Bu kez de 'hızlı marketçiler’ şikayet konusu

Yerel zincir marketlerin çatı kuruluşu Türkiye Perakendeciler Federasyonu, ‘markette hızlı teslimat pazarı’nın bazı oyuncularından şikayetçi oldu. Hızlı teslimatçıların pazarda haksız rekabete yol açtığını öne süren yerel zincirler, konuyu Rekabet Kurumu’na taşımaya hazırlanıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Perakende piyasası son dönemde oldukça hareketli. Bir yandan Rekabet Kurumu’nun bazı zincir marketlere kestiği cezanın tartışmaları sürerken, diğer yandan artan hammadde maliyetleri nedeniyle dünyadakiyle paralel bir şekilde artan gıda ve gıda dışı ürünlerdeki fiyatlar, vatandaşın cebini yakmaya devam ediyor. Market yöneticileri, yüksek fiyatların hammadde kaynaklı olduğunu söylerken, yeni dönemde ‘kar marjlarında’ sıkıntılı bir süreç yaşanacağının altını çiziyor. Böyle karmaşık bir ortamda, geleneksel perakendenin karşısında, pandemiyle birlikte güçlenen yeni bir rakip daha çıktı: Online market servisi firmaları ya da pazardaki diğer adıyla ‘anında teslimatçılar’. Sokağa çıkmanın kısıtlandığı günlerde ‘acil servis’ gibi tüketiciye koşan bu firmalar, bugünlerde özellikle yerel perakendecilerin hedefi haline gelmiş durumda. Sebebi ise, yerel perakendecilere göre, pazarda haksız rekabet yaratmaları. Konuyla ilgili geçen günlerde bir haber yapmış, ‘E-ticaret firmaları, marketlerin şoför, depo sorumlusu, hatta manav ve kasaplarını bile transfer ediyor’ demiştik. Perakendecinin bu alandaki sıkıntısı, istihdam sorununun da ötesine geçmiş. Gelin, pazarda neler oluyor bakalım…

Düzgün: Haksız rekabet yapılıyor!

Anında teslimatçıların, piyasada kuralsız bir şekilde hareket ettiğinden ve sistemde aksaklıklar olduğundan şikayet eden yerel perakendecilerin çatı kuruluşu konumundaki Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF), konuyu Rekabet Kurumu’na taşımak için harekete geçti. Eleman konusuyla ilgili görüşünü almak için aradığım TPF Başkanı Ömer Düzgün, konuya, “Sadece eleman sorunu değil. E-ticaret başlı başına sanki perakendeden ayrılmış bir sektör haline geliyor. Bu doğru değil” diyerek girdi. Bir an önce perakende yasası gibi e-ticaret yasasının da çıkarılması gerektiğini vurgulayan Düzgün, bunun nedenini şöyle açıkladı: “Şu an bunlar kuralsız bir şekilde hareket ediyorlar. Bazen marketteki fiyatla, bu firmaların fiyatları birbirine uymuyor. Deposu olmayanlar, satışı marketler üzerinden yapıyor. Hem bizim üzerimizden işlem yapıyorlar hem bizim personele saldırı yapıyorlar, ayrıca bizlerden istedikleri iskontoları bir duysanız, bizleri bunlara mecbur hale getiriyorlar. O nedenle bunun da bir kuralı olmalıdır diye düşünüyorum. Örneğin biz akşam kapatıyoruz, onlar kapatmıyorlar. Burada çok mantıklı bir rekabet sistemi ilerlemiyor. Bunun kesinlikle sistematik bir hale gelmesi lazım diye düşünüyorum. Bu anlamda da çalışmalarımız var. Önerilerimiz olacak.” Düzgün, çalışmaları sonucunda Rekabet Kurumu’na gideceklerini açıklayarak, aralık ayı sonuna kadar bunu gerçekleştirmeyi hedeflerini söyledi.

