15 °C

Faizle ilgili sıkıntıyı aşmamız lazım

Reel ekonomide toparlanmaya dikkat çeken Ağaoğlu ve Güldağ, swap piyasasındaki sıkıntılarla su üstüne çıkan ve kurların hızlı yükselişi ile devam eden gelişmelerin reel sektörü nasıl etkileyebileceğini tartıştı. İkili, Kurban Bayramı öncesi ve sonrasındaki gelişmeleri değerlendirdi.

Faizle ilgili sıkıntıyı aşmamız lazım

Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, bu hafta Şans Sohbetleri’nde Kurban Bayramı öncesi ve sonrasındaki gelişmeleri değerlendirdi. Reel ekonomide toparlanmaya dikkat çeken Ağaoğlu ve Güldağ, swap piyasasındaki sıkıntılarla su üstüne çıkan ve kurların hızlı yükselişi ile devam eden gelişmelerin reel sektörü nasıl etkileyebileceğini tartıştı. Enflasyonda yılsonu beklentilerini, kurdaki atakla birlikte ele alan ikili, Merkez Bankası'nın fonlamayı pahalılaştırmasının ardından, faiz tarafında farklı bir politikanın gelmesini bekliyor.

Ağaoğlu: Son konuşmamızdan bu yana fiyatlamalar daha uç noktalara doğru gidiyor. Mesela dolar-euro paritesi 1.19’a çıktı. ‘1.15’e gelirse 1.19’lara gider’ diye tahminde bulunmuştum. Ama bu kadar hızlı beklemiyordum.Merkez Bankası rezervlerinin azalışından konuşuyorduk. Eksilme devam ediyor. Geçenlerde bir sohbette biri ilginç birşey söyledi: 'Demirel’in 70 cente muhtacız' sözü meşhurdur, şimdi 70 centi arar durumdayız teknik olarak... 70 centte rezervler sıfır demektir. Net rezervlerin eksi durumu ise cepten de yemişsin anlamına geliyor.

Güldağ: Merkez Bankası, ‘izlediğimiz politikada sorun yok’ diyor. Temmuz enflasyonunun hazirana göre yıllık bazda yaklaşık bir puan gerilemesine işaret ederek...

Ağaoğlu: Evet, TÜFE temmuzda 0.58 artarak beklentilerin altında geldi. Ama unutmayalım baz etkisiyle düştük...

Güldağ: Doğru, geçen yılın temmuzunda TÜFE artışı yüzde 1.36 olmuştu.

Ağaoğlu: Düşüş, bir süre daha devam eder ama yılsonu piyasa beklentisi yukarıda...

Güldağ: Enflasyonda bugünün altında yılı kapatmak zor gibi görünüyor. Merkez Bankası da 7.40 olan 2020 enflasyon tahminini geçen hafta yüzde 8.90'a çıkardı. Ancak o da uzun süre geçerli olacak gibi değil. Alaattin Aktaş hesaplamıştı geçen gün. İlk 7 ayda TÜFE artışı yüzde 6.37 oldu. 8.90 diye bakınca demek ki yıl sonuna kadar 5 ayda sadece 2.38'lik bir artışa imkan var. Mümkün mü? Çok zor. Kura bakmak lazım. Son konuşmamızda 'her şey kura bağlı' demiştik ya... Kur artışı hızlandı. Bu durumda bugünkü yüzde 11-12 düzeyi bile yılsonu için tehlikede diye düşünüyorum. Tabii, radikal bir hareket gelmezse. Faiz cephesinde mesela... Goldman Sachs da son raporunda yıl sonunda faizlerin yükseleceğine işaret ediyor. Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 10 olarak öngörüyor.

