Destek paketlerinin GSYH’ye oranında arka sıralardayız

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Elgin’e göre, verisi bulunan 168 ülke arasında Türkiye mali paket büyüklüğünde en iyimser tanıma göre %4’lük büyüklüğüyle 85.; makrofinansal paket sıralamasında ise %8.8 ile 45. sırada.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Elif KARACA

COVID-19 pandemisi başlayalı bir yıldan uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen, salgının seyri ve etkileri dünyanın büyük bölümünde hala derinden hissediliyor. Pandeminin ekonomi üzerindeki etkilerini azaltma amaçlı destek paketlerine ise zaman zaman yenileri ekleniyor.

Pandeminin başından bu yana dünyada açılan destek paketleri amaçları ve yapıları bakımından temel benzerlikler gösterse de, ülkelerin farklı teşvik önlemleri aldığını vurgulamamız gerekiyor. Bu paketler büyük ölçüde bütçeden finanse edilen kamu harcamalarını içeren mali paket, varlık alımları, kredi garantileri, ucuz krediler gibi önlemleri içeren makro-finansal paket ve para politikasında faiz ve rezerv oranı indirimleri gibi önlemlerden oluşuyor.

Paketlerin toplam büyüklüğü 25 trilyon dolar civarında

Şubat 2020’den beri açıklanan toplam teşvik paket büyüklüklerinin 25 trilyon dolar civarında olduğunu söylemek mümkün. Dünya GSYH’sinin 88 trilyon dolar civarı olduğunu düşünecek olursak bu da yaklaşık Dünya GSYH’sinin yaklaşık yüzde 28’ine denk geliyor. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof, Dr. Ceyhun Elgin’e göre, bu büyüklükte teşvik paketleri, pandemi öncesinde hayal bile edemeyeceğimiz seviyelerde ekonomiye bir kamu müdahalesini gösteriyor. ABD’de ise son açıklanan 1,9 trilyon dolarlık mali paketle birlikte GSYH’nin yüzde 27,1’i seviyesinde mali, yüzde 10,7’si seviyesinde de makro-finansal bir pakete ulaşılmış oldu.

Dünya genelinde açılan teşvik paketlerine yönelik olarak ekibiyle birlikte kapsamlı incelemeleri bulunan ve bu konudaki çalışmaları aralarında Time, Washington Post ve BBC’nin de bulunduğu pek çok basın kuruluşu tarafından yayınlanan Elgin, konuyu DÜNYA’ya değerlendirdi. Elgin, paketin parasal büyüklüğünün GSYH’ye oranı bakımından hangi ülkelerin başı çektiği yönündeki sorumuzu, “GSYH yüzdesi cinsinden yapılan sıralamada mali pakette Japonya (54,9), ABD (7,1), Singapur (27,05), AB üyesi ülkeler (ortalama 18,6) ve Kanada’yı (18,5) en tepede görüyoruz” şeklinde yanıtladı. Makrofinansal paket sıralamasında ise en tepede GSYH’nin yüzde 64,5 büyüklükteki paketiyle İtalya yer alırken, İtalya’yı Almanya (44,75), İngiltere (39,36), Finlandiya (35,45) ve BAE (29,98) takip ediyor.

Türkiye’nin durumu

Elgin’e göre, verisi bulunan 168 ülke arasında Türkiye mali paket büyüklüğünde en iyimser tanıma göre %4’lük büyüklüğüyle 85.; makrofinansal paket sıralamasında ise %8.8 ile 45. sırada. Oysa mali paket büyüklüğünde Brezilya yüzde 12 ile 32., İsrail yüzde 12,46 ile 29., Güney Afrika yüzde 10 ile 43., Arjantin yüzde 6 ile 65., İran bile yüzde 8,85 ile 49. sırada.

“Türkiye’de mali önlemlerin benzer ülkelere göre bu denli düşük kalmış olması, ekonomi politikası yönetiminin aldığı bir karar. Özel bir nedeni var ise bilemiyorum” diyen Elgin ve ekibinin yaptığı araştırmalar mali destek büyüklüğünün özellikle iki değişkenden etkilendiğini ortaya koyuyor. Bunlardan biri kayıt dışı ekonominin büyüklüğü diğer ise demokrasi seviyesi.

“Hakemlik sürecinde olan iki çalışmamızda iki net bulgu öne çıktı. 1) Kayıt dışı ekonomisi (GSYH’ye yüzdesel olarak) daha büyük ülkeler daha kısıtlı mali paketler açıklamış durumdalar, zira bu ülkelerde kamunun mali esnekliği daha sınırlı kalıyor. 2) Demokrasi seviyesi daha yüksek (ki demokrasi her ne kadar ölçülmesi zor bir kavram olsa da siyaset bilimi yazınında çok sayıda ölçüm yöntemi geliştirilmiş durumda) ülkeler daha geniş mali paketler açıklıyorlar. Bunun da temel gerekçesi bu ülkelerde halktan ve ekonomiden ekonomi yönetimine olan bilgi akışı daha şeffaf ve doğru oluyor. Türkiye her iki değişken itibariyle de maalesef dünyanın gerisinde kalıyor, mali paketin sınırlı kalmış olmasının bir gerekçesi de bu olabilir diye düşünüyorum”.

Desteklerin büyümeye etkisi ne oldu?

Birçok ülkede 2020 büyüme istatistikleri açıklandı ve pandemi ile ilgili belirli değişkenleri (vaka sayısının nüfusa oranı gibi) kontrol ettikten sonra bu paketlerin büyüklüğü ile 2020 büyüme oranları arasında pozitif yönlü bir ilişki öne çıkıyor. Yani daha büyük paket açıklayan ülkeler 2020’yi nispeten daha iyi bir büyüme oranı ile kapamış durumdalar. Elgin’in Sheffield Üniversitesi’nden Colin Williams ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden Gamze Öz Yalaman ile yaptıkları çalışmada buna ek olarak yine daha büyük ve geniş teşvik önlemleri alan ülkelerin işgücüne katılım oranlarında 2020’de 2019’a göre daha az bir düşüş yaşandığı, keza kaybedilen çalışma saatindeki düşüşün de daha sınırlı olduğu saptanmış.