FAO Başekonomisti Torero: Gıdada tedarik zincirini bozan müdahaleler yararsız

FAO Başekonomisti Maximo Torero vergi indirimi, fiyat ayarlamaları ve ikame ürünlerinin ithalatına dair girişimler gibi gıdada tedarik zincirini bozan arz yönlü kontrol ve müdahalelerin gıda enflasyonuyla mücadelede yararsız olduğunu söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Elif KARACA

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, dünyada enerji fiyatlarının yukarı yönlü bir eğilimde olduğunu ve daha da yükselebileceğini belirterek, enerji yoğun bir sektör olan tarımın yüksek enerji maliyetlerine karşı büyük bir duyarlılık gösterdiğini söyledi. DÜNYA’nın sorularını yanıtlayan Torero petrol ve gaz fiyatlarındaki artışların kaçınılmaz olarak elektrik, mazot, madeni yağ ve gübre fiyatlarının yükselmesine neden olacağını, bunun da gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskıya neden olacağını belirtti.

Türkiye’deki gıda enflasyonu konusunda da görüşlerini paylaşan Torero; vergi indirimi, fiyat ayarlamaları ve ikame ürünlerinin ithalatına dair girişimler gibi gıdada tedarik zincirlerini bozan arz yönlü kontrol ve müdahalelerin fiyat artışlarıyla mücadelede yararsız olduğunu söyledi.

Tüm dünyada artan gıda fiyatları hem kamuoyunda hem de hükümetler içinde endişeye neden oluyor. Küresel gıda fiyatlarının yükselmesinin nedenleri neler?

Küresel gıda fiyatlarındaki artışların nedenlerini sıralarken, talep tarafında yer alan etkenlere arz tarafındaki etkenleri ayırmak gerekiyor. Talep tarafından başlayacak olursak, pek çok ülkede pandemi süresince zayıf toparlanma eğilimleri gördük, ancak aynı zamanda, birçok büyük ekonomide güçlü ekonomik toparlanma da söz konusu. Bu güçlü büyüme, karantina döneminde biriken tasarruflarla bağlantılı olarak talepte önemli bir patlama yarattı. Bastırılmış talebin küresel pazarları vurma kapasitesi ve hızı o kadar güçlüydü ki uluslararası ulaşım sistemi bununla başa çıkamadı. Bu durum nakliye maliyetlerinde yükselişe, gemi ve konteyner sıkıntısına ve temel gıda ürünlerinin (tahıllar, yağlı tohumlar, vb.) en çok taşındığı ulaşım kanallarında önemli maliyet artışlarına neden oldu. Artan ulaştırma maliyetleri de küresel gıda fiyatlarına yansıdı. Konteyner kapasitesindeki mevcut kıtlığın devam edip etmeyeceğini ve ne kadar süreceğini değerlendirmek zor.

Bir diğer neden, 2018 sonlarında etkili olmaya başlayan Afrika domuz ateşine (ASF) neden olan virüs oldu. Salgın başta yem talebinde önemli düşüşe yol açarak küresel tahıl ve soya fasulyesi fiyatlarının düşmesine neden oldu. Bir süre sonra salgını kontrol altına alan Çin’in bu kez ciddi miktarda yem ihtiyacı oluştu ve ardından tahıl, yağlı tohum piyasası üzerindeki yukarı yönlü fiyat baskısı arttı.

Arz tarafındaki etkenlere gelecek olursak, başta hava koşulları olmak üzere küresel arzı sınırlayan bir dizi faktör var. Kuşkusuz, tarım her zaman iklim değişkenlerine maruz kalır, ancak olumsuz hava koşullarının, özellikle mısır ve soya fasulyesi gibi önemli ürünler için, kilit pazarlardaki yüksek ihtiyaçlarla çakışması nadiren olur. ABD'deki mevcut sıcak hava dalgası ve önemli bir mısır tedarikçisi olan Brezilya'da uzun süredir devam eden kuraklık yüksek taleple birleştiğinde fiyatlar yüksek seviyelere ulaştı. Ancak gıda sistemi kısıtlamalarla yaşamayı hızla öğrendi ve bunların arz ve fiyatlar üzerindeki etkisi sınırlı kaldı. Aynı durum ihracat kısıtlamaları için de geçerli, etkileri kapsam olarak sınırlı kaldı. Birçok tarım ürünü için fiyatlar hala yüksek olsa da vadeli işlem piyasaları, yakındaki sözleşmeler için genellikle daha düşük kotasyonlarla ilk rahatlama işaretlerini veriyor. FAO Gıda Fiyatları Endeksi haziran ayı verisi de aylar süren artışların ardından % 2,5 düşüşle aynı duruma işaret ediyor. Pandemi sırasında biriken talebin büyük bölümünün realize olmasıyla gıda maddelerinin büyük bölümünde fiyatlarda dengelenme söz konusu.