Ağaoğlu: Yalnız yükseltecek ise yine şok ve radikal bir faiz artışıyla gelecek gibi görünüyor. O zaman da o bahsettiğin seviyeler çok gerilerde kalabilir. Londra swap piyasası yine dağıldı. Evet, 'dolara dokunanın eli yanar' felsefesiyle bu kesimi cezalandırıyor olabiliriz ama sonuçta Türkiye ile Londra arasında swap köprüsünü yıktık. Kalıntılarını da ortadan mı kaldırıyoruz denir bu duruma bilmiyorum. Olumsuz sonuçları bizi bekliyor. Artık yabancı bankaların birçoğu TL kotasyonu vermeyecekler. TL’nin pratik konvertibilitesi de kalmayacak.

Güldağ: Bu iş hayatını da ciddi şekilde etkiler. Yalnız dün BDDK'nın swap piyasasına ilişkin kararları burayı biraz onarmaya yönelik geldi bana. Şartlara bağlı muafiyet tanıyor. Türkçesi ile, 'Siz gelin spekülasyon yapmayın, ben de size TL imkanı sağlayayım' diyor. Ama gerçekten de bütün bu hay huy içerisinde tam toparlanıyoruz derken reel kesimin etkilenmesi gündemde...

Ağaoğlu: Evet etkileyecek. Swap piyasasının yarattığı endişeler dönüp Türkiye'nin kredi riskini vurabilir. Bu da akreditasyon tarafında reel ekonomiyi doğrudan etkileleyen kanalları takınma ihtimali var. Eğer böyle birşey olursa iş mecburen nakite döner. O zaman da elimizdeki rezervler eksi olduğunda işimiz daha da zorlaşır. Bunun yarattığı bir Türkiye riskinin artışı söz konusu. CDS tekrar 600’lerin üzerine çıktı. CDS’i hafife almanın anlamı yok. Türkiye’nin özellikle negatif rezervlerinin olduğu bir ortamda yurtdışından fon ihtiyacı olduğu durumdayız. Biz 1980’den bu yana biz yurtdışından fon ithal ederek, büyüyen bir ekonomiyiz. Böyle bir Türkiye riskinin artmasına sebep olan bir hareket bu swap.

Güldağ: 'Dolarda yeni bir zirve göreceğiz gibi duruyor' diyordun, öyle de oldu, 7.30'u geçip rekoru kırdı. TL karşısında tarihinin en yüksek seviyesinde. Merkez'den radikal bir hamle bekler misin?

Ağaoğlu: Merkez'in açıklamasına bakınca bundan sonra verdiği borcun faizni üst banda yaklaştırmasını bekleriz. O da 9.75 seviyesini işaret ediyor. Fonlamayı pahalılaştıracak. Yeni zirveyi gördük dediğin gibi ancak yönü değiştirecek bir radikal adım gelmedi şimdilik. Ama şunu söyleyeyim; biz kuru yöneterek algıyı yönetmeye çalışıyoruz. Lakin finansın temeli faizdir. Kuru da belirleyen faizdir.

Endekse dolar bazında bakın!

Güldağ: Borsa tarafını da konuşmamız lazım. Temmuz ayında gelişmekte olan piyasalara baktığımızda bizimki daha fazla kaybettirmiş. 3 aydan beri negatif faizde olmamıza rağmen, paranın gidecek fazla adres bulamamasına rağmen, borsada da bir yorgunluk var sanki...

Ağaoğlu: Swap hareketi ve son kur hareketi borsayı da yordu.

Güldağ: Borsada yabancılar artık kalanı da çıkartmak istiyorlar deniliyor...

Ağaoğlu: Burada bir yanlış var. Önceki günkü satışda da söylendi. Yabancılardan geldi satış. Sonra bunlar gidip döviz alıyorlar. Döviz de yükseliyor. Bu yaklaşım hatalı. Çünkü birincisi yabancılar piyasa düşerken mal satmazlar genellikle. İkincisi, hisse senedini satmış olan birisi prosedür gereği yarın parasını alacak. Hemen dolar alması çok kolay değil. Genel kanının aksine yabancılar borsa çıkarken mal satarlar.

Güldağ: Amerika'dan Hindistan'a herkesin virüs nedeniyle sorunlar yaşadığını göz önüne alırsak, tam da iyi kurgulanmış bir ekonomi paketi borsaya destek vermez mi?

Ağaoğlu: Burada bilinçli olacaksa, benim önerim bunun bir derli toplu paketle gelinmesi lazım. Faizle ilgili olan sıkıntımızı aşmamız, faizi tekleştirmemiz, Londra ile olan kavgamızı bitirmemiz gerekiyor. Bunlar olmadığı takdirde tercih etmekten, zorunlu olanı yapmaya geçeriz. Onu da kontrol etmek zordur. İçerideki endişe farklı talepler doğurabilir. Kamu da farklı reaksiyon almak zorunda kalabilir. Ekonominin 20 yılda alıştığımız çalışma sisteminden başka noktaya evrilebiliriz.

Güldağ: Güven endekslerinden siparişlere ekonomide V'yi çizdik. İmalat da iyi toparlandı. Bu çerçevede borsayı nasıl görüyorsun?

Ağaoğlu: Dolar artarken hisse senetlerinin artıyor olması beni çok şaşırtmaz. Dolar bazında ucuzladı diye insanlar hisse senedi alabilirler. Onun için endekse dolar bazında göz atmakta yarar var. Ben şu anda endeksi pek 1.55 dolar altında beklemem.

Gümüşteki gibi yükseliş hep bir dengelenme getirir

Güldağ: Altında önemli bir gelişme de var. Altın 2 bin doları aştı. Ne görüyorsun?

Ağaoğlu: Ons fiyatı 1970 dolarlara gelir diyordum. Geçti üstelik hızlı da geçti. Esas gümüş müthiş gitti. Gümüşün onsu 26 dolar oldu, yüzde 100'den fazla arttı. Altın gümüş paritesi dediğim, sonuçta ons fiyatlarının birbirine bölünmesinden ortaya çıkan oran 130'lara gitmişti, şimdi 76'lara geldi. Bu müthiş gümüş değerlenmesi demek. Buradan itibaren beraber hareket ederlerse, 27 dolar seviyeleri önemli bir eşik. Aşarsa gümüş daha hızlı değerlenecek. Ama bir düzeltme olması lazım. Bir anda yukarı çıktılar ikisi de. Şimdi bu sürdürülebilir bir şey değildir. Yatırımcılar 26 dolardan 50 dolara çıkacak diye bakıyor, gidecek yol var diyor. Ama bu gümüş 3 ay önce 13 dolardı. Şimdi 26'dan 50'ye gelmesi yüzde 100 değer kazanması demek. 13 dolardan alanlar karını bir yerde realize eder. Bu denli yükselişler hep bir dengelenme getirir. Fiyatlar ortalamaya yaklaşmaya meyillidir. Fiyat yukarıda kalarak yatay gitse de ortalama yükselse bile o ortalamaya yaklaşır. Şu andaki hareket çok hızlı olduğu için o ortalamaya gelmesi beni şaşırtmaz. Gümüşte bekliyorum. Altında henüz daha o düzeltme için biraz daha yer var. Altının ons fiyatı 2180-2200 dolarlara kadar gidebiliyor. Ama 2125 dolar bölgesi artık karı cepe koyma seviyelerine yaklaşır.

Euro ile ihracat yapanlar üçte birini hedge etsinler

Güldağ:
Euro daha da yukarıya gider mi?

Ağaoğlu: Böyle bir ihtimal var. Euro-Dolar paritesinde 1.1805 idi eşik şu anda bunun 1.2250 bandına gitme ihtimali var. Ancak buradaya da hızlı geldiğimizi unutmayalım. Bence 1.25'e ikinci rauntta gider.

Güldağ: Avrupa'ya ihracat yapanlara önerin?

Ağaoğlu: Bazı euro cinsinden ihracat yapan şirketlere bir miktarını hedge etmelerini söylerim. En az 3'te birini hedge etsinler, 1.18 kârını cebe koymakta fayda var. Öte yandan Euro'nun değer kazanması ihracat için önemli ve değerli. Avrupa'nın açılması da önemli.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap