Borsa İstanbul GM Ergun: 38 şirket halka arzdan 16.3 milyar TL kaynak sağladı

Canlı Haber Akışı... Bugün düzenlemekte olan 'Finansın Geleceği Zirvesi''nden önemli açıklamalar ve mesajlar...

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Şebnem TURHAN

Turkuvaz Medya Grubu'nun ekonomi kanalı aPara tarafından düzenlenen 'Finansın Geleceği Zirvesi' gerçekleşiyor. Zirveye Merkez Bankası Başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu, BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben, SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun başta olmak üzere birçok isim yer alıyor...


..:: Canlı Haber Akışı ::.


Bakan Yardımcısı Gül: Faizi düşürmenin iki yolu var

Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcısı Şakir Ercan Gül Türkiye’nin ikinci çeyrekte Avrupa’nın en kaliteli büyüyen ülkesi olduğunu vurgulayarak “Avrupa’nın net bakıldığında en yüksek büyüyen ülkesiyiz bunu sürdürmemiz gerekiyor. Devamlı bisikleti çevirmemiz gerekiyor. Nasıl çevireceğiz çok iyi sağlıklı kredi mekanizması kurarak çevireceğiz. Gelişigüzel kredi olmaz. Selektif olmalıyız, gerekirse tüketici kredilerinden fedakarlık yaparak ki gerekirse pahalandıracağız kaynakları daha çok sanayiye üretime vermeliyiz” dedi.

İki açıkla mücadele etmeden faiz düşürülürse sermaye kaybı olur

Finansın Geleceği Zirvesi’nde yaptığı konuşmada Gül, İngiltere’nin geçen yıl ikinci çeyrekte yüzde 20 küçüldüğünü hatırlatarak net büyümesinin yüzde 2 bile olmadığına dikkat çekti. Gül şöyle konuştu: “Bizim net büyümemiz ikinci çeyrekte yüzde 10’un üzerinde. Türkiye Avrupa’nın en net, en iyi büyüyen ülkesidir. Hiç tartışmasız, açık ara Türkiye’ye yaklaşan yok. İngiltere’nin çok üzerinde. Bunu sürdürmemiz gerekiyor. Paranın bir maliyeti var ucuz para dağıtarak büyürüz ama ciddi enflasyon olur, parayı en optimum düzeyde en gerekli yerlere vermek zorundayız. Finansta selektiflik, teşvifkte selektiflik, finansta selektiflik, faizi düşürmenin iki yolu var. Bütçe açığını sınırlı tutacaksın. Cari açığı minimize edeceksin, Faizi bu iki açıkla mücadele ederek düşürebiliriz. Bu iki açıkla mücadele etmeden faizi düşürürsek sermaye kaybına eden olur.”

Finansal sektörde en büyük payın bankacılık sektöründe olduğunu belirten Gül, reel sektörün de temel finansmanının bankacılık sektörü olduğunu kaydetti. Gül, bankaların krediyi mevduatla finanse ettiklerini dile getirerek mevduat kredi ilişkisinin optimal bir noktada bulunduğunu söyledi. Bankacılık sektörünün reel sektör finansmanında ağırlığının bu kadar çok olmasının doğru olmadığını dile getiren Gül, şöyle devam etti: “Ekonomik bağımsızlık olmazsa olmazımız. Kredi ağırlıklı yapı var ve bunu değiştirmemiz gerekiyor. Borsaya kota olmanın avantajları artırmamız lazım. Halka açık hissedarların haklarını koruma konusunda da daha hassas olmak zorundayız.”

TL’ye güveni artıracak adımlar atmamız gerekiyor

Bankaların aktifler ve pasifler arasındaki vade uyumsuzluğunun finansman ihtiyacını sermaye piyasasına doğru evrilterek çözmek gerektiğini kaydeden Gül, “Mevduatın vadesinin uzatılmasına yönelik tedbirler alındı ama biraz daha geliştirmemiz gerekiyor. Dolarizasyon önemli bir problem, paranın itibarı açısından dolarizasyon seviyesini azaltmamız gerekiyor. TL’ye güveni artıracak adımlar atmamız gerekiyor. Yönetmek için güçlü kapasiteye sahibiz ama dolarizasyon sermaye piyasaslarına ciddi engel olarak karşımız çıkıyor” dedi.

Bütçe açığında yılı yüzde 3,5’in altında kapatmak istiyoruz

Finansal piyasaları son dönemde etkileyen iki konunun öne çıktığını belirten Gül, şunları söyledi: “Kamuda etkinlik ve verimlilik kapsamı içinde yapmamız gereken şeyler dengeyi muhafaza etmek. Bakanlığımız açısından bu önemli sorumluluk. Ekonominin dengesi popülizme kurban edilemeyecek kadar önemli, hem gelir hem gider açısından dengeyi sağlamak zorundayız. Bu yılı yüzde 3,5 bütçe açığı hedefinin altında bir rakamda kapatmayı arzuluyoruz. Bütçe anlamında sıkı bir bütçe programı yürütüyoruz. Gelişigüzel harcama yapmama, kurumların harcamalarını optimum seviyede tutma çabamız var.” Gül, Paris İklim Anlaşması’nın ekimde parlamentoda onaylanacağını hatırlatarak uluslararası fonların bu konudaki hassasiyetinin arttığını dile getirdi.

Dijital finansal faaliyetler konusunda da çalışmaların sürdüğünü, Merkez Bankası’nın dijital para yasası konusunda hazırlığı olduğunu söyleyen Gül, ancak dijital para ile kripto para ayrımının yapılmak zorunda olunduğunu vurguladı. Gül, “Karşılığı olan parayla karşılığı ne olduğu bilinmeyen parayı aynı kefede değerlendirme imkanımız yok” diyerek ancak bu kanunun kripto paranın yarattığı ve yaratacağı tahribatları ortadan kaldıracak şekilde kurgulanacağını ifade etti.

Gül, finansal sistemimizi güçlü tutmak zorunda olunduğunu vurgulayarak “Kredileri selektif yapmamız kaynakları doğru kullanmamız lazım. Minimum faiz vermek hepimizin arzusu. Açıklarımız var belli oranda faize katlanmak zorundayız. Amacımız hiç faiz vermemek oraya gidebilmem için ekonomideki dengeleri muhafaza etmeliyiz” diye konuştu.

 



SPK Başkanı Taşkesenoğlu: Yeşil tahvil ve sukuk rehberleri hazırlanıyor


Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, ana gündemlerinin başında yeşil finansman geldiğini söyleyerek “Küresel ölçekte atılan adımlar, yeşil standartlara uygun bir biçimde çalışmanın ek fayda sağlamaktan ziyade bir zorunluluk haline geleceğini göstermektedir. Bu kapsamda, Ekonomi Reform Paketi’nde Sermaye Piyasası Kurulu’na verilen görev üzerine, yeşil tahvil ve sukuk rehberlerini hazırlıyoruz. Uluslararası kabul görmüş ölçütlerle uyumlu bir biçimde hazırlayacağımız bu rehber ile şirketlerimizin, yeşil iş modellerini finanse edebilecekleri borçlanma aracı ihraç süreçlerini daha da netleştirmiş olacağız” diye konuştu.

Taşkesenlioğlu, sermaye piyasalarımızda gelişmiş ülke piyasalarına yakınsayan bir dönüşümün olduğunu gözlemlendiğini dile getirerek “2021 yılında toplam büyüklüğü 16,2 milyar TL olan 38 adet halka arz gerçekleştirilmiştir. Eylül sonu itibariyle ulaştığımız bu sayı, halka arz tarihimizin yıllık bazda en yüksek seviyesine işaret etmektedir. Son 3 yılda, girişim sermayesi yatırım fonlarının büyüklüğü 1.3 milyar TL’den 7.2 milyar TL’ye çıkarken, girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının portföy büyüklüğü de 1.5 milyar TL’den 5.1 milyar TL’ye yükselmiştir” dedi.

Sermaye piyasaları açısından diğer bir dikkat çekici mesele, kurumsal yatırımcı tabanındaki gelişmeler olduğunu belirten Taşkesenlioğlu, şöyle devam etti: “Son 3 yıl içerisinde menkul kıymet yatırım fonlarının büyüklüğü 44 milyar TL’den 193 milyar TL’ye yükselmiştir. Bu süreç içerisinde serbest fonların payının yüzde 7,7’den yüzde 32,1’e ve tedavüldeki pay adedinin ise 40 milyardan 225 milyara yükseldiği görülmektedir.



SEDDK Başkanı Gürsoy: Yabancı yatırımcı katılım sigortacılığı için geliyor

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Türker Gürsoy, kurum olarak stratejik öncelikleri arasında finansal sigortaların geliştirilmesi geldiğini belirterek “Alacak sigortası, kefalet sigortası, bina tamamlama sigortası gibi sektörümüzün reel kesimin ihtiyaç duyduğu finansal güvenceleri sağlama kapasitesinin hızla arttırılması yönünde çalışıyoruz. Bu yönde attığımız en önemli adım ise Özel Riskler Yönetim Merkezinin kurulması ve Devlet Destekli Alacak Sigortası sisteminin bu merkez çatısı altına alınmasıdır. Diğer finansal sigorta türlerinin geliştirilmesi için gerekli yasal mevzuat değişikliklerini de önümüzdeki dönemde meclis gündemine taşıyor olacağız.”

Gürsoy, katılım sigortacılığı konusunda önemli adımlar attıklarını kaydederek “Halen katılım sigortası sunan şirketlerin yanı sıra yerli ve yabancı gruplardan yeni katılım şirketi kuruluş başvurusu alıyoruz. Hedefimiz katılım sigortacılığı ve emeklilik faaliyetlerinin sektördeki payını yüzde 5 düzeyinden yüzde 10 üzerine taşımanın yanında Türkiye’nin bu alanda başarılı bir model olarak uluslararası merkezi bir konumuna gelmesini sağlamak” diye konuştu.



Borsa İstanbul GM Ergun: 38 şirket halka arzdan 16.3 milyar TL kaynak sağladı  

Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Borsa İstanbul’un dünyanın en likit borsası olduğunu dile getirerek bir yandan halka arzları arttırarak şirketlerine daha fazla kaynak aktarmaya çalıştıklarını diğer yandan yabancı yatırımcılarımızla kurumsal iletişimimizi güçlendirmek istediklerini ve ayrıca sunduğumuz finansal hizmet ve ürünleri arttırdıklarını vurguladı. Ergun, bu yıl, 38 şirketin halka arzından yaklaşık 16.3 milyar TL kaynak sağlandığını kaydederek “Yılsonuna kadar bu rakamların daha da yükselmesini bekliyoruz. Geçen sene ise 8 halka arz ile, 1.1 milyar TL kaynak sağlanmıştı. Halka arzlarda, dünya sıralamasındaki yerimiz, ilk altı aylık verilere göre, 31’den 18. sıraya yükseldi. Eylül sonu itibariyle, bu sıralamadaki yerimizin daha da yukarıda gerçekleşeceğini düşünüyorum” dedi.

Üretim yapan, yatırım yapan, ihracat yapan ve istihdam oluşturan şirketlerim, büyümelerini sermaye piyasaları yoluyla finanse etmeleri için, borsaya davet ettiklerini dile getiren Ergun şöyle konuştu: “Borsa olarak, bu sene iş yapma modelimizi değiştirdik. Sadece, başvurudan sonra başvuruyu değerlendiren bir borsa değiliz artık. Başvurudan önce, karar aşamasında ve hazırlık aşamasında, şirketlerimizin ne sıkıntıları varsa çözen ve destek veren bir Borsayız. Şirketlerimizin yatırımları için ihtiyaç duydukları ‘uzun vadeli ucuz TL’ sadece sermaye piyasalarında ve Borsada mevcut.”