‘Memnun olmasak da hızlı teslimatçılarla çalışıyoruz”

Yerel perakendecilerin şikayet ettiği, zincir marketlerin kendi bünyelerinde yaptıkları online market servisi değil. Market alanındaki bazı hızlı teslimatçılardan şikayet eden zincirler, buradaki kuralların sistemli bir hale getirilmesini istiyor. Konuyla ilgili görüşlerini aldığım bir yerel market sahibi, bu alanda yaşadığı sıkıntıları şöyle sıraladı: “Biz de bu hızlı teslimatçılarla çalışıyoruz. Memnun muyuz? Hayır değiliz ama müşteriye ulaşmak ve müşteri kaybetmemek için, bu firmalarla çalışıyoruz. Ancak ortada yapısal bir sıkıntı var. Örneğin, ben bu hafta x ürünüme kampanya ile yüzde 30 indirim yapıyorum, hızlı teslimatçı bana sormadan kendisi de bir kampanya yapıyor, o da yüzde 30 indirim yapıyor. Benim ürünün fiyatı iyice düşmüş oluyor. Örneğin bebek bezi fiyatı bu şekilde 20 TL’ye iniyor. Hızlı teslimatçıdan bu ürünü alan müşteri, sonraki hafta geliyor, bir bakıyor ki, ürünün fiyatı 65 TL. Bu sefer de bizler sanki o ürünü çok yüksek fiyattan satıyoruz gibi algılanmaya başlıyor. Tüketiciyi yanıltıyorlar bu şekilde.” Bir diğer sorun da hatalı ürünün cezası. Yine aynı market sahibi konuyu şöyle anlatıyor: “Diyelim ki, müşteri hızlı teslimat firması üzerinden yumurta aldı. Yumurta müşteriye gittiğinde kırık çıktı. Hemen fatura bize kesiliyor. Yolda teslimatçı tarafından yapılabilecek hatalar, dikkate alınmıyor. Herhangi bir ürün şikayetinde müşteri bize ulaşamıyor. Bu aracı firmaya ulaşıyor. Biz müşteriye kendimizi anlatamıyoruz maalesef.” Bir başka market yöneticisi de, bu siteler üzerindeki fiyatlarda bir algı oyununun hakim olduğunu, ürünlere düşük gramajlarla, sanki zincir marketlerden daha ucuzmuş havası verildiğini öne sürdü.

TİCARET BAKANLIĞI’NIN DA GÜNDEMİNDE E-TİCARET VAR

Online markette hızlı teslimat, sadece Türkiye değil, yurt dışında da en büyük rekabetin yaşandığı alanlardan biri. Rakamlar konusunda ise, market alışverişlerinin 7 milyar TL’sinin online tarafta yaşandığı belirtiliyor. Bir zincir marketin cirosunun ortalama yüzde 10’unu oluşturan online satışların, giderek artması bekleniyor. Geçtiğimiz günlerde, e-ticaret siteleriyle ilgili çok sayıda şikayet aldıklarını açıklayan Ticaret Bakanı Mehmet Muş, e-ticaretin kurallı olmasının önemli olduğunu vurgulamıştı. Bu alanda yeni oyuncuların girmesine imkan tanıyacak bir ekosistemin oluşmasını istediklerini söyleyen Mehmet Muş, “Online satış alanını takip ediyoruz. Burası çok önemli, çok önemsediğimiz ve yakından izlediğimiz bir alan. Bu alanla alakalı bir çalışma içerisindeyiz. Zincir marketlerle ilgili pek çok eleştiri bu online sitelerle alakalı da yapılıyor. Çok fazla ürün satmalarından komisyon oranlarına kadar pek çok alanda eleştiri var. Bakanlığa ulaşan şikayetler söz konusu. Bunların hepsini değerlendirip bir düzenleme, çalışma yapmak istiyoruz. Eğer Meclis’ten yetkiye ihtiyaç duyarsak Meclis’ten talepte bulunacağız. Meclis de bize bu yetkiyi verirse düzenleme konusunda daha net adımlar atabiliriz” diye konuştu.