Çelikte Türkiye ile AB arasındaki gerilim tırmanışta

Avrupa Birliği’nin 15 ay önce 26 çelik ürünüyle ilgili ürün ve ülke bazlı olmak üzere başlattığı korunma önlemleri kapsamında Türkiye’ye tek taraflı kota uygulamasıyla başlayan gerilim tırmanıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA

AB’nin Türk çelik ürünlerine karşı aldığı önlemler 2020 yılı ocak-nisan döneminde Türkiye’nin AB’ye çelik ihracatında yüzde 38.2 azalmaya sebep olurken, aynı dönemde ithalatımız yüzde 8.9 artış gösterdi. AB’nin 15 ay önce 26 çelik ürünüyle ilgili ürün ve ülke bazlı olmak üzere başlattığı korunma önlemlerinde, Türkiye’ye yönelik tek taraflı kota uygulaması üzerine başlayan gerilim tırmanmayı sürdürüyor. AB’yi önce DTÖ’ye şikayet eden Türkiye, 25 Mayıs’ta bir başvuru daha yaparak, AB’nin kotaları gözden geçirmemesi halinde buradan yapılacak ithalata yüzde 9-17 arasında ilave gümrük vergisi uygulanacağı bildiriminde bulunuldu.

Gelişmeleri DÜNYA’ya değerlendiren Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, AB’nin Türkiye’ye karşı yaptığı uygulamaların Türk çelik sektörü ve ekonomiye olumsuz etkileri hesaplanarak, bunun dengelenmesi amacıyla DTÖ’ye ek vergi bildiriminde bulunulduğunu söyledi. Bütün bu gelişmeler sürerken, Eurofer tarafından AB’ye bir de telafi edici işlem vergisi için başvuruda bulunulduğunun altını çizen Yayan, “Son kota düzenlemesiyle ‘sözün bittiği yerdeyiz’ diye düşünürken, şimdi sözün daha bitmediğini görüyoruz” diye konuştu.

“Başka sektöre verilen teşviki çelik gibi gösteriyorlar”

Türkiye ile ilgili yapılan son başvuruda, akla ziyan gerekçeler bulunduğunun altını çizen Yayan, “Türkiye’de diğer sektörlere verilen fakat çelik sektörünün tabi olmadığı teşvikleri, çeliğe verilmiş gibi gösteriyorlar. Bunu da dünyanın en büyük çelik üreticisi firmanın yönlendirmesiyle yapıyorlar. Oysa serbest piyasadan nemalanması gereken bir kuruluş, piyasanın serbest olması halinde tüm dünyaya satış yapabilir. Bunlar ise “Biz Türkiye’nin satmasını engelleyelim” diye bir vehim içerisindeler” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin mevcut göstergelerinin bunun böyle devam etmesine daha fazla izin verecek durumda olmadığına vurgu yapan Yayan, “Döviz dengelerinin bu kadar kırılgan olduğu, koronavirüs gibi dünyayı sıkıştıran bir dönemde, üç kuruş marjinal kâr için ithalat ısrarcılarını anlamaktan güçlük çekiyorum” diye konuştu.

AB’ye ihracat azaldı, ithalat arttı

Öte yandan, AB’nin Türk çelik ürünlerine karşı kısıtlama uyguladığı dönemde, Türkiye’nin ihracatı azalırken, ithalatta artış gözlendi. 2020 yılı ocak-nisan döneminde AB’ye yapılan çelik ürünleri ihracatı miktar bazında yüzde 38.2 azalırken, bunun değeri yüzde 33.5’e karşılık gelen 852 milyon dolar azalarak 1 milyar 689 milyon dolara indi. Aynı dönemde ithalat değer bazında yüzde 11.9 azalarak 1 milyar 326 milyon dolara geriledi ancak miktar bazında ithalat yüzde 8.9 artış gösterdi