Beyaz eşya sektörü ÖTV muafiyeti istiyor

TÜRKBESD Başkanı Can Dinçer, "Beyaz eşyanın lüks tüketim olmaktan çıktığı için ÖTV’den muaf tutulması gerektiğini savunuyoruz. ÖTV muafiyeti ile devlet gelir kaybına uğramayacak, daha fazla KDV, kurumlar vergisi sağlayacak" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Başkanı Can Dinçer, TÜRKBESD’in aralık verilerine göre yılın son ayında iç satışların bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3 azaldığını belirterek, "İhracat mevsimsel etkiler nedeniyle yüzde 11 daralırken, üretim adetlerinde ise yüzde 6 artış kaydedildi. Ocak-Aralık döneminde, iç satış ve ihracat toplam adedi, bir önceki yıla kıyasla adet bazında yüzde 2 daralırken, ihracat ve üretim adetleri yüzde 1 daraldı.

Ülkemizin lokomotif sektörlerinden olan beyaz eşya sektörü, tüm olumsuzluklara rağmen başarılı bir yıl geçirdi. 2019’un ilk yarısında ÖTV’nin sıfırlanmasının katkısı, ikinci yarıda da ekonomide toparlanma trendi, firmaların kampanyaları ve güçlü ihracatımızın desteğinde toplam satışlarımız adet bazında bir önceki yıla göre yüzde 2 daralarak 28,5 milyon seviyesinde gerçekleşti." dedi.

Beyaz eşya pazarının 2017'de 6 ana ürün toplamında 8,5 milyon adetle en yüksek seviyeye ulaştığını ifade eden Dinçer, “Ülkemizle nüfusları aynı seviyede olan Almanya ve Fransa’da, pazar 10-12 milyon adet civarında.Orta vadede ana hedefimiz bu pazar büyüklüklerine ulaşmaktır. Sağlanacak devlet teşvikleriyle bu ülkelerdeki satış adetlerini yakalamamızın mümkün olduğuna inanıyoruz. Beyaz eşya artık günümüzde her evde bulunuyor. Lüks tüketim olmaktan çıktığı için ÖTV’den muaf tutulması gerektiğini savunuyoruz. Beyaz eşyanın ÖTV’den muaf tutulması ile devlet gelir kaybına uğramayacak, daha fazla KDV, kurumlar vergisi sağlayacaktır." açıklamasında bulundu.

Sektör dolaylı yoldan 600 bin kişiye istihdam sağlıyor

Dinçer, beyaz eşya sektörünün lokomotif bir sektör olduğunu belirterek şunlara dikkati çekti:

"Sektörümüz doğrudan 60 bin, dolaylı 600 bin kişiye istihdam sağlayan, 28 milyon adetlik üretim, 22 milyon adetlik ihracat hacmi ile ülkemizin ekonomik büyümesinde itici güç konumunda. Teknoloji yoğun üretime verdiğimiz değerle küresel pazarlarda önemli bir konuma yükseldik. Ülkemiz yüzde 7’lik üretim hacmi ile Çin’den sonra dünyanın en büyük beyaz eşya üretim üssü konumunda. Üretiminin yüzde 75’ten fazlasını ihraç eden sektörümüz başta Ar-Ge yatırımı ve vergi kolaylıkları olmak üzere devlet teşviklerine ihtiyaç duymaktadır. Türkiye beyaz eşya sektörü, 2002'den beri 4 kat büyüdü. İhracatımız aynı dönemde 5 kat arttı. Sürdürülebilir ihracat için Ar-Ge ve dijitalleşmeye yatırım yaparak rekabet gücümüzü korumamız gerekiyor.”

"Bayilik sistemi için desteğe ihtiyaç var"

TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İhsan Kara ise toplantıda yaptığı konuşmada, bayilik sisteminin destek ihtiyacını hatırlatarak, “Türkiye beyaz eşya sektörünün bel kemiğini bayilik teşkilatı oluşturuyor. Dünyada başka hiçbir ülkede olmayan eşsiz bayilik yapısı, sektörümüzün en önemli avantajları arasında yer almaktadır. Beyaz eşya sektörünün 15 binden fazla bayiyi kapsayan çok büyük bir ekosistemi bulunuyor. Bu yapının sağlıklı yürüyebilmesi ve çok değerli bayilik sistemimizin yaşayabilmesi için; KOSGEB kredisi gibi faizsiz ya da düşük faizli kredi olanakları sağlanarak sektöre giriş maliyetlerinin azaltılması, AVM kiralarına getirilecek düzenlemeler ve enerji maliyetlerinin azaltılması gibi desteklere ihtiyaç duyulmaktadır." diye konuştu.

"Yassı çelik üretimi için yatırım gerekli"

TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yavuz da toplantıda yaptığı konuşmada, beyaz eşyanın ana ham maddesi olan yassı çelik fiyatlarının enflasyonist etkiden arındırılması gerektiğinin altını çizerek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Sektörümüz geleneksel olarak düşük karlılık ile çalışmaktadır. Beyaz eşyanın ham maddesi olan yassı çelik, üretim maliyetlerimizde önemli bir paya sahip ve korumacı ithalat vergileri maliyetlerimizi artırarak ihracatta elimizi zayıflatıyor. Söz gelimi Türkiye’nin rakibi olan Polonya, yassı çeliği daha ucuza temin ediyor. Ülke ekonomisine daha fazla katkı yapabilmemiz adına bu alanda düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Yüksek teknolojili ürünlerini ihraç ederek ülke ekonomisi için katma değer yaratan beyaz eşya sektörünün, rekabet gücünü koruyabilmesi için ham maddelerini uluslararası fiyatlardan temin etmesi gerekmektedir. Öte yandan ülkemizde katma değeri yüksek, ileri teknoloji gerektiren ürünlerde kullanabilecek kalite ve çeşitlilikte yassı çelik üretilebilmesi için yatırım yapılması gerekmektedir."

Enerji etiketi uygulaması

TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Özkadı ise, Mart 2021’de devreye girecek Avrupa Birliği enerji etiketi uygulamasına dikkati çekerek, “Sanayi Bakanlığı ile AB’nin yeni enerji etiketine geçiş konusunda çalışıyoruz. Sektörümüz AB ile eş zamanlı geçiş için gerekli hazırlıkları yapıyor. Enerji verimliliği alanında öncülüğünü bir kez daha göstererek bu konuda önemli bir inisiyatif üstlendi. Bu uygulamayla evlerimizde yüzde 40’a varan enerji tasarrufu sağlayacak daha enerji verimli ürünler kullanmaya başlayacağız. 2030'a kadar elektrik fiyatlarının tahmini artışı dikkate alındığında konutlarda elektrik faturalarında 23 milyar TL tasarruf sağlanmasına, 14 milyon ton karbondioksit emisyon azalımına katkı sağlayacağız." değerlendirmelerinde bulundu.