Batman 40 bin çalışanla tekstil merkezi oldu

Türkiye’nin adı petrolle özdeşleşmiş kenti Batman, bu özelliğinin yanına üç önemli sektörü koyarak büyümek istiyor. Kent 252 tekstil firmasıyla adeta bir tekstil üssüne dönüşürken, diğer taraftan tarım ve hayvancılık için de projeler gerçekleştiriliyor. Bir Besi OSB kurulması hedefleniyor. Ayrıca sulama sistemleri ile üretimin artırılması planlanıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, DÜNYA 81 ildeki oda ve borsa başkanlarıyla ekonominin nabzını tutuyor. 23’üncüsü düzenlenen “Başkanlar Konuşuyor” söyleşi dizisinin bu haftaki konuğu Batman oldu. Batman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdulkadir Demir ve Batman Ticaret Borsası Başkanı Arif Güneş kent ekonomisini anlattı.

Tekstil, organik tarım ve hayvancılıkla anılmak istiyoruz

Abdulkadir Demir / Batman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı

Elbette pandemiyi tüm kentlerimiz gibi biz de zorlukla geçirdik. Genç bir nüfusumuz var. Batman çok bilinmese de bir tekstil kenti. Evet petrolümüz var, kuyularımızın tepesinde ‘at başları’ yükseliyor ama tekstilden para kazanıyoruz. Şu anda kentimizde tekstilde sektöründe çalışan sayısı 40 bin kişi. Tekstil istihdam açısından çok önemli bir sektör. Düşünün 40 bin kişi asgari ücretten çalışsa bile kente neredeyse her ay 170 milyon lira sıcak para giriyor. Diğer firmalarımızdaki istihdamı da sayarsak 200 milyon TL Batman’a sıcak para olarak geliyor. Pandemi döneminde bir araştırma yaptık, bu istihdamın yüzde 51’ini kadınların yüzde 49’unu da erkeklerin oluşturduğunu bulduk. Bu da kentimizin istihdam hayatı için önemli bir rakam. Aslında tekstil burada bir sosyal sorumluluk projesi. Daha önce şiddet olayları nedeniyle buradan göç edenler, özellikle gençler pandemi sırasında buraya geri döndüler. Çoğu da fakir ailelerin çocuklarıydı. Şimdi kendi topraklarına dönüp, büyükşehirlerde öğrendikleri işleri yapmaya başladılar. Kentimizin kalifiye elemanları oldular. Bu insanlarımız Batı’nın varoşlarından kurtulup kendi topraklarına döndü ve Batman’ı bir tekstil kenti yaptılar. Şu anda 252 tane firmamız var. Bu firmalardan en az personel çalıştıranı 80, en çok çalıştıranı 700 kişiyi istihdam ediyor. Biz Batman olarak Türkiye’de tekstil, organik tarım ve hayvancılıkla anılmak istiyoruz. 600 bin nüfuslu kentimizde sokakta yürüyen her 3 kişiden birinin evine tekstilden ekmek giriyor.

İKİNCİ OSB’NİN KURULMASINI İSTİYORUZ

İkinci bir OSB kurulması için mücadele veriyorum. Siz hiç ambarda, depoda bekleyen fabrika gördünüz mü? Benim var... Fabrikam hazır ama kuracak yerim yok. 8 yıldır başkanım ama geldiğim günden beri 2. bir OSB kurulmasını sağlayamadım. Bunun yapılmasını istiyorum. Tekstil kentiyiz diyoruz ama hala bir cazibe merkezi oluşturamadık. Tekstil elini taşın altına koyalım burada bir yatırım yapalım ki kalıcı olsun.

GÜNEŞ DOĞU’DAN DOĞUYOR PARA BATI’YA GİDİYOR

Bir başka önemli değerimiz de topraklarımız. Burası Mezopotamya. Vahşi sulamayla mısır ekmeyelim, damlama sulama yapalım pamuğu teşvik edelim. Madem bir tekstil kentiyiz, burada üretilmesi gereken ürün pamuktur. Bu sayede tekstil kalıcı hale gelir. Katma değerin bu kentte kalması önemli. İstanbul firmaları parça başına 5 dolar alıyor. Bana bunu bir dolardan veriyor. Oturduğu yerden bilgisayarın başında 4 dolar kazanıyor. Buradaki insanlar yine her zamanki gibi mağdur oluyor. Güneş Doğu’dan doğuyor ama para Batı’ya gidiyor.

KOMŞU ÜLKELERİ BİZ İMAR ETMELİYİZ

Yeni bir yıla başladık. 2022’de ne yapmamız gerektiğini düşünmemiz lazım. Bizim için konu açık. Yanı başımızda komşu iki devlet var. Biri Suriye diğeri Irak. Burada savaşlar ömür boyu sürmeyecek. Suriye’nin inşasına kendimizi hazırlamalıyız. Amerika gelsin burada ihaleyi alsın biz yine işçilik mi yapalım… Hayır, ülke olarak buna hazırlanmalıyız. Çünkü hepimizin akrabaları bu ülkelerde. Amerikalı gelse İngilizce konuşacak, ama bizde dil sorunu yok. Aynı kültüre sahibiz, aynı inancı paylaşıyoruz. Bizim orada pazar bulmamız sorun değil. Bu bölgelerde barışın sağlanması için zemin hazırlamamız lazım.

DALIŞ, İNANÇ, KÜLTÜR VE DOĞA TURİZMİMİZ VAR

Biz şehrimizin artık sadece ‘at başları'yla anılmasını istemiyoruz. At başı dediğimiz petrol kuyularının başındaki sondajlar. Şimdi Ilısu Barajı’yla beraber 5 ilimizi kapsayan suni bir denizimiz var. Dalış turizmi, inanç turizmi, kültür turizmi, doğa turizmi yapılıyor. Yani Batman artık kabuğunu kırmış bir kent. Hasankeyf gibi bir değerimiz var. Hasankeyf Ilısu Barajı yapılmadan önce biliniyordu ama bu kadar tanınır değildi. Ne zaman ki barajın altında kalacak dendi, o zaman insanların ilgisini çekti. Daha çok da yerli turistin. Biz Hasankeyf’ten önemli bir varlığı müzelere taşıdık. Dünyada bir ilkti. Kümbeti, minareyi sular altında bırakmak istemedik. Ayrıca burada dalış turizmini büyüttük. Suyun altındaki mağaralara dalışa büyük ilgi var. Ayrıca sofralarımızı da balıklar süslemeye başladı. Ayrıca inanç turizmi için de önemli yerlerimiz var.

ÇİLEĞİN ÇOĞU YURT DIŞINA GİDİYOR

Şehrimizin ilk coğrafi işaretli ürünü Sason Çileği oldu. Oda olarak biz aldık. Cennet vatanının bir parçasıyız. Her ilçemizin kendine has aroması var. Sason Çileği sofralıktır, organiktir. Çoğu yurt dışına gidiyor. Çok fazla piyasaya satılmıyor. Her sene biraz daha fazla ekiliyor.

BESİ OSB İÇİN ÇALIŞMALAR BEKLENİYOR

Batman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdulkadir Demir ve Batman Ticaret Borsası Başkanı Arif Güneş; Yönetim Kurulu Başkanımız Hakan Güldağ, Genel Koordinatörümüz Vahap Munyar, Yazıişleri Müdürümüz Handan Sema Ceylan’ın sorularını yanıtladı. Başkanlar; kentin tarım ve hayvancılık sektöründeki potansiyelinin altını çizerek, kurulacak Hayvancılık ve Besi OSB için çalışmaların hızlandırılmasını istiyor.

