanda ciddi potansiyeli olduğunu vurgulayan Turhan, “Armatür Derneği’ni üreticileri bir çatı altında toplayarak ihracatı artırma hedefi ile geçen yıl kurduk. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) bu süreçte bize büyük desteği oldu. 35 firmamız birliğe üye şu anda. Asya Pasifik, Sahra Altı Coğrafya, Avrupa ve Kuzey ve Güney Amerika hedef pazarlarımız. Hedefimiz koronaya rağmen ihracatı bu yıl yaklaşık yüzde 50 artırarak 650 milyon dolardan 900 milyon dolara çıkarmak” dedi. Turhan’ın verdiği bilgilere göre, armatür sektörü, Türkiye’de 2.5 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü olan bir sektör. Bu rakamın 600 milyon doları ihracat, 850 milyon doları iç pazar ve 1 milyar doları da ithalattan oluşuyor. İthalatın önemli bir kısmı Avrupa ve ABD’den gerçekleştiriliyor.

Katma değerde ortalamanın 4 katı

Sektörün ürünleri katma değeri oldukça yüksek ürünler. Turhan, “Bizim ürettiklerimiz katma değeri yüksek ürünler. Hammaddeyi 5 liraya alıp onun üzerine katma değer yaratarak 30-50 liraya satabiliyoruz. Kilogram başına ihracat değerimiz en düşük 10 dolar. İşin içine teknoloji girdikçe bu rakam 30-40 dolarlara kadar çıkıyor. Türkiye’de 1.30 dolar seviyesinde olan ortalama ihracat değerine göre bu rakamlar oldukça yüksek” diye konuştu.

"Korumacı önlem alınmalı"

Armatür sektörü, hammadde olarak ağırlıklı olarak bakır hurdası olmak üzere demir döküm gibi ürünlere bağımlı bir sektör. Bu konuda da sektörün hurda malzemeye ihtiyacı var. Turhan, Türkiye’de hammaddenin yeteri kadar temin edilemediğini ve ayrıca olanın da ihraç edildiğine dikkat çekerek, “Bu da bizim hammaddeyi Avrupalı rakiplerimizden daha pahalıya temin etmemize neden oluyor. Bizim hammadde fiyatlarımız yükseliyor. İtalya mesela üretici firmalarla resmi olmasa da kendi hammaddesini ihraç etmeme kararı alıyor. Almanya’da aynı şekilde davranıyor. Biz bir liralık hammaddeyle 5 lira, 10 lira katma değer yaratabiliyoruz. Bu sektörün büyümesi için önünün açılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Türkiye üretim merkezi olabilir

Armatür sektörünün ihracat pazarlarının başında Almanya, Irak, Mısır, ABD ve Azerbaycan gibi ülkeler ilk sıralarda geliyor. Bu yıl ise özellikle ilk hedef, Güney Amerika ülkeleri. Özellikle Brezilya, Arjantin, Meksika, Kolombiya. Turhan, “Çin ve çevre ülkeler de inanılmaz bir potansiyele sahip. Asya pasifik dediğimiz ülkeler belki de tüm Türkiye sanayisi için iyi bir potansiyel. Çin’in Kuşak Yol Hattı Projesi’yle bir hafta içinde ürünleri Avrupa’nın ve Türkiye’nin merkezine gelecek. Proje bitmek üzere. 3 milyar kişiyi ilgilendiren bir proje. Konteynerler dolu geldi, boş mu gidecek yoksa biz buradaki ürünleri mi göndereceğiz. Bu sayede birçok sektör Çin’e ürün satabilir” diye konuştu.

"KDV tevkifat oranında değişiklik kayıt dışını artırabilir"

Sektörde nisan ayı itibarıyla KDV tevkifat oranı değişiyor. Daha önce 5/10 olarak uygulanan oran 7/10’a yükseltiliyor. Bu uygulamanın sektörde kayıtdışını artırma tehlikesini de beraberinde getireceğini ifade eden Turhan, “Genelde sektörümüz vadeli çalışıyor. Hammadde maliyeti yüksek olduğu için finans yükü gerektiriyor. Alımlar da vadeli oluyor. Devlet de hammaddecileri kontrol edemediği için alımların KDV’sini peşin istiyor. Önceden yarı yarıyaydı, çok rahatsız etmiyordu. 1 Nisan itibarıyla gelen yeni yönetmelikle değişti. Sektörü olumsuz olarak kayıt dışılığa itmesinden korkuyoruz. Vergi ne kadar artarsa bu sefer vergiye maruz kalan kesim ondan kurtulmanın yollarını arayacak. Olması gereken; vergiyi olabildiği kadar azaltıp tüm tabana yaymak ve iş hacmini artırmak” diye konuştu.