26 °C

Çimento sektöründe 'yeni normal'in yolları

Çimento sektörünün bugünü ve yarını, Erzurum bölgesi özelinde yeni normal vizyonu ile masaya yatırıldı. TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka, Aşkale Çimento ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik DÜNYA canlı yayında önemli mesajlar verdi.

Türkiye'de genel ekonomik gidişat, çimento sektörü ve Erzurum bölgesi özelinde çözüm bekleyen sorunlar DÜNYA canlı yayınında masaya yatırıldı. MENA Ajans Başkanı Suat Özyaprak'ın moderatörlüğünde Dünya Dijital platformlarında gerçekleştirilen canlı yayına Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka, Aşkale Çimento T.A.Ş. ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik ile gazeteciler Hakan Güldağ ve Vahap Munyar katıldı.

"COVID döneminde çalışmaya devam ettik"

Çimento sektörüne yönelik bilgiler paylaşan Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka, Türkiye'nin 50’den fazla tesisle, yakın coğrafyanın en büyük oyuncusu olduğunu vurguladı. Saka, "Avrupa’da birinci, dünyada altıncı sıradayız. Çimento sektörü son 10 yılda önemli bir büyüme sağladı. 50 milyon tonluk kapasite 100 milyonluk kapasitelere ulaştı" dedi. Küresel gelişmelerle birlikte 2018’den buyana sektörde durulmalar başladığına işaret eden Saka, şöyle devam etti: "Tarihte hiç sektörümüz 2 yıl üst üste küçülmemişti. Tarihte olmayan durağanlığı yaşıyoruz şimdi.  Türkiye’de COVID döneminde ekonomik aktivitelerin durmasını engellemek doğru bir karardı. Sektörümüz de bu dönemde çalışmasına devam etti. "

"İçeriye çok fazla odaklandık, artık dışarıya yatırım yapmalıyız"

Taşıma maliyetleri açısından bakıldığında, çimentonun ihracata uygun bir ürün olmadığını belirten Saka, "Yakın coğrafyalarda kullanılması maliyet açısından uygun. Bugün ihracatta miktar açısından memnunuz, ancak fiyat açısından, maliyetine satış yapıldığı için tatmin edici değil" dedi.

Sorun masaya yatırmak yerine, artık çözüm yollarına odaklanılması gerektiğinin altını çizen Saka, şöyle devam etti: Sektörümüz, artık dışarıda yatırıma odaklanmalı. Çok fazla içeriye odaklanmış bir sektörüz. Globalleşme için uygun koşullar var. Devlet, sektörü bunun için desteklemeli. Globalleşme için hammaddenin bulunduğu yer neresi ise oraya gidilmeli. Sektörün birikimi yüksek. Bu işi her yerde en iyi şekilde yaparız. Çözüm odaklı değerlendirmelere ihtiyaç var. Herkese sorumluluk düşüyor. Çimento camiası olarak bir kent vizyonu üzerinde çalışıyoruz. Yakında açıklarız."

"Bu maliyetlerle bu iş yapılmaz"

Özelleştirmeden aldıkları Aşkale Çimento'nun bölgenin ekonomisine büyük katkı yaptığını anlatan Aşkale Çimento T.A.Ş. ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, özellikle Van’da ciddi faaliyetler gösterdiklerini söyledi. Yücelik, "Amacımız bölgenin kalkınmasına destek vermekti. Doğu Anadolu’nun kalkınması için verdiğimiz çabalara Dünya gazetesi büyük destek verdi ve vermeye devam ediyor. Gece gündüz çalışan gayret eden bir sektörüz. Ülkemize döviz kazandırabilmek için maliyet fiyatına ihracat yapıyoruz" diye konuştu.

Enerji fiyatlarının kendilerini zorladığını vurgulayan Yücelik,  "Başta enerji girdisi olmak üzere, devletin girdi maliyetlerinin karşılanmasına destek vermesini istiyoruz. Enerji çimento sektörünün en büyük ve en ağır maliyet kalemidir. Türkiye’deki sıkıntılardan Erzurum daha fazla rahatsız oluyor.  Türkiye’de şu an dünyanın en büyük barajları yapılıyor. Bunu yapan bizim sektörümüz. Ancak sektörümüz üvey evlat muamelesi görüyor.  Sektörün yüzde 70’i enerji ile gidiyor. Enerji maliyetleri de bizi zorluyor. Dışarı bağlı bu girdilerle işimizi sürdürmek zor. Yazık günah, bu maliyetlerle bu iş yapılmaz" ifadelerine yer verdi.

