14 °C

"Bankalar ertelenen KOSGEB taksitlerini istiyorsa, ödemeyin"

KOSGEB Başkanı Cevahir Uzkurt “KOBİ’lerimiz bazı bankaların halen kredi taksitlerinin ödenmesini talep ettiğini, hatta hesaplarından otomatik olarak taksit tutarlarının da tahsil edildiğine dair birtakım bilgiler aktardılar. KOBİ’lerimiz bu kapsamdaki ödemelerini yapmasınlar” dedi.

Bankalar ertelenen KOSGEB taksitlerini istiyorsa, ödemeyin

Hüseyin GÖKÇE

KOSGEB Başkanı Cevahir Uzkurt, koronavirüsün etkisini ölçmek amacıyla 18 bin firmayla anket başlattıklarını söyledi. Değerlendirmenin devam ettiğini belirten Uzkurt, öncü sonuçlara göre en fazla karşılaşılan üç sorunun, satışların azalması, tahsilatta güçlük ve finansman olduğunu aktardı. Ankara Sohbeti’ne konuk olan Cevahir Uzkurt, Ankara Temsilcimiz Ferit Parlak’ın sorularını cevaplandırdı.

- Koronavirüs salgını döneminde KOBİ’lerin durumunu değerlendirebilir misiniz?

KOBİ’lerimizin bu süreçten ne kadar etkilendiğini tespit etmek ve mevcut durumu görebilmek için bir saha araştırması yapıyoruz. Bu araştırmada yaklaşık 18 bin KOBİ temsilcisinden bu dönemi değerlendirmelerini istedik ve bir anket çalışması yaptık. Veri toplama sürecini henüz tamamladık. Şu an kapsamlı bir rapor hazırlama aşamasındayız. Çalışmanın ön sonuçlarına göre KOBİ’lerimizin yoğun olarak karşılaştığı sorunları; talep daralmasına bağlı olarak satışların azalması, alacakların temininde güçlük, işletme giderleri için finansman temininde zorluk şeklinde sıralayabiliriz. Bunlara ilaveten KOBİ’lerimizin yüzde 87,9’u bu süreçte hiç işçi çıkarmadığını, yüzde 4’ü de işçi çıkarmadan uzaktan çalışma ve izin gibi tedbirler aldığını beyan etmiştir. Bu anket ile KOBİ’lerin sürece ilişkin algılarının da farklı olduğunu tespit ettik. Örneğin, salgın sonrasında imalatçı KOBİ’lerden özellikle ihracat yapanlar, işlerinin açılacağını ve önemli bir avantaja sahip olacaklarını düşünürlerken diğer sektörlerde aynı iyimserliği göremiyoruz.

- Bu süreci yönetmek için ekonomi yönetiminin aldığı tedbirleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tabii salgının ne zaman biteceğini öngöremediğimiz için zaman geçtikçe bu sürecin yükünü taşımak KOBİ’ler için daha zor hale geliyor. Ancak krize müdahale anlamında, Sanayi ve Teknoloji, Sağlık, Hazine ve Maliye, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler bakanlıkları, çok çabuk ve çeşitli tedbirler ortaya koydu. Ülkemizin, OECD üyesi ülkeler arasında COVID-19 ve ekonomik etkileri ile mücadele konusunda enstrüman çeşitliliği açısından en üst sıralarda yer aldığını belirtmek isterim.

Sağlık boyutundaki başarılı tedbirlerin yanı sıra Sayın Cumhurbaşkanımızın “Ekonomik İstikrar Kalkanı” kapsamında açıkladığı önlemler bakımından, son derece isabetli ve stratejik kararlar alındığını düşünüyorum.

- Türkiye’de alınan önlemlerle diğer ülkelerdekini karşılaştırabilir misiniz?

OECD tarafından gerçekleştirilen ve Türkiye dahil 53 ülkenin yer aldığı bir çalışmada; alınan tedbirler işgücü, erteleme, finansal araçlar ve yapısal politikalar olmak üzere 4 ana başlık ve bu başlıklarla ilintili 15 alt başlıkta incelenmiştir. Türkiye bu 15 alt başlık içerisinde, 10 tanesini hayata geçiren ilk 7 ülke arasında yer alıyor. Bu sonuç, ülkemizin karar alma ve uygulamadaki başarısı ve sürece ne kadar titizlikle yaklaştığı noktasında bir fikir veriyor.

- Bundan sonra dünya ekonomisine adapte olabilmek için Türkiye’nin neler yapması gerekir?

