Faiz aynı kaldı, 'sıkı duruş' metne girdi

Merkez Bankası, politika faizini yüzde 19'da bıraktı. PPK metninde enflasyon riskine vurgu artarken, 'sıkı duruş' ve 'kararlıkla' ifadeleri yeniden metne girdi. Karar sonrası, dolar/TL ilk tepki olarak 8,60'a kadar çekilse de dakikalar sonra kur yeniden 8,65'in hemen altında dengelendi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), kritik haziran toplantısı sonrasında beklenildiği gibi politika faizini yüzde 19’da sabit bıraktı. Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) sürpriz ‘şahin’ çıkışı sonrasında gözlerin çevrildiği PPK toplantısında mayıs toplantısından farklı olarak mevcut duruş ‘sıkı’ olarak tanımlandı ve bu sıkı duruşun kararlılıkla sürdürüleceğine vurgu yapıldı. Önceki aylardaki metinlerde ‘mevcut duruş’ nedir tartışmaları yaşanmıştı.

Beklentiler dahilinde bir PPK toplantısı geride kalsa da metinde para politikasına yönelik tanımın yapılması piyasa tarafından olumlu karşılandı. Karar öncesi 8.64 lira seviyelerinde olan dolar/TL 8.60 seviyesine kadar geriledi. İlk tepki sonrası kur yeniden 8.64 seviyelerine yükseldi.

Her ne kadar ‘sıkı’ ve ‘kararlılıkla’ ifadeleri eklense de uzmanlar Merkez Bankası’nın Nisan Enflasyon Raporu patikasına vurgu yapmasını enflasyonda yukarı yönlü riskler olduğunu düşünmediği ve sonbaharda faiz indirimi sürecini başlatabileceğini belirtti. Fed’in de tam o dönemlerde tahvil alımlarını azaltmaya başlaması riskinin bulunması TL varlıklarını oldukça karışık bir dönemin beklediğini gösteriyor. 

Enflasyon vugusu güçlendi

Karar metninde en önemli değişiklik enflasyon vurgularının artması ve yeni sıkılaşmayı pekiştiren ifadelerin eklenmesi oldu. PPK metninde mayıs toplantısı metninden farklı olarak “Enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler dikkate alınarak, Nisan Enflasyon Raporu tahmin patikasındaki belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Bu doğrultuda Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir” cümlesine ‘sıkı’ ve ‘kararlılıkla’ kelimeleri eklendi. 

Aşılamadaki hızlanmaya dikkat çeken ve bunun küresel ekonomideki toparlanma sürecini desteklediğine vurgu yapan Merkez Bankası, “Bununla beraber, emtia fiyatlarındaki artış eğilimi, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Yükselen küresel enflasyon ve enflasyon beklentilerinin uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri önemini korumaktadır” dedi. Ve yine metne üretici fiyatlarındaki yükselişin eklenmiş olması dikkat çekti. 

Cari açıkta başlayan iyileşme hızlanacak

Yurtiçinde iktisadi talebin güçlü seyrettiğini aşılamanın hızlanmasıyla turizm ve hizmetler sektöründe yaşanan canlanmanın iktisadi faaliyetin daha dengeli sürdürülmesine olanak tanıdığını belirten Merkez Bankası, “Emtia fiyatlarındaki yükselişe karşın, ihracattaki güçlü artış eğilimi, kredilerdeki yavaşlama, altın ithalatındaki belirgin gerileme ve aşılamadaki kuvvetli ivmenin turizm faaliyetlerini canlandırmasının cari işlemler dengesinde başlayan iyileşmeyi hızlandırması beklenmektedir” dedi. 

İthalat fiyatları kaynaklı maliyet unsurlarının yanı sıra, talep koşulları, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyelerin fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturmaya devam ettiğini kaydedilen PPK metninde “TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar politika faizi, güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde, enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edilecektir” denildi.  

Kendimizi küresel piyasaların insafına bıraktık

Dünya Gazetesi Yazarı ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Hakan Kara: Bugünkü PPK metninde yer alan temel değişiklik turizm gelirleri ve cari dengeye dair daha iyimser bir söylem içermesiydi. Önümüzdeki dönemde cari dengede beklenenden daha hızlı bir iyileşme görebileceğimiz değerlendirmesine ben de katılıyorum. Fakat bunun TL’yi koruma anlamında ne kadar yeterli olabileceği konusunda kuşkularım var. Para politikası tarafında ise faiz indiriminin son çeyrekte başlayacağı mesajı netleştirildi. Merkez bankası indirim sinyalini tamamen kaldırıp bunun yerine gerekirse artırabileceği mesajını vermeliydi. Şu anda para politikası enflasyonu arzu edilen patikaya getirmek için yeterince sıkı değil. Önümüzdeki aylarda yeni veriler geldikçe bunu daha net göreceğiz. ABD merkez bankasının iletişimindeki değişimle beraber yeni bir döneme giriyoruz. Bu dönemde merkez bankalarının enflasyon riskleri karşısında daha proaktif olması gerekiyor. Nitekim Brezilya ve Rusya hemen adım attı. Biz yine geriden gidiyoruz. Bu yaklaşım sürerse her küresel oynaklıkta heyecan yaşamaya devam edeceğiz. Özetle, bir kez daha kendimizi küresel piyasaların insafına bırakmış olduk.

