ASO Başkanı Özdebir: Sıkılaştırma devam ederse son çeyrekte büyüme dinamikleri olumsuz etkilenir

ASO Başkanı Nurettin Özdemir, yapısal reformların düşük faizli ortama yol açmasını umduğunu söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, kasım ayı meclis toplantısında Merkez Bankası’nın sıkılaştırma önlemlerinin devam etmesi halinde son çeyrekte büyüme dinamiklerinin olumsuz etkileneceğini bildirdi.

Konuşmasına bir süre önce vefat eden eşi Oya Özdebir’i anarak başlayan Nurettin Özdebir, üretim ve perakende satışlarda hızlı toparlanma olduğunu söyledi.

Ekim ayı PMI endeksindeki yukarı yönlü ivmelenmenin önemine de işaret eden Özdebir, üçüncü çeyrekte yüzde 8 civarında bir büyüme göre ihtimalinin yüksek olduğunu bildirdi. Merkez Bankası’nın parasal sıkılaştırma politikası ve kredi hacmindeki daralmanın üretim üzerine yansımasının gözlendiğini ifade eden Özdebir, sıkılaştırma adımlarının devam etmesi halinde son çeyrekte büyüme dinamiklerini olumsuz yönde etkileyeceğini kaydetti. Özdebir yılın tamamında ise yüzde 1’e yakın büyüme olabileceği öngörüsünde bulundu.

Enflasyonda artış eğiliminin sürdüğüne dikkat çeken Nurettin Özdebir, özellikle kura dayalı temel mal enflasyonunun arttığını, dolar kurundaki 1 yılda yüzde 25’lik artışın enflasyon eğilimini bozmaya devam ettiğini söyledi.

Bu kapsamda, ithal edilen ara malı ve sermaye malı fiyatlarının da arttığını ifade eden Özdebir, en acil çözüm gerektiren ve en ağır yapısal iktisadi problem olarak durduğunu belirtti.

Yeni ekonomi yönetiminin başarılı olacağına inanıyorum

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası’nda göreve getirilenlerin reel sektörü yakından bilen tecrübeli bürokratlar olduklarının altını çizen Özdebir, yeni görevlerinde başarılı olacaklarına inandığını bildirdi.

Ekonomi yönetimindeki değişim kaynaklı olumlu havanın devam edebilmesi için Merkez Bankası’nın sadeleşme adımlarına devam etmesi gerektiğine değinen Nurettin Özdebir,

“Merkez Bankası’nın  piyasa ile güçlü iletişim kurması, doğru yönlendirmesi ve piyasasının önünde olması gerekiyor.  Merkez Bankası’nın bağımsız bir şekilde fiyat istikrarına odaklanması, güçlü stratejik ve sektörel planların yapılması, özellikle de fiyat istikrarının sağlanmasından kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli çözümlere odaklanıp ve enflasyonun kalıcı olarak düşürmek üzerine politika tercihleri ortaya koyması gerekmektedir” diye konuştu.

Merkez Bankası’nın konjonktür gereği faizi artırdığını ancak bunun reel sektörün likiditeye ulaşma maliyetini de artıracağını ifade eden Özdebir,

“Faiz artışlarının ekonominin yavaşlamasına neden olacağını biliyoruz. Önümüzdeki dönemde uygulamaya konulacak yapısal reformlar ile birlikte, yeniden düşük faizli ortama ulaşacağımızı umut ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı yargı reformu açıklamalarını hatırlatan Özdebir, FETÖ döneminde yargının çok kan kaybettiğini, sistemin gözden geçirilerek daha hızlı ve adil karar alınabilecek noktaya getirilmesinin önemine işaret etti. Özdebir, iş dünyasıyla ilgili yargılamaların da daha hızlı yapılabilmesi ve mağduriyetlere yol açmaması gerektiğini düşündüklerini vurguladı.

Türkiye’nin üretim yapısını  değiştirerek, sanayi üretiminde dışa bağımlılığın azaltıldığı yapıya dönmesi  gerekliliğine de değinen Özdebir,

“Ülke ekonomisinde dışa bağımlılığı azaltılmasının yolu da yerli üretimden geçmektedir. Yerli ve milli bir sanayi için ileri seviyede bir teknolojik dönüşüm politikası ortaya koymamız gerekir. Tabi bunun için işgücümüzün niteliğinin yükselmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Özdebir, ayrıca topyekün zihniyet değişiklğiyle kamu alımlarında ve kişisel tercihlerde Türkiye’de üretilen ürünlerin kullanılması gerektiğini aktardı.

Nurettin Özdebir, sanayide çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesinin ardından, kendi servislerini kullanan işletmelerin saat sınırlaması dışında tutulması konusundaki girişimlerinin sürdüğü bilgisini verdi.