Bu süreç sonunda; dünyada ekonomik, sosyal, psikolojik ve sağlık konularında birçok ezberin bozulacağı ve yeni şartların oluşacağı muhakkak. Bir değişim ve dönüşümün olması kaçınılmaz. Bu değişim hemen, bugünden yarına olmayacaktır. O yüzden panik havasına da gerek yok.

- KOBİ’ler için alınan tedbirler anlamında nasıl yönlendirme yapıyorsunuz?

KOSGEB olarak öncelikle işletmelerin faaliyetlerini sürdürme noktasında zorunlu olarak yapacakları ödemelere odaklandık. Bu kapsamda; KOBİ’lerin, KOSGEB destekli kredi borçlarına 3 ay erteleme sağladık. Bu kararlar, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sayın Bakanımızın talimatıyla alındı. Bu noktada, şunu özellikle ifade etmek istiyorum; KOBİ’lerimiz bazı bankaların halen kredi taksitlerinin ödenmesini talep ettiğini, hatta hesaplarından otomatik olarak taksit tutarlarının da tahsil edildiğine dair birtakım bilgiler aktardılar. Bu durum, banka genel müdürlüklerinin talimatlarının henüz ilgili şubelere ulaşmamasından kaynaklı. Bu konu ile ilgili bir sorun yok. KOBİ’lerimiz bu kapsamdaki ödemelerini yapmasınlar. Söz konusu ertelemeye ilişkin maliyet ise tamamen KOSGEB tarafından karşılanacak. KOBİ’lerimiz herhangi bir masraf ödemeyecekler, ertelenen taksitler vade sonuna eklenecek sadece. Bu şekilde, 136 bin KOBİ’nin 713 milyon TL borcu ötelendi.

Buna ilaveten, KOSGEB’in proje bazlı desteklerinden yararlanan ve ilgili desteğin geri ödemeli kısmı için işletmenin bize ödemesi gerekli, vadesi gelen alacaklarımızı da üç ay erteledik. Ayrıca, KOBİ’lerin devam eden projelerine 4 ay ek süre verdik. COVID-19’la mücadelede ihtiyacımız olan maske, solunum cihazı, dezenfektan, koruyucu elbise, gözlük ve eldiven gibi ürünlerin yerli üretimine de KOBİ Teknoyatırım Destek Programımız vasıtasıyla 6 milyon liraya kadar üretim desteği veriyoruz.

Kriz sonrası için KOBİ’lerin ne yapması gerekir

Salgın sonrasında ortaya çıkacak fırsatları değerlendirebilmek için işletmelerimizin rekabet yeteneklerini ve üretim güçlerini kaybetmemeleri gerekiyor. Özellikle bugün salgından dolayı talebi düşen ürünlere salgın sonrası ani ve ciddi bir talep olacağını düşünerek hazırlıklı olmalarında fayda var. Ayrıca, imalat sanayisi, sağlık, gıda ve tekstil sektörü gibi alanlarda şu an bile ülkemizdeki KOBİ’lere ciddi talepler gelmeye başladı. Bu taleplerin birçoğu bugüne kadar başka ülkelerden temin ediliyordu. Yani bunlar yeni pazarlar demek bizim için. Bunlar süreç sonunda daha da artarak gelecek. Bu fırsatlara hazırlıklı olmak ve iyi değerlendirmek gerek.

İşletmelerimizin elektronik ticaret, dijitalleşme ve online satış konusunda şimdiden hazırlık yapmaları ve bu konudaki altyapılarını güçlendirmeleri çok önemli bir husus. Özellikle KOBİ’lerimizin bu süreçte dünyanın tatbik etmiş olduğu “Hızlandırılmış Zorunlu Dijital Dönüşüm”e ayak uydurması çok kritik.

AYRINTI

Ezberlerin bozulduğu dünyada, biz de bozabilmeliyiz ezberlerimizi...


Ferit Parlak
ferit.parlak@dunya.com

Soğanından ventilatörüne; maskesinden yağına; ilacından vitaminine kadar insanlığın ihtiyaç duyduğu her üründe kendine yeterliliğin ön plana çıktığı “dönüşüm sürecini” dünyayla birlikte yaşıyoruz...

***

İthalatla, inşaatla, borçla, kaynak israfıyla büyüyen değil; yüksek verimlilikle üreterek, kendine yeterliliği aşıp yabancıya da satarak, üretimde açıklarımıza odaklanarak, gençleri üretime yönlendirerek “bağımlı olmayan bir ekonomi” sağlanabileceğini, deneyimlerimizden hatırlıyoruz...

***

Yani şanslıyız... Dünyada ezberler bozulurken; ezberlerimizi bozmamız gerektiğini biliyoruz...

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap