8 °C

BES, Körfez sermayesini altın fonu ile çekmeye hazırlanıyor

BES, Körfez sermayesini altın fonu ile çekmeye hazırlanıyor

BES, Körfez sermayesini altın fonu ile çekmeye hazırlanıyor

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) içinde, Körfez sermayesinin de çekilmesini amaçlayan altın fonu kurulma hazırlıkları yapılıyor. Mercer Türkiye Danışmanı Barış Tişli, "Bu fona başvuran şirketler var. Yaz sonuna doğru altın fonları kullanıma açılacaktır. Talebin olacağını düşünüyorum" dedi. Ortada büyük yeşil sermayenin olduğunu söyleyen Barış Tişli, bunu da BES'e çekmek için altın fonunun kurulmasını gerektiğini belirtti. "Bunlar, faize karşı bir kesim oldukları için yüzde 100'ünün altın yatırımına dayalı olması gerekiyor" diyen Tişli, "Bu fonun halka açılmasını sağlamak ve sermayeye çekmek için bunu yapabilirler. Eskiden 100 liranın en az 30 lirasını kamu iç borçlanma senetlerine yatırmak zorundaydınız. Şimdi bu kanun kalktı. Paranızın yüzde 100'ünü hisse senedine veya altına yatırabiliyorsunuz. Bu noktada Körfez sermayesi için bu cazip bir durum haline geldi. Bir avantajı daha var. Diğer yatırım araçlarında kazancın yüzde 15'i stopaj vergisine giderken, bireysel emeklilikte bu yok. Altında stopaj vergisi yok. O zaman neden birikimimi bireysel emekliliğin içindeki altın fonuna yatırmayım" diye konuştu. Fon kuruluşlarının ortalama tarihinin iki ay olduğuna vurgu yapan Tişli, başvurduktan sonra genelde iki ay sonra bu fonların kullanıma açılacağını dile getirdi. Başvuran şirketlerin olduğunu kaydeden Tişli, yaz sonuna doğru altın fonlarının kullanıma açılacağı ve talebin de yüksek olacağı bilgisini verdi. BES'de bireysel anlamda talebin sayısının iyi bir noktada olduğunu söyleyen Tişli, ancak, kurumsal açıdan beklenen talebin yakalanamadığını dile getirdi. Bunun birinci nedeninin, BES Kanunu'nun bireysel olduğu ve kurumlara dair bilgi olmadığı için çok talebin göremediğini anlatan Tişli, 9 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yeni bir yönetmelikte, kurumlara dair bilgilerin yer alacağını ve bunların en önemlisinin vesting uygulamasının gelmesi olduğunu vurguladı. Tişli şunları söyledi: "Kanun şunu öngörüyor. 5 yıla kadar kurum birey adına bir şey öderse, 5 yıldan evvel kurumun ödediklerini almadan sistemden ayrılabilme serbestisini veriyor. Kurul birey adına bireysel emeklilik ödemiş, bunun karşılığında 5 yıldan sonra çıkılırsa, bu para kuruma kalıyor. Kurumsal açıdan 5 yıldan önce çıkılırsa bu parayı geri vermiyor. Bireysel açıdan beklentileri karşıladı, kurumsal açıdan da 9 Ağustos'tan sonra gelecek taleplerden daha fazla katılım olacaktır." Global gelişmeler etkilemedi Barış Tişli, global krizin, BES'i etkilemediğini kaydetti. Türkiye'deki toplam sigortalı sayısının bugün itibariyle 950 bin civarında, bireysel emekliliğin ise 4 yılda 1.5 milyon kişiyi aştığını anlatan Tişli, buradaki talebin sağlık sigortasında daha fazla olduğunu vurguladı. Tişli, "Global piyasalarda ve Türkiye'de olan olumsuzlukları düşünerek yavaşlamaya girmediği için BES'e olan güven, inanç ve talep artarak devam ediyor. BES, yatırım aracı olarak görülmeyip bir tasarruf aracı olduğu için, Avrupa ve Amerika'da da yavaşlama yok, bilakis hızlı bir artış var. Ekonomik gelişmelerden etkilenmiyor, geleceğini parlak görüyorum. Emeklilik şirketlerinin reklamları ve yatırımları geleceğe dair beklentilerinin ne kadar fazla olduğunu gösteriyor" şeklinde konuştu. Bin kişiden 6'sı fon değiştiriyor Sisteme en fazla finans sektöründen giriş olduğunu belirten Tişli, bankalar ve finansal kuruluşların öncelikleri olduğunu, fakat ilaç ve otomotiv sektörünün de sisteme girdiklerini sözlerine ekledi. BES'te, fon sisteminin yaşanmadığını veya çok düşük olduğunu kaydeden Tişli şöyle konuştu, "Emeklilik şirketindeki kendi yatırımlarının yarısını hisse senedinden çıkartıp kamu iç borçlanma anlamında, yılda dört defadan altı defaya çıkardılar. 