"Bu parayı da kazanmayın, üretime yönelin"

Çimento sektörünün kayıtdışısı olmayan ve çevreci bir sektör olduğundan bahseden Yücelik, "Türkiye, birlik içinde sorunlarını çözebilir. Güven ortamı sağlanmalı. İnsanlar dövize yatırım yapıp iki-üç ay para kazanmaya çalışıyor. Bu insanlara söylüyorum: Bu parayı da kazanmayın, üretime yönelin. Bölgemizin, Erzurum’un geri kalması bizi üzüyor.Genel manada söylüyorum, el ele vererek yol almalıyız. Kovid döneminde bile üretimimizi sürdürmeye çalıştık.  Bölge olarak daha iyi şeyleri konuşuyor olmamız gerekirdi. Maalesef bölgenin geri kalmasını konuşuyoruz. Bunun elbette ki coğrafi nedenleri var. Önemli merkezlerden uzağız. Osman beyin (Arolat) Anadolu’ya, bölgemize büyük hassasiyeti var. Dünya gazetesi bölgemize, işimize, sorunlarımıza her zaman sahip çıkıyor. Türkiye’nin sorunu, Vahap Munyar’ın söylediği gibi. Güven, güven, güven… Kapasitemizi sadece yurt içinde değil yurt dışında da kullanmalıyız. Dünyanın her tarafına yayılmalıyız" şeklinde konuştu.

"Türkiye’nin yeni bir atlım modeline ihtiyacı var"

Çimento sektörüne yönelik olarak zaman zaman haksız eleştiriler geldiğini söyleyen Gazeteci Hakan Güldağ ise canlı yayında şu mesajları verdi: "Önemli olan ürün değil, ürünün kullanımıdır.  Dünya yeni bir paradigma arayışı içinde. Bu paradigma dünyanın ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel yolunu şekillendirecek. Küreselleşme döneminden bir başka döneme geçiyoruz. Yeni paradigma arayışı, paradigma krizine neden oluyor. Bugün yaşadıklarımızın nedeni de budur. Bunun bütün ekonomilere getirdiği bir türbülans var.  Almanya, Avrupa Birliği’ni Almanya-Fransa ekseni üzerinde yeniden dizayn etmeye çalışıyor. Yeni paradigma arayışlarından biri bu. Yeni arayışlar, sadece teknoloji alanında, dijitalleşme alanında değil. Her alanda bir üst seviyeye geçme yönünde gelişme var. Çimento sektörümüz, dünyanın en önemli aktörlerinden biridir. Türkiye bir üretim ülkesidir. Çimento da bu çerçevede lider olmaya devam edecek. Pandemiden dolayı dünya ekonomisinde daralma var. Ama durmuyor. Türkiye’nin yeni bir atlım modeline, yeni bir hikayeye ihtiyacı var. Ürün bazında da kurgu bazında da… Türkiye’nin çalışabilir yaştaki nüfusu yüksek. Eğitimli orta yaş nüfusun oranı yüksek. Bu bir fırsattır. Bundan yararlanabilmeliyiz."

"En önemli sorun güven kaybı"

Ekonominin genel gidişatını ve yatırımcıların beklentisini özetleyen Gazeteci Vahap Munyar ise şöyle konuştu: AK Parti iktidarı, ilk başta önemli ekonomik başarılara imza attı. Ancak, biraz belki kendilerine özgüvenden dolayı son yıllarda, ciddi sıkıntılar başladı. Faizin baskılanması gibi yanlış politikalar sorunlara neden oldu ve maalesef bu sorunların kaynağı hep dışarıda arandı. Faiz politikasındaki ısrarlı politikaları, COVID ile gelen sıkıntılar izledi. Döviz rezervindeki yetersizlikler de buna eklenince bir türlü toparlayamaz noktaya geldik. Bu dönemde 30 milyar dolarlık turizm gelirinden de oldu. Ciddi döviz kaybı var. Dışarıdan doğrudan kaynak girişi de yok. Piyasalarla inatlaşmaktan vazgeçilmeli.  En önemli sorun güven kaybıdır. Güven sorunu aşılmadan öteki sorunları çözemezsiniz.  Türkiye birçok sektörde globalleşme potansiyeline sahip. Bunun firma bazında çok sayıda örneği var."


Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap