Dönüşen dünya ekonomisi Ege'de masaya yatırıldı

‘Dönüşümün İçindeyiz’ temasıyla gerçekleştirilen 4. Ege Ekonomik Forum’un açılış oturumunda “Dünyayı Yeniden Tasarlamak” tartışıldı. Konuşmacılar, Türkiye’nin değişimi iyi okuması ve gerekli adımları atması durumunda bölgesel güç olarak öne çıkacağını dile getirdiler.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

AHMET USMAN-NİHAT DELİBAŞI

Son dönemde dünya ekonomisinde başlayan ve bu yıl pandemi nedeniyle hız kazanan dönüşüm, Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) ve Özgencil Grup tarafından 4’üncüsü düzenlenen Ege Ekonomik Forum’da masaya yatırıldı. DÜNYA gazetesinin canlı yayın sponsoru olarak destek verdiği forum, 4 Aralık’a kadar sürecek. ‘Dönüşümün İçindeyiz’ temasıyla dijital olarak düzenlenen forumda makro ekonomiden sanayiye, enerjiden tarım ve hayvancılığa, turizmden bölge ekonomisine kadar birçok konu alanında uzman isimlerce ele alınacak. Forumun ilk günkü konuşmacıları, dünya ekonomisinde resetleme döneminin başladığını ama süreçte kabul edilebilir bir lider eksikliği yaşandığı görüşünü savundu.

Dünyayı Yeniden Tasarlamak başlıklı açılış oturumunu yöneten Türkiye Ekonomi Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve Forum İstanbul Enstitüsü Onursal Başkanı Yavuz Canevi dünyanın büyük bir dönüşüm içinde olduğunu, jeopolitik gerilimler, sanayileşmenin sonuna yaklaşılması, iklim değişiklikleri, himayeciliğin artması gibi sorunlara bu yıl bir de pandeminin eklendiğini, küresel liderlik boşluğunun da tüm bunlara tüy diktiğini hatırlatarak, 2020’li yılların büyük yeniden toparlanma yılları olarak tarihe geçeceğini anlattı.

"Sıkıntı yaşanacağı açık"

Yeni bir uluslararası düzenin kendi kendini organize ettiğini vurgulayan Singapur Ulusal Üniversitesi Orta Doğu Enstitüsü Başkanı Bilahari Kausikan da, “Kabul edilebilir bir lider gerekiyor. Bu konuda eksiklik var ve bu durum uzun sürecek. ABD’de başkanlığa Joe Biden geldi diye her şey yoluna girmeyecek. Hepimizin kendisini mevcut düzene uydurması lazım. Ekonomik olarak ciddi sıkıntılar yaşayacağımız açık” görüşünü savundu.

Bosphorus Enstitüsü Başkanı Dr. Bahadır Kaleağası ise pandeminin birinci dalgasında insanların aklını kurcalayan ‘ne zaman bitecek, nasıl dersler alınacak, krizi hangi devletler yönetecek’ gibi soruların yanıtlarının alınmadığını ifade etti. Kaleağası, “90 trilyon dolarlık dünya ekonomik gücü pandemi ile önemli ölçüde eriyecek. Dünya ekonomisinde resetleme mümkün müdür bilmiyoruz ama küreselleşmenin nitelik değiştirdiğini göreceğiz. Hastalık bitmeye başladığında dünya nereye gidecek? Güvenlik-özgürlük ikileminde ibre nereye dönecek? Belki ilk aşamada her ülke içine kapanacak, gelir dağılımı eşitsizliği belki en yakıcı sorun olacak. Sınırlar içi denetim, sınırlar arası işbirlikleri gündeme gelecek. Uzun süre çeşitli paradokslar bizi meşgul edecek” diye konuştu.

Piyasa ekonomisinde yaşanan çeşitli kurumsal skandallar ve krizlerin ardından son dönemde dünyada himayecilik, milliyetçilik gibi eğilimlerin arttığı görüşünü dile getiren ‘Capital Failure’ kitabının yazarı Dr. Nicholas Morris, şu anda bir reset dönemine girildiğini söyledi. Ekonomik gelişim ve kalkınmanın tekrar tasarlanması için en iyi dönemin yaşandığını anlatan Morris, ‘Kalkınma sadece özel sektöre güvenilerek yapılmaz. Ekonominin temelini etkin piyasalara dayandırmamız gerekiyor. Son 20 yılda sürekli olarak egoizme dayalı sistemlerin işe yaramaz olduğunu gördük. Devletin görevleri bulunuyor” dedi.

Bölgesel güç olabiliriz

Global Resources Partnership Başkanı Mehmet Öğütçü ise değişen dünyada Türkiye’nin küresel bir yaklaşıma ihtiyacı olduğunu anlatarak, “Her şeyin yerli olması mümkün de gerekli de değil. Türkiye dünya sisteminde ekonomi, ticaret, nüfus olarak yüzde 1’lik bir ülke. Çin-Almanya, Rusya-Suudi Arabistan arasındaki en önemli bölgesel gücüz. Türkiye’nin önünde bir fırsat penceresi var. Bunun için önce evinin içini düzene koyması lazım. Küresel olmasa da orta boy bir bölgesel güç olabiliriz” diye konuştu.

Pandeminin zaten değişen dünyada bu süreci hızlandırdığını dile getiren Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da, “Ülkeler artık geleceklerini sektör ve ürün bazlı planlıyorlar. Dünya ekonomisi Dünya Ticaret Örgütü merkezinden çıkarak ABD, AB ve Çin ekseninde kümelenecek. Biz, Çin ve İtalya arasındaki en büyük üretim üssüyüz. Artık akıl kaslarımızı daha iyi kullanmalıyız. Serbest ticaret anlaşmalarının önemi giderek artıyor. Bu konuda hızlı davranmazsak rekabet gücümüz azalacak. Yeni düzen dijitalleşme üzerine kuruluyor. Eğitim sistemimizi buna göre yeniden planlamalıyız” görüşünü ifade etti.

 GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN YOLU GÜÇLÜ TARIMDAN GEÇİYOR

Forumun “Tarım ve Gıda Sisteminin Yeniden Tasarlanması” başlıklı oturumunun açılışında konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile son 2.5 yılda tarım ve bağlı iş kollarından gözle görülür artışlar yaşandığını, Ege Bölgesi'nin sahip olduğu tarımsal altyapı ile bu büyümede önemli rol oynadığını söyledi. Pakdemirli, 21. yüzyılın stratejik mücadele alanı olarak bakıldığında tarım ve gıdaya artan ihtiyacı dikkate alarak yerli, yeterli, verimli üretimi esas aldıklarını kaydetti.

İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, amaçlarının bu toprakları yeniden en etkin oyuncu haline getirmek olduğunu belirterek, "Bu doğrultuda Tarım 4.0 raporunu hazırladık. Gençleri tarıma kazandırmak için İzmir Tarım Teknoloji Merkezi'ni (İTTM) tasarladık. İTTM'nin Türk tarımının Silikon Vadisi olmasını hedefliyoruz" dedi.

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Genel Müdürü Dr. Nevzat Birişik ise Türkiye'nin tarımda kendine yeterli olduğuna dikkat çekerek, "Tarımda net ihracatçıyız. Ege, tarımsal teknoloji kullanımında ülke ortalamasından 25 yıl ileride. Orta Anadolu'da Doğu ve Güneydoğu'dan 25 yıl ileride. Bizim en büyük sıkıntımız ülkemizin batısı ile doğusu arasında 50 yıllık teknolojik, sosyolojik fark. Yapılması gereken yerel sorunlara yerel çözümler üretmek" diye konuştu.

İzmir Köy Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer ise "Türkiye'de kooperatifleşmede hiçbir sıkıntı olmadığını anlattı. Soyer, "Özellikle İzmir bu konuda öncü. Sıkıntı sahada, uygulamada. Üretim kooperatifi ile pazarlama ayrı destek mekanizmasına sahip olmalı. Köy Koop olarak, sanal mağazamızı yakında faaliyete alıyoruz. Böylece İzmir genelinde 100'ü aşkın kooperatifimizin ürünlerini sanal mağazamızda pazarlama imkanı bulacağız." Pandemi ile talepte yaşanan gitgeller sonrası piyasanın oturmasının zaman alacağını dile getiren Pınar Et Genel Müdürü Tunç Tuncer de tarım ve hayvancılıkta değişim zaman alacağını, bu alandaki faaliyetlerin sürdürülebilir hale getirilmesinin gerektiğini söyledi.

 EGE, EKONOMİK KALKINMA HAMLESİNİN LOKOMOTİFİ OLABİLİR

Toplantıda Ege Bölgesi'nin potansiyeli de değerlendirildi. Bölgenin dönüşen dünya ekonomisinde, ülkenin kalkınma hamlesinin sürükleyicisi olabileceği ifade edildi. Ekonomide benzeri olmayan bir durumun herkesi esir aldığını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, "Pandemi ülkemizin sorunlarını derinleştirdi. Çağı doğru okumalıyız. Bu krizleri fırsata çevirme ihtimalini gördük ve bunun peşinden koşmaya başladık. Amacımız İzmir'in potansiyelini açığa çıkarmak. Dirençli kent olmanın iki mucizevi yolu var. Bunlardan biri birlik ve dayanışma, ikincisi yaşama hakkını gözeten bir yönetim. Yerel ekonomik kalkınmayı büyütüp eşit paylaşarak global krizlere daha dayanıklı olmak durumundayız.

İzmir'i, tüm sektörlerde değişimin kenarında değil ortasında, zararını gören değil fırsatını değerlendiren bir konuma getirmek zorundayız. Dünya köklü bir dönüşüm sürecinde. İzmir'i bu sürecin öne çıkan bir parçası haline getirmek istiyoruz" dedi. EGEV'in 1992'de kurulduğunu ve bölgesel kalkınma konusunda Türkiye'ye öncü olduğunu söyleyen EGEV Başkanı Mehmet Ali Susam, "Ege kalkınmada öncü güç olmaya çalışıyor. Dünyanın koşullarının farkındayız, değişimi gözlüyoruz, yapılması gerekenleri takip ediyoruz. Hem bölgemiz, hem ülkemiz zorlukları aşacak güce sahip. 4 yıldır düzenlediğimiz forumumuzla bunu ortaya koymaya çalışıyoruz. Ege, genç nüfusu, bilgi ve teknoloji merkezleri, 10 ilde 56 OSB'si, 92 küçük sanayi sitesi, tarıma dayalı OSB'leri, 3 serbest bölgesi, yenilenebilir enerji potansiyeli ve turizmiyle Türkiye'nin ekonomik kalkınma hamlesinin lokomotifi olabilecek güçte ve karakterde" diye konuştu.