3-4 defa yapan yok kadar az. Belki 4 yılda bir veya iki defa değiştiren var. Bin kişiden 6'sı fonunu değiştiriyor. Birinci nedeni fonların büyük olmayışı. Büyüyünce fon değiştirmelerin hızlanacağını düşünüyorum." Transferlerde tazminatlar BES'e yatsın Tişli, kendisine ait olan, transferlerde kıdem tazminatının BES'e yatırılması gibi bir düşüncesi olduğunu, bunu da 6 Haziran'da düzenleyecekleri sektör temsilcileriyle paylaşacaklarını anlattı. Başka bir şirkete geçerken, alınacak kıdem tazminatının, modern uygulaması olan bireysel emeklilik için kullanılacağını söyleyen Tişli, "Ben sizi kendi şirketime transfer edeyim, kıdem tazminatınızı da bireysel emekliliği defaten yatırayım ve bir şer koyayım. Buradan beş yıldan önce çıkarsanız size bu parayı vermem. Hem siz kıdem tazminatınızdan feragat etmiyorsunuz, hem transfer ediyorum, hem de size bu parayı vermiyorum, kendimde tutuyorum." Sektörün önünde önemli bir riskin olmadığını söyleyen Tişli, Türkiye'nin ekonomisi iyi giderse, BES'in de kendi düzeninde bozulmadan devam edeceğini dile getirdi. BES'in parama para katayım sistemi olmadığını, tasarruf sistemi olduğunu kaydeden Tişli, "Ekonomide bir yavaşlama olsa bile, tasarruflar yapılmalı. Yatırım ve tasarruf iyi ayırt edilmeli" dedi. Yan hakların yönetimi önem kazandı 2001 yılından beri ve yüzde 95'i yabancı olan şirketlerle çalışan Mercer'in, toplamda 28 büyük müşterisi olduğunu söyleyen Tişli, bunların arasında Coca-Cola, HP ve Bosch gibi şirketlerin bulunduğunu belirtti. Tişli, yan haklar yönetiminde de etkin olduklarını kaydetti. Tişli yan haklar konusunda da şu bilgileri verdi, "Türkiye'deki ücret paketinin yüzde 80'i baz ücret iken, diğer yüzde 20'si yan haklardan oluşuyor. Yan haklar deyince de, sağlık sigortası, hayat sigortası, bireysel emeklilik, şirket aracı, cep telefonu, giyecek, bayram yardımı gibi şeyler akla geliyor. Bunlar baktığımızda eskiye göre önemli değildi, ancak düşen enflasyonda maaşlar katmerli artmıyor ve onlarla eşgüdümlü olarak büyüyen yan haklar var. Bu yan hakların yönetimi de önem kazandı. Maliyet anlamında iyi yerlere gelindi. İki şirket birleşiyor, bir müdürde araba var, diğerinde yok. Birleşme ve satın almalarda, orta nokta anlamında, yeniden düzenlenmesi piyasa uygulamasıyla aynı çizi üzerine getirilmesi anlamında hizmet veriyoruz. Birçok büyük birleşmelerde bunu yaptık. İzocam, Vaillant ve Demirdöküm gibi örnekleri var." Yaz sonuna kadar en az iki sigorta şirketi satılır Barış Tişli, yabancıların Türkiye'deki satın almalarının hiç bir dönemde bu kadar fazla olmadığını, bunun da Türkiye'nin gidişatına bir güvenin olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yatırım anlamında sermaye girişi yavaşladı. Ancak, satın alma ve büyüme anlamında ilgi devam ediyor. Bankalar bitti, sigorta şirketlerinde satın almalar başladı. Sigorta şirketlerinin birçoğu satıldı, birçoğunun da taliplisi var. Bu yazın sonuna kadar en az iki tane sigorta şirketinin satılacağını söyleyebilirim."

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.