Tüm bunlara rağmen, enerji fiyatlarının belirgin bir şekilde arttığını endişeyle izliyoruz. Tarım çok enerji yoğun bir sektör olduğundan, yüksek enerji fiyatları gelecekte yine yüksek gıda fiyatlarının habercisi olabilir. Küresel enerji fiyatlarının gelişimini dikkatle izliyoruz. Mevcut yukarı yönlü eğilimle daha da yükselebilirler. Enerji yoğun bir sektör olan tarım, yükselen enerji maliyetlerine karşı çok duyarlı. Petrol ve gaz fiyatlarındaki artışlar kaçınılmaz olarak elektrik, mazot, madeni yağ ve gübre fiyatlarının yükselmesine neden olacak ve bu da gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskıya neden olacaktır.

Gelişmekte olan ülkeler gıdada fiyat şoklarına karşı daha savunmasız. Türkiye uzun süredir yüksek enflasyonla mücadele ediyor. Tavsiyeleriniz var mı?

Son dönemde genel enflasyondaki artışın itici güçlerinin arasında gıda ve alkolsüz içecek sektörünün de olduğunu görüyorum. Türkiye'de enflasyon 2020'nin sonunda hızlandı, bu nedenle, salgınla doğrudan bir bağlantı kurmak zor. Düşük gelirli tüketiciler kesinlikle gelirlerinin çok daha fazlasını gıdaya harcıyor ve bu nedenle hem Türkiye'de hem de diğer ülkelerde artan gıda fiyatlarından daha fazla etkileniyorlar. Bu gelişmelerden ortaya çıkan genel tablo gerçekten endişe verici.

Türkiye'de enflasyonla nasıl mücadele edileceği konusu, Türkiye'nin para ve maliye otoritelerine aittir. Gıda enflasyonu konusunda sunabileceğimiz tek tavsiye, gıda sistemindeki işleyişe ilişkin olabilir. Vergi indirimi, fiyat ayarlamaları ve ikame ürünlerinin ithalatına dair girişimler gibi, gıdada tedarik zincirlerini bozan arz yönlü kontroller ve müdahalelerin, fiyat artışlarıyla mücadele etmede yararsız olduğunu biliyoruz.

Düşük enflasyonlu gelişmiş ekonomiler bile artık enflasyonist tehditlerle karşı karşıya. Yakın ve orta vadede gıda fiyatlarındaki artışın küresel enflasyon görünümüne etkisi ne olacak?

Yüksek gıda fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkilerini ölçmek zor. Ortalama olarak, gıda sektörü toplam küresel ekonominin yaklaşık % 10'unu oluşturuyor, ancak ülkeler arasında büyük farklılıklar var. Gıda fiyatlarındaki yükselişin ardından, artık sadece gıda ürünleri için değil, kereste gibi diğer emtialar için de fiyatlarda düzeltme görüyoruz. Tedarik zinciri aksaklıkları pandemi sırasında fiyatları etkiledi, ancak bu aksaklıklar genellikle zaman ve kapsam bakımından sınırlıydı. Bildiğimiz kadarıyla, fiyatlar üzerindeki etkilerin kalıcı veya geniş kapsamlı olduğuna dair hiçbir kanıt yok.

Ürün grupları bazında en fazla artış hangilerinde yaşanıyor?

FAO Endeksi’ne göre, en yüksek artışlar yağlar ve tahıllar gibi temel gıdalarda kaydedildi. Ocak 2020'den bu yana yağ fiyatları %45, tahıl fiyatları %29 arttı. Yağları ve tahılları %23'lük artışla şeker fiyatları takip ederken, süt ürünleri ve et fiyatları sırasıyla %15 ve %6'lık daha ılımlı artışlar kaydetti ve ne yazık ki bu artışlar, diğer gelir gruplarına nazaran temel gıdalara daha fazla yer verdikleri için tüm dünyada en çok yoksul kesimi vurdu.

Bölgesel kırılganlıklar için neler söylemek istersiniz? Spesifik olarak bölgelere özel tehditler var mı?

Belirli bölgesel tehditler söz konusu olduğunda, özellikle COVID'nin Sahra altı Afrika üzerindeki etkileri konusunda endişeliyiz. Bölge, pandeminin başlangıcında salgından daha az etkilenmişti, ancak aşı oranları genellikle düşük, enfeksiyon oranları artıyor ve sağlık sistemi artan vaka yüküyle başa çıkmak için yeterli donanıma sahip değil. Aynı zamanda, sosyal güvenlik sistemleri az gelişmiş durumda. Benzer şekilde, Latin Amerika'da yoksulluğun hızla yukarı doğru bir seyir izlediği ülkeler var.