Aslanoğlu: Ağustos toplantısında yeniden tartışma başlayacak

Dünya Gazetesi Yazarı ve Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu: Genel olarak nötr gördüm. Bir önceki toplantıya göre değişim yok. Küresel enflasyon dinamikleri vurgusu artmış görünüyor. Nisan Enflasyon Raporu tahmin patikasını vurgulaması, yıl sonu enflasyon öngörüsünü koruduğunu gösteriyor. O patika sonbaharda belirgin düşüşe işaret ediyordu. Merkez Bankası’nın verdiği sinyal sonbahar ayları enflasyonda düşüş için, ağustostan sonra bir ihtimal aşağı gidebilir diyordu. Ama bence temmuz değil ama ağustos toplantısıyla birlikte yine Merkez Bankası’nın ne yapacağı tartışılacak. Türkiye’de dünyada da olduğu gibi ÜFE-TÜFE farkı ve buna neden olan kur ile emtia fiyatları yükselişi devam ediyor. Manşet enflasyon tırmanışını sürdürebilir, Bu açıdan Merkez Bankası’nın faiz artırma ihtiyacı doğabilir. Ama metinde bu vurgu yok. Enflasyonun o patikanın dışına çıkmayacağını vurgulayarak faiz artırmayacağını söylüyor. Patika düşüş öngörüyor ve bu vurguyla da Merkez Bankası enflasyonun artması ihtimalini çok fazla dikkate almıyor görünüyor. Hem bizim enflasyonu artıracak dinamikler var hem ben Fed’in temmuz toplantısında tahvil alımı azaltma kararı vereceğini ve eylülde başlayacağını düşünüyorum. Tam bizim indirim için hazırlık yaptığımız dönem piyasaların hareketli olacağı dönem olacak. Riskleri görmesi iyi olurdu bunun olmadığını düşünüyorum. Sonbahar aylarında faiz indirimi ihtimali var.”

Murat: Ağustos toplantısında yeniden tartışma başlayacak

Dünya Yazarı ve TOBB-ETÜ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat: Merkez Bankası’nın özellikle önceki günkü Fed toplantısından sonra fazla bir manevra alanı yoktu. Faiz indirimi sinyali verme gibi manevra alanı zaten yok. Dolar Fed’in ardından küresel anlamda güçlendi, Amerikan faizleri yükseldi. Merkez Bankası’nın da sıkı duruşa vurgu yapması gerekiyordu yapması gerekeni yaptı. Piyasada faiz artırımı yapması gerektiğini söyleyenler var ama bence bırakın faiz artırımını önümüzdeki aylarda sadece faizi bu seviyede kalacağı sinyalinin bile verilmesi sıkılaştırma yerine geçer. Önümüzdeki bir iki ay zaten enflasyon yüksek seyredecek gibi görünüyor. Bu sene piyasanın enflasyon beklentisi yüzde 15’lere yakın. Biz bu enflasyonun belini bu yıl kıramayız. Bu iş 2022’ye kaldı şu an önümüzde Fed riski de ortaya çıkmışken net bir şekilde sıkı duruşun devam etmesi gerekiyor.

Belli: Son aylara kadar faiz indirimi beklemiyorum

Dünya Gazetesi Yazarı Tuğrul Belli: Önceki akşamki Fed kararları ve açıklamalarından sonra Merkez Bankası'ndan bir faiz hamlesi beklenmiyordu. Öyle de oldu. Fed'in daha şahin kalması ve 2023'le ilgili pozisyonunu bir miktar netleştirmesi sonrası Merkez Bankası’nın faiz hamlesi tamamen gündemden düşmüştü. Türkiye ile birlikte küresel çapta enflasyon artarken, üzerindeki yüksek baskıyla TL en çok değer kaybeden para birimleri arasında yer alırken bir faiz indirimi beklenemezdi. Fed'in dünkü açıklamaları Merkez Bankası'nın toplantı metninde birkaç değişikliğe sebep olmuş olabilir. Türkiye ekonomisindeki gidişata ve Enflasyon Raporu'nda da belirtilen patikaya bakıldığında yılın son aylarına kadar bir faiz indirimi beklemiyorum. Haziran ayında enflasyon yine beklentilerin altında kalsa dahi 1-2 aylık enflasyon ile mevcut tabloda bir faiz aksiyonunun doğru olmayacağı görüşündeyim.

Gödek: ‘Sıkı duruş’ ifadesini Fed kaynaklı risklere bağlıyoruz

Dünya Yazarı ve Deniz Yatırım Araştırma Bölüm Müdürü Orkun Gödek: Ekonomiye dair yapılan  değerlendirmelerde yeniden açılış, aşılama süreci, enflasyona dair riskler ve cari dengedeki  iyileşme başlıkları öne çıktı. Bir önceki ay politika metninde kendisine yer bulmayan ‘sıkı’ ifadesi ise yeniden giriş yaptı. Politika faizinin yüzde 19’da sabit tutulmasını doğru bir karar olarak görüyoruz. Değerlendirmemiz, yılın son çeyreğinden önce, baz etkileri kaynaklı enflasyon düşüşü görülene dek politika faizinin mevcut hali ile devam etmesinin ve hatta iletişimin güçlendirilmesi ile artan küresel risklere karşı tampon oluşturmaya devam edeceği şeklinde oluşmakta. Politika metnine yeniden giriş yapan ve mevcut TCMB politikasını ‘sıkı duruş’ şeklinde tanımlayan ifadeyi ise artan Fed kaynaklı risklere bağlıyor, sinyal etkisi açısından sınırlı-olumlu okuyoruz.

Etiketler