19 °C

Çağlayan'dan İİT ülkelerine güç birliği çağrısı

Ekonomi Bakanı Çağlayan, "İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi 57 ülkeye bir çağrıda bulunmak istiyorum; gelin biz ticaretimizi artıralım, güçlerimizi birleştirelim" dedi

Çağlayan'dan İİT ülkelerine güç birliği çağrısı

İSTANBUL - Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Gençlik Kurulu tarafından düzenlenen "4. Uluslararası Genç İşadamları Kongresi"nde yaptığı konuşmada,İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelere ticareti artırarak, güçlerin birleştirilmesi çağrısında bulundu.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerle ticari engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Çağlayan, "İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi 57 ülkeye bir çağrıda bulunmak istiyorum; gelin biz ticaretimizi artıralım, güçlerimizi birleştirelim" dedi.

Çağlayan, kasım ayında yapılan 13,8 milyar dolar ihracatın Cumhuriyet tarihine damgasını vurduğunu belirterek, "Gençlerimiz, cesur olun, alacağınız riskleri de ölçüp tartarak alın. Ortaklıklar kurun. Gelin güçlerimizi birleştirelim" diye konuştu. 

Aile şirketlerinin önemine dikkati çeken Çağlayan, "Maalesef ülkemizde aile şirketlerinin yaşı ortalama 25'tir. Japonya'da 1.200 yaşında aile şirketi var. Bizim de birlikte hareket etmemiz, ortaklıklar yapmamız ve cesur kararlar almamız gereken bir dönemdeyiz" dedi.

AB üyesi olamamamız AB'nin ayıbıdır

Ekonomi Bakanı Çağlayan, AB'nin Türk insanına vize ayıbını uygularken, gerekçe olarak Türkiye'nin AB üyesi olmadığını söylediklerini belirterek, "Türkiye bu kadar çabamıza rağmen Türkiye AB üyesi hala olamamışsa bu bizim değil AB'nin ayıbıdır. Bugün bu ayıbı işleyen, tam üyelik yaptırmayan vize engeliyle karşı karşıya bıraktıran Avrupa yeni Türkiye'nin farkında olmak durumundadır" diye konuştu.

Türkiye'nin AB üyesi olduğu zaman "Avrupa mı, Türkiye mi kazançlı çıkar?" sorusunun boşa çıktığını ifade eden Çağlayan, Türkiye'nin küresel krizde Avrupa'ya bir ekonomi dersi verdiğini kaydetti.

Çağlayan, ekonomik istikrarın, ekonomik reformların, demokratik ve bireysel özgürlükler konusundaki çalışmaların AB istediği için yapılmadığını, Türkiye halkının bunları hak ettiği için yapıldığını anlatarak, "Türkiye'de insanlar etnik kökenlerini saklamak zorunda kalmayacak. Bu ülkede ne Kürt'ün Türk'e, ne Türk'ün Arap'a ne başkasının diğerine üstünlüğü yoktur. Biz ülkemizdeki bu çeşitliliği zenginlik olarak görüyoruz. Her ne olursa olsun yeter ki bu ülkenin birliğinden, beraberinden, bölünmez bütünlüğünden, devletin ve bayrağının tekliğinden yana olsun herkes bizim kardeşimizdir. Bundan 15 yıl önce bu konuları konuşmak suçtu" değerlendirmesinde bulundu.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.