TKDK desteklerinin içine Batman da alınmalı, kırsal kalkınma desteklenmeli

Arif Güneş / Batman Ticaret Borsası Başkanı

Pandeminin hemen ardından küresel ısınmanın da etkisiyle büyük bir kuraklık yaşadık. Burası önemli üretimlerin yapıldığı tarıma elverişli topraklarıyla bilinen bir yer. Pamuğundan mercimeğine mısırından buğdayına kadar pek çok ürün bölgemizde yetişiyor. Ancak kuraklık nedeniyle 2021’de bir önceki yıla göre rekoltelerimiz yüzde 70 civarında düştü. Çiftçimiz köylümüz kötü bir yıl yaşadı. Burada su var mı, var… Ama onu toprağımızla buluşturamıyoruz. Mesleğim olduğu için söylüyorum, eskiden pamuk fabrikalarına veriyorduk. Şimdi eskiye göre yüzde 10’lardayız hatta yüzde 5’lerdeyiz. Ben mesleğim olduğu için söylüyorum biz bütün tekstil fabrikalarına pamuk yetiştiriyorduk. Şimdi bu oran yüzde 10’lara belki yüzde 5’lere düştü. Batman ve yöresinde yapılan su kanalları çalışır hale getirilse yeter. Batman’daki bir çiftçinin kazancı, tüm Türkiye’nin kazancıdır. Her üretilen ürün, enfl asyona karşı bir savunmadır. Pamuk yetiştirilen yerlerde mısıra dönüldü. Oralarda inanılmaz bir vahşi sulama yapılıyor. Evet petrol denince Batman, Batman denince akla petrol geliyor. Evet biz bununla gurur duyuyoruz ama artık tarım ve hayvancılıkta da öne çıkmak istiyoruz.

EGE TİPİ PAMUĞUMUZ VAR, ÜRETİM YOK

Bizim sorunumuz sadece sulamayla bitmiyor. Çiftçimizi bilinçlendirmemiz lazım. Onları iyi tarıma ve verimli tarıma alıştırmalıyız. Köylü toprağını analiz etmeden ekim yapıyor. Ne ekeceğini bilmiyor. Bu sayede kalite ve verimden kazanan üretici, devletten daha çok destek de ummayacaktır. Bizim toprağımızda yetişen pamuk, Ege tipi. 30 numara kaliteli ip çıkıyor. Modanın dev isimleri bunları kullanıyor. Bir de önemli bir sorunumuz var. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) destekleri Batman’a verilmedi. Geçen Şanlıurfa’da yapılan bir toplantıda kendimi tutamadım. Şanlıurfa var, Diyarbakır var, Mardin var. Ama bizim insanımız daha fakir. Neden bize vermiyorsun, Batman her yönüyle; insanlarıyla, verimiyle bir cazibe merkezi. Neden kırsal kalkınmada Batman desteklenmiyor.

DİJİTAL SATIŞ SALONLU, LİSANSLI, DEPOLU BORSA…

Ticaret Borsası olarak ben büyük bir projeye başlıyorum. 120 dönüm içerisinde bir alanda modern bir borsa inşa edeceğiz. Lisanslı depoculuk yapılacak. Dijital satış salonu olacak. Yani bizim Batman’daki bir ürünümüz üzerinde Ankara’daki bir yün fabrikası işlem yapabilecek.

NÜFUSUN % 15’İ HAYVANCILIKLA UĞRAŞAN YÖRÜKLERDEN

İki yıl önce harekete geçtik. Batman’da bir Hayvancılık ve Besi OSB kurulmasını istedik. Bakanımız uygun gördü, valimizle birlikte çok seri bir şekilde hayata geçirdik. OSB için yer tahsis herhalde edildi. Çalışma var. Biraz daha hızlandırmalıyız. Şu anda Batman nüfusunun yüzde 15’ini Yörükler yani göçerler oluşturuyor. Onların ata mesleği besicilik. 80’li yıllarda burada önemli bir deri sanayi vardı. Kuzu etimizi ihraç ederdik. Şimdi sığır ithal ediyoruz. Bu duruma gelmemeliyiz. Potansiyelimiz var. Göçerler kültürlerini sürdürüyor. Onlar için besicilik projeleri hayata geçirmeliyiz. Onlara şehir merkezinden uzak yerler oluşturmalıyız.

100 BİN HEKTARDA FISTIK EKTİK

Fıstık deyince akla Gaziantep-Siirt geliyor. İki yıla kadar artık ambalajlarda fıstığın yetiştiği yeri belirten etikette Batman’ı okuyacaksınız. Çünkü burada 100 bin hektarın üzerinde fıstık ekildi. Şu anda ancak yüzde 25 verimde. Ama kısa süre sonra bunu yükselteceğiz. Bu çalışmalarla işsizliği de önleyeceğiz.