Avrupa enerji krizinde rota değişti!
Avrupa Birliği, Orta Doğu kaynaklı yeni enerji şokuna karşı bu kez daha sınırlı ve hedef odaklı destek paketleriyle hareket ediyor. 2022’deki geniş çaplı sübvansiyonların yerini, geçici yardımlar ve enerji dönüşümüne dayalı politikalar almaya başladı.
Avrupa Komisyonu’nun 2026 İlkbahar Ekonomik Tahmin Raporu, Avrupa’nın yeni enerji krizine karşı yaklaşımında büyük bir değişim yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre Avrupa ülkeleri artık çok daha dar mali alanla hareket ediyor.
2022’de uygulanan geniş kapsamlı enerji destekleri bu kez yerini daha küçük ve hedeflenmiş müdahalelere bıraktı. Avrupa Birliği, özellikle bütçeleri zorlayacak kalıcı sübvansiyonlardan kaçınılmasını istiyor.
Komisyon verilerine göre Avrupa ülkelerinin yeni enerji krizine karşı açıkladığı toplam destek miktarı şu ana kadar 14,5 milyar Euro seviyesinde kaldı. Bu rakam, 2026 Avrupa Birliği GSYH’sinin yalnızca yüzde 0,07’sine denk geliyor.
Desteklerin yıl sonuna kadar sürmesi halinde bile toplam maliyetin GSYH’nin yüzde 0,2’si seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor. Buna karşılık 2022’de enerji desteklerinin maliyeti yüzde 1,2’ye ulaşmıştı.
2022-2024 döneminin toplamında ise enerji desteklerinin Avrupa ekonomisine maliyeti yüzde 2,2 seviyesine kadar çıkmıştı. Bu tablo, Avrupa’nın artık eski kadar geniş mali hareket alanına sahip olmadığını gösteriyor.
Raporda dikkat çeken en önemli başlıklardan biri de değişen ekonomik koşullar oldu. Avrupa, yeni enerji krizine pandemi sonrası toparlanmanın sürdüğü 2022’ye göre çok daha kırılgan bir zeminde yakalandı.
Enerji desteklerinde daha kontrollü dönem
Faiz oranlarının yükselmesi, savunma harcamalarının artması, rekabet yatırımları ve yeşil dönüşüm maliyetleri hükümetlerin bütçe alanını önemli ölçüde daralttı. Bu nedenle enerji desteklerinde daha kontrollü bir döneme girildi.
Avrupa Komisyonu, AccelerateEU programı kapsamında desteklerin “hedefli, geçici ve süre sınırlı” olması gerektiğini vurguladı. Özellikle enerji talebini artıracak uygulamalardan kaçınılması çağrısı yapıldı.
Komisyon ayrıca elektrikleşme yatırımları, enerji şebekeleri, jeotermal enerji, biyometan üretimi ve enerji bağımsızlığı projelerine ağırlık verilmesini önerdi. Böylece Avrupa’nın dış enerjiye bağımlılığının azaltılması hedefleniyor.
Yakıt vergisi indirimleri ve fiyat müdahaleleri
Bununla birlikte rapor, Avrupa genelindeki önlemlerin yüzde 75’inin hâlâ geniş kapsamlı ve hedefsiz desteklerden oluştuğunu ortaya koydu. Yakıt vergisi indirimleri ve fiyat müdahaleleri birçok ülkede devam ediyor.
Bu noktada Yunanistan modeli Avrupa’da dikkat çekmeye başladı. Yunanistan, önceki kriz döneminde olduğu gibi bu kez de akaryakıtta vergi indirimi yerine doğrudan destek yöntemini tercih etti.
Ülke yönetimi, Fuel Pass sistemiyle vatandaşlara hedefli yardım sağlarken pompa fiyatlarına yönelik sınırlı destek mekanizmaları uyguladı. Böylece hem bütçe yükünün azaltılması hem de tüketiciye daha etkili destek verilmesi amaçlandı.
Litre başına yaklaşık 20 cent avantaj
Yetkililer, doğrudan sübvansiyonların tüketiciye litre başına yaklaşık 20 cent avantaj sağladığını belirtiyor. Fuel Pass sistemiyle toplam desteğin bazı bölgelerde litre başına 36 cent seviyesine ulaştığı ifade ediliyor.
Avrupa Komisyonu’na göre geniş kapsamlı vergi indirimleri enerji tasarrufu mesajını zayıflatıyor ve enerji talebini artırıyor. Bu nedenle 2026 enerji politikalarının odağında artık büyük sübvansiyonlar değil, hedefli destekler ve enerji dönüşümü yer alıyor.