"Enflasyon ve kur farkına tedbir zorunlu hale geldi"

TL'nin yılbaşından bu yana döviz karşısında yaşadığı değer kaybı, firmaların mali yapısında ciddi tahribata yol açarken, kur farkı giderleri önemli ölçüde yükseldi. Gelir İdaresi E. Strateji Geliştirme Daire Başkanı Nazmi Karyağdı, enflasyon ve kur farkı tedbirlerinin zorunlu hale geldiğini bildirirken, kur farkını KDV'ye tutan düzenlemenin yürürlükten kaldırılması gerektiğini belirtti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Hüseyin GÖKÇE

Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin de etkisiyle yılbaşından bu yana Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden yapılan hesaplamalara göre dolar-TL karşısında yüzde 64, Euro ise yüzde 50 civarında değer kazandı. Bu durum, borçlu işletmelerin yüksek tutarda kur farkı gideri ödemesine yol açarken, kârlılıklarında da erimeye yol açtı. Yanı sıra 2019 yılında KDV Kanunu’na yapılan ekleme ile kur farklarının da KDV’ye tabi hale gelmesi işletmelerin kur kaynaklı yüklerini bir kademe daha artırdı.

Kur farkı 35 yıl sonra KDV’ye tabi tutuldu

Türkiye’nin 1985 yılında çıkarılan kanunla tanıştığı KDV, o tarihten bu yana işletmelerin kur farkları için uygulanmadı. Yani kur farkları işletmelerin matrahlarına eklenmedi. Ancak 2019 yılında yapılan ek düzenlemeyle kur farkları KDV’ye tabi hale getirildi. Gelişmeleri DÜNYA için analiz eden Gelir İdaresi E. Strateji Geliştirme Daire Başkanı ve Yeni Ekonomi AŞ kurucularından Nazmi Karyağdı, 1985 yılından bu yana kur farklarına tahakkuk ettirilen KDV’nin yargı tarafından hep iptal edildiğini bildirdi. Bunun üzerine Maliye’nin KDV uygulama tebliğine ekleme yaparak satıcı lehine oluşan kur farkını KDV kapsamına aldığını hatırlatan Karyağdı, bu hükmün de Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından hukuka aykırı bulunduğunu aktardı.

Yasa ile uyumlu olmayan ve hukuka aykırı olan tebliğ hükümlerinin Maliye tarafından bu kez kanuna eklendiğini söyleyen Karyağdı, “Vergi gibi oldukça teknik bir konuyu, TBMM’de çok ayrıntılı bir şekilde ele alıp karar verebilmek için yeterli zaman ve kapasite yoktur. Hal böyle olunca da, Maliye tarafından hazırlanan yasa teklifl erinde, yargının iptal ettiği düzenlemelere yer verilerek TBMM’ce onaylanması sağlanabiliyor” diye konuştu.

Karyağdı, paranın değer kaybettiği dönemde vergi mükellefl erine ek yük getiren kur farkının KDV’ye tabi olmasını öngören düzenlemenin yürürlükten kaldırılması gerektiğini bildirdi.

“Finansman gider kısıtlaması devre dışı bırakılmalı”

Finansman giderlerinin (faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı vb.) bir kısmının indirilecek gider olarak kabul edilmemesine ilişkin uygulama 4 Şubat 2021 tarihi ile devreye alınmıştı. Bu düzenleme uyarınca, mükellefl erin kullandıkları yabancı kaynaklardan öz kaynağı aşan kısma isabet eden finansman giderlerinin yüzde 10’unu 2021/2. geçici vergi döneminden itibaren matraha eklediğini söyleyen Karyağdı, dış kaynak ihtiyacının arttığı bir dönemde bu yükün de işletmeleri zorladığını aktardı. Karyağdı, finansman gideri uygulamasının devre dışı bırakılması gerektiğinin